Deniz iğdesi, 190’dan fazla faydalı bileşen içeren güçlü bir şifa kaynağı olarak öne çıkıyor. Antioksidan, vitamin ve mineral zengini bu özel meyve; bağışıklığı güçlendiriyor, kalp ve damar sağlığını koruyor, stresi azaltıyor ve uyku düzenini destekliyor. Cilt yenileyici etkisiyle de bilinen deniz iğdesi, meyvesinden çekirdeğine kadar her parçasıyla değer taşıyor. Uzmanlar, pankreatit, hepatit, kolesistit ve böbrek taşı olan kişilerin tüketmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
(SÖZCÜ)
Sonbahar aylarında olgunlaşan deniz iğdesi, insan sağlığına sunduğu sayısız fayda ile dikkat çekiyor.
İçeriğinde A, C, E, K vitaminleri başta olmak üzere onlarca mineral, amino asit ve yağ asidi bulunuyor. Bilimsel araştırmalar, bu meyvenin 190’dan fazla yararlı bileşen içerdiğini ortaya koydu.
Deniz iğdesinin en dikkat çekici özelliklerinden biri trombosit aktivitesini azaltarak kan pıhtılarının oluşumunu önlemesi.
Bu özelliğiyle kalp krizi ve damar tıkanıklığı gibi hastalıklara karşı doğal bir koruma sağlıyor.
Düzenli tüketildiğinde bağışıklık sistemini destekleyen deniz iğdesi, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı vücudu dirençli hale getiriyor.
Ayrıca kan basıncını dengelemeye, stresi azaltmaya, sinir sistemini rahatlatmaya ve uyku düzenini iyileştirmeye yardımcı oluyor.
Meyvenin yağı, cilt hücrelerini yenileyici özelliğiyle biliniyor.
Yaraların daha hızlı iyileşmesine destek olan deniz iğdesi yağı, aynı zamanda cildin elastikiyetini artırıyor. Göz sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olduğu belirtiliyor.
Deniz iğdesinin yalnızca meyvesi değil, çekirdeği, posası, suyu ve yağı da sağlık açısından önem taşıyor. Bu nedenle alternatif tıpta farklı şekillerde kullanılıyor.
Uzmanlar, her ne kadar faydalarıyla öne çıksa da deniz iğdesinin pankreatit, kolesistit, hepatit ve böbrek taşı rahatsızlığı olan kişiler tarafından tüketilmemesi gerektiğini vurguluyor.