Kan bağışı sonrası kolda görülen morluklar, genellikle iğnenin uygulandığı damardan az miktarda kanın çevre dokulara sızmasıyla oluşur. Bu durum tıbbi olarak “hematom” olarak adlandırılır ve çoğu zaman zararsızdır. Ancak morluğun birkaç gün içinde geçmemesi, şiddetli ağrı ya da şişlikle birlikte görülmesi durumunda bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır.
Uzmanlara göre morlukların oluşumunda birkaç etken rol oynar: yanlış iğne açısı, iğnenin damar duvarını zedelemesi, kan alındıktan sonra kolun erken hareket ettirilmesi veya kan sulandırıcı ilaç kullanımı. Ayrıca ince damar yapısına sahip kişilerde bu risk daha yüksektir.
Morluk oluşumunu önlemenin en etkili yolu, kan verme sonrası bölgeye birkaç dakika boyunca baskı uygulamaktır. Bu basınç, kanın damar dışına sızmasını önler. Kolun kalp hizasından yukarıda tutulması da dolaşımı dengeleyerek morarmayı azaltır. İlk 24 saat boyunca ağır kaldırmamak, sıcak duş almamak ve kolu zorlamamak gerekir.
Eğer morluk oluştuysa ilk gün soğuk kompres uygulamak, damar çevresindeki sızıntıyı ve şişliği azaltır. Ertesi günlerden itibaren ılık kompres yapmak, kan dolaşımını hızlandırarak rengin daha hızlı açılmasına yardımcı olur. Gerektiğinde arnika kremi veya aloe vera jel gibi doğal rahatlatıcılar kullanılabilir.
.
(HABERTÜRK)
Kan bağışı, hem toplum sağlığı hem de birey için faydalı bir süreç. Ancak bazı kişiler, kan verdikten sonra iğnenin yapıldığı bölgede morarma ile karşılaşabiliyor.
Çoğu zaman endişe nedeni olmayan bu durumun ardında aslında basit sebepler yatıyor.
Kan verme sırasında iğne damara girerken veya çıkarken küçük kılcal damarlar zarar görebiliyor.
Bu da az miktarda kanın cilt altına sızmasına ve morluk oluşmasına yol açıyor.
Ayrıca iğnenin yanlış açıyla damara girip dokuda kalması, işlem sonrası kolun hemen kaldırılması ya da fazla hareket ettirilmesi de riski artırıyor.
Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda morluk daha sık görülüyor.
Morluğu önlemenin yolları neler peki?
İşlem sonrası hemşirenin bastırdığı pamuğa birkaç dakika sıkıca baskı yapılmalı.
Kol kalp hizasından yukarıda tutulmalı.
İlk saatlerde ağır kaldırmaktan ve kolu zorlamaktan kaçınılmalı.
Morluk oluştuysa ne yapmalı?
İlk 24 saatte soğuk kompres uygulamak kanın yayılmasını engelleyerek morluğu küçültür.
Sonraki günlerde ılık kompres yapmak dolaşımı hızlandırarak iyileşmeyi kolaylaştırır.
Peki doktora ne zaman gidilmeli?
Morluk genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur.
Ancak morluğun giderek büyümesi, şiddetli ağrıya eşlik etmesi veya şişlik oluşması halinde doktora başvurulması gerekir. Nadiren de olsa damar duvarında daha ciddi hasarlar gelişebiliyor.
Kan bağışı, hem toplum sağlığı hem de bireyler için hayati bir öneme sahiptir. Düzenli olarak yapılan kan bağışları, kaza geçiren, ameliyat olan ya da kan hastalıklarıyla mücadele eden binlerce insanın hayatını kurtarır. Kan, laboratuvarlarda üretilemeyen tek tedavi aracıdır ve tek kaynağı sağlıklı insanlardır.
Bunun yanında kan vermek, bağışçı için de faydalıdır. Düzenli bağış, kan hücrelerinin yenilenmesini sağlar, dolaşımı destekler ve vücudu daha dinç hale getirir.
Ayrıca yapılan tetkikler sayesinde kişi kendi sağlık durumu hakkında da bilgi edinmiş olur.
Toplumda kan bağışının artması, acil durumlarda ihtiyaç duyulan kana hızla ulaşılmasını sağlar ve sağlık sisteminin yükünü hafifletir. Bu nedenle uzmanlar, sağlıklı bireylerin düzenli aralıklarla kan vermelerini tavsiye ediyor.