Roma’dan İyonya’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan Menderes, arkeolojik mirası ve mavi bayraklı plajlarıyla öne çıkıyor. Menderes hakkında daha önce bunları duymuş muydunuz?
Menderes'in daha önce belki de hiç keşfetmediğiniz gizli rotaları ve lezzetlerini sizler için derledik.
İşte Menderes'e gidip de görmeden ve denemeden gitmemeniz gereken 10 şey...
MENDERES ADI NEREDEN GELİYOR?
Menderes’in eski adı “Cumaovası” olarak biliniyor. 7 Haziran 1988 tarihinde “Cumaovası Havaalanı”nın adının “Adnan Menderes Havalimanı” olarak değiştirilmesinin ardından, ilçe adı da “Menderes” olarak değişti
MENDERES’İN TARİHİ
Menderes ilçe merkezinin geçmişi Roma dönemine kadar uzanıyor. İlk toplu yaşam izlerinin Bizans dönemine ait olduğu belirtiliyor. Bölgede Polis Hora ve Ayena isimli iki büyük yerleşim bulunduğu, bu kentlerin Taşköprü ile birbirine bağlandığı kayıtlarda yer alıyor.
Cüneyt Bey döneminde görev yapan Sinan Fakı isimli kadının, Menderes ile Gölcükler arasında kendi adıyla anılan bir köy kurduğu biliniyor. Ancak köy halkının büyük bir veba salgınında hayatını kaybetmesi nedeniyle yerleşim terk edilmiş ve harap hale gelmiştir. Günümüzde bu köyün kalıntıları hâlâ görülebilmektedir.
Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferine çıkan ordularının bir süre Menderes’te konakladığı ve bölgenin karargah olarak kullanıldığı belirtiliyor. Bu dönemde bölgenin “Cem Ovası” olarak adlandırıldığı kayıtlara geçmiştir.
ÖZDERE’NİN TARİHİ GEÇMİŞİ
Özdere, Hititler döneminde Kasura, İyonlar döneminde Dioshieron, Osmanlı döneminde Kesri ve Cumhuriyet döneminde Kesre adıyla anılmıştır.
Bölgede yerleşim geçmişinin yaklaşık 7 bin yıl öncesine dayandığı ifade edilmektedir.
Yüzey buluntularına göre Myonnesos (Doğanbey), Lebedos (Gümüldür) ve Dioshieron (Özdere) bölgelerinde M.Ö. 2500 yıllarında yerleşimin başladığı tespit edilmiştir. Bölge tarih boyunca İyonya, Lidya ve Pers egemenlikleri altında kalmış, Büyük İskender’in ordularının kontrolüne girmiştir.
KLAROS BİLİCİLİK MERKEZİ
Ahmetbeyli’de yer alan Klaros Bilicilik Merkezi’ndeki kalıntılar M.Ö. 13. yüzyıl sonu ile 12. yüzyıl başına tarihlendirilmektedir. Bölgeye göç eden Akhalar ve Karyalılar Kolophon kentinde yerleşmiştir.
Klaros’un ün kazanması, Manto ile Rhaikos’un oğlu Mopsos döneminde gerçekleşmiştir. Troya Savaşı’ndan sonra kâhin Akhalı Kalkhas’ın Klaros’a geldiği ve Mopsos ile yarıştığı, bu yarışı kaybettikten sonra hayatını kaybettiği aktarılmaktadır.
Klaros’ta ilk bilicinin kadın olduğu, sonraki dönemlerde bilicilerin erkeklerden seçildiği ifade edilmektedir.
APOLLON KLARIOS TAPINAĞI
Apollon’a adanmış Apollo Klarios Tapınağı, Helenistik Dönem’de İyonya’da inşa edilmiş tek Dor düzenindeki tapınak olma özelliği taşıyor. Tapınağın M.Ö. 4. yüzyıl sonu veya Helenistik Dönem başında yapıldığı tahmin ediliyor.
Tapınağın güneyinde Artemis’e ait küçük bir tapınak, kuzeyinde ise iyi korunmuş bir güneş saati yer alıyor.
Klaros’u diğer kutsal alanlardan ayıran özelliklerden biri de tapınak basamaklarında yer alan yazıtlardır. Bu yazıtlardan biri şu şekildedir:
“Öğretilmemiş, annesiz, yok edilemez, ismi olmayan, birçok ismi olan, evi ateş içinde, bu tanrıdır. Biz melekler tanrının yalnızca küçük bir parçasıyız. Soranlar için, istemek tanrının doğasındadır. O böyle açıklar: Her şeyi gören Aether Tanrıdır. Ona bakmalı ve onu doğuda gördüğünde dua etmelisin.” (M.S. 2. yy Klaros Kehanet Merkezi yazıtlarından - Ahmetbeyli / Menderes)
TÜRKİYE’NİN İLK ARKEOPARKI
Apollon Klaros Kutsal Alanı’nda, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından 2001 yılından bu yana sürdürülen kazılar sonucunda elde edilen eserlerin açık alanda sergilendiği bir Arkeopark Projesi hayata geçirilmiştir. Klaros, bu yönüyle Türkiye’nin ilk arkeoparkı olma özelliğini taşımaktadır.
ANTİK KENTLER VE TARİHİ MİRAS
Menderes sınırları içerisinde Lebedos, Notion ve Kolophon antik kentleri yer almaktadır. Notion’da Helenistik dönem surları, tiyatro, agora ve Athena Tapınağı kalıntıları bulunmaktadır. Kolophon ise deniz kenarında kurulmamış tek İyon yerleşimi olarak bilinmektedir.
BAKLATEPE HÖYÜĞÜ
Baklatepe Höyüğü’nde yapılan kazılarda Geç Kalkolitik Çağ’dan Erken Tunç Çağı’na uzanan yerleşim izleri tespit edilmiştir. Bölgede savunma duvarları, hendekler, mezarlık alanları ve çeşitli seramik buluntular ortaya çıkarılmıştır.
DOĞA, DENİZ VE EKO-TURİZM
Menderes, eko-turizm, tarih ve deniz turizminin bir arada bulunduğu nadir ilçeler arasında yer alıyor. Değirmendere-Karacadağ-Özdere, Ahmetbeyli-Klaros-Notion ve Yeniköy güzergâhları doğa yürüyüşleri için tercih edilen alanlar arasında bulunuyor.
MENDERES PLAJLARI
43 kilometrelik sahil şeridine sahip Menderes’te Gümüldür ve Özdere başta olmak üzere mavi bayraklı plajlar bulunuyor. Bölge, ulaşım kolaylığı ve doğal yapısıyla deniz turizmi açısından tercih ediliyor.
YAPILACAK ETKİNLİKLER
Klaros Bilicilik Merkezi, Kolophon, Notion ve Lebedos antik kentleri, Yıkık Minare, Roma Hamamı ve tarihi camiler ilçenin öne çıkan yapıları arasında yer alıyor. Görece Mahallesi’nde üretilen nazar boncukları, Efemçukuru üzümü ve Gümüldür mandalinası bölgeyle özdeşleşmiş ürünler olarak biliniyor.
MENDERES’TE DÜZENLENEN ETKİNLİKLER
Uçurtma Festivali
Tekeli Yörük Şenliği
Mandalina Çiçeği Festivali
Mandalina Festivali
Efemçukuru Üzüm Festivali
Deve Güreşi Festivali
Tiyatro Etkinlikleri
1. Uluslararası Özdere Kültür ve Sanat Dans Festivali