Van'ın Çaldıran ilçesinde, 1260'lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti Hükümdarı Hülagü Han tarafından inşa edilen yazlık sarayın ve yerleşim alanının kalıntıları üzerinde Türk ve Moğol bilim insanları işbirliğiyle kazı çalışmaları başlayacak. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve Moğolistan Devlet Üniversitesi'nden akademisyenlerin yürüttüğü yüzey araştırmaları, bölgede önemli tarihi buluntulara ulaşılmasını sağladı.
Kazı Çalışmalarına Haziran'da Başlanacak
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Çaldıran Ovası’ndaki Hanköy Mahallesi’nde yapılan çalışmalarda, sadece Moğolistan'da bulunan çatı kiremitleri, seramik parçalar ve sıkıştırılmış topraktan duvar kalıntıları tespit ettiklerini belirtti. 2020’den itibaren başlayan yüzey araştırmalarının ardından elde edilen bulgular, bölgenin Moğolların Anadolu’daki ilk ve tek örneği olan yazlık sarayını içerdiğini ortaya koydu.
Moğol Geleneğinin Anadolu'daki Yansıması
Bu bulgular, Moğol geleneği ve Orta Asya'daki inşa tarzına dair yeni bilgiler sunuyor. Prof. Dr. Doğan, “Anadolu’da bu tarz bir yapı örneği yok. Moğolların kullandığı insan figürlü çatı kiremitleri de bu coğrafyada ilk kez bulundu. Bu nedenle bu keşif, hem Türkiye hem de Moğolistan açısından çok büyük bir anlam taşıyor" dedi.
Zemin Çalışmaları ve Yapı İnşası
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Fiziki Coğrafya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Vardar, kazı alanındaki zeminin bataklık olduğuna dikkat çekerek, Moğolların bu zemini sıkılaştırıp üzerine saray inşa ettiklerini söyledi. Vardar, “Kerpiçleri yerinde ezerek oluşturdukları bir sistemle yapmışlar. Bu sistemin Orta Asya'da kullanıldığına dair örnekler mevcut” diye ekledi.
İki Ülke Arasında Tarihi Bir Bağ
Moğolistan’dan katılan arkeologlar, kazıların hem Türk-Moğol tarihini hem de iki ülke arasındaki arkeolojik ilişkileri derinleştireceğini vurguladı. Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Karakurum'dan alınan teknolojik izlerin burada da belirgin olduğunu belirten Moğol arkeolog Munkhtulga Rinchinkhorol, “Burası, iki ülke arasındaki tarih ve arkeoloji ilişkilerini güçlendirecek ve iki ülke arasında bir kültürel köprü oluşturacak" dedi.
Kazıların Geleceği ve Beklentiler
Kazı çalışmalarıyla, bölgede daha fazla yapının gün yüzüne çıkması bekleniyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Anıl Yılmaz, kazıların ilerleyen yıllarda bu yapıların tüm detaylarını ortaya koyacaklarını ve bölgede bir kültürel alan oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.