Ne Çeşme ne Alaçatı! İzmir’in en uç noktası ama masmavi hikayesi burada: Huzurun ve lezzetin buluştuğu o ilçe
İzmir’in Karaburun ilçesi, antik çağlardan günümüze uzanan tarihi, mitolojik anlatıları, doğal yapısı ve yerel kültürüyle dikkat çekiyor. Plaj manzarıyla dikkat çeken Karaburun hakkında bunları hiç duymuş muydunuz? Karaburun'a gitmeden önce hakkında bilmeniz gereken 10 şey
Abone Ol
KARABURUN ADI NEREDEN GELİYOR?
Karaburun adının kökenine ilişkin farklı görüşler ve varsayımlar bulunuyor. Çok eski dönemlerde yarımadanın “Capo Calaberno” olarak adlandırıldığı ve zamanla bu ismin fonetik değişime uğrayarak Karaburun’a dönüştüğü düşünülüyor.
Bir diğer varsayımda, deniz yoluyla yarımadaya ilk ulaşımda “Kömür Burnu” olarak bilinen bölgenin görülmesi ve kayaların koyu rengi nedeniyle Karaburun adının kullanıldığı belirtiliyor.
Başka bir görüş ise eski Türk adlandırma geleneğine dayanıyor. Bu anlayışta kuzey yönü “kara”, güney yönü ise “ak” olarak tanımlanıyor. İlçe merkezi, eski haritalarda da “Karaburun” adıyla yer alıyor.
MORDOĞAN’IN TARİHİ
Mordoğan, M.Ö. IV. yüzyılda “Mimas” adıyla kuruldu. Kuruluş döneminde idari olarak Eritrea Krallığı’na bağlı olan yerleşim, bugünkü Çeşme’nin Ildır Köyü ile ilişkilendiriliyor.
XVI. yüzyıla ait deniz haritalarında Mordoğan’ın “Mimas” ismiyle kaydedildiği görülüyor. Bu ad, Romalı şair Oviduş’un Truva Savaşlarını anlattığı dizelerde de geçiyor.
O dönemde Eritrea Krallığı’nda ölüme mahkûm edilen kişilerin Mimas’a gönderildiği ve son günlerini burada geçirdikleri biliniyor. Ticari ilişkiler ise Kilizmanya (bugünkü Güzelbahçe) ile yürütülüyordu.
KARABURUN'UN KUTSAL ALANLARI
Çatalkaya Köyü Ovası’nda, Ömer Şangüder’e ait bir tarlada bulunan Eritrea Kralı’nın kızına ait lahit, günümüzde İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Lahdin içinde iskeletin bel kemiğine ait bir bölüm halen bulunuyor.
Akdağ’da, IV. yüzyıla tarihlenen siyah granitten yapılmış ve Mimas halkına ait bir mabet yer alıyor. Antik dönemde halkın bu mabette toplanarak ayinler düzenlediği ve bereket tanrısına dua ettiği biliniyor.
KARABURUN'UN ANTİK DÖNEMİ
Karaburun Yarımadası’nın geçmişi Prehistorik döneme kadar uzanıyor. Bölgede bulunan taş baltalar, el aletleri ve çanak çömlekler M.Ö. 4000 yılına, yani Kalkolitik Dönem’e tarihleniyor.
Bu döneme ait yerleşim izlerinin Manastır, Çakmak Tepe, Mordoğan ve Ildırı çevresinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Asıl yerleşim ise M.Ö. 12–11. yüzyıllarda Hitit Uygarlığı’nın sona ermesiyle başlayan Aka göçleri sonrası belirginleşiyor.
Bu süreçte “Aiolya” ve “Ionia” bölgeleri kurulurken, Karaburun Yarımadası Erythrai kentinin toprakları içinde yer aldı. Erythrai, dönemin en zengin ve önemli kentlerinden biri olarak biliniyor ve “Sibylline Kâhinleri”nden birinin burada yaşadığı kabul ediliyor.
KARABURUN'UN KONUMU
Karaburun, İzmir merkezine yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Çeşme otoyolu sayesinde ilçeye ulaşım sağlanabiliyor. Doğal bitki örtüsü, geleneksel yaşam biçimi ve sakin yapısıyla niş turizm bölgeleri arasında gösteriliyor.
Tarihte “Mimas” olarak bilinen Karaburun, binlerce yıllık geçmişinin yanı sıra temiz deniziyle de öne çıkıyor.
MORDOĞAN VE ÇEVRESİ
İzmir–Karaburun yolu üzerinde bulunan Mordoğan, ilçenin öne çıkan yerleşimleri arasında yer alıyor. Doğal plajları, yılın her döneminde değişen doğası ve Ayıbalığı Plajı ile biliniyor. Ayıbalığı Plajı, Akdeniz foklarının üreme alanları arasında bulunuyor.
Mordoğan’da Müesser Aktaş Etnografya ve Tarih Evi, Narkisos Pınarı, Ayşe Hatun Camii, Rum köyleri, tarihi çeşmeler ve yel değirmenleri ziyaret edilebiliyor.
KARABURUN PLAJLARI
Karaburun, doğal koyları ve berrak deniziyle bilinen yerleşimlerden biri. Kuyucak ve Akvaryum (İncirlikoy) plajlarının yanı sıra Eşendere, Saipaltı, İğdealtı, Büyükkent ve Dolungaz gibi daha sakin alanlar da bulunuyor.
DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ VE AÇIK ALANLAR
Yarımadada farklı zorluk derecelerine sahip yürüyüş parkurları yer alıyor. Özellikle nisan–kasım ayları arasında doğa yürüyüşlerinin tercih edildiği belirtiliyor. Mesire alanları ve piknik alanları da ziyaretçilerin kullandığı noktalar arasında bulunuyor.
KARABURUN'UN LEZZETLERİ
Karaburun mutfağı; hurma zeytini, keçi sütü ve peynirleri, enginar ve çeşitli otlar üzerine kurulu. Peksimet, keşkek, enginar reçeli ve karabaşotu reçeli yörede öne çıkan ürünler arasında yer alıyor.
Sahil bölgelerinde balık köftesi, sardalye buğulama, tuzda lagos ve midye kızartması gibi deniz ürünleri sunuluyor.
KARABURUN'UN MİTOLOJİK HİKAYELERİ
Karaburun’un Kösedere Köyü Boyabağı Mevkii’ndeki kalıntılar, bölgede M.Ö. 1000 ile M.S. 1000 yılları arasında yerleşim olduğunu gösteriyor.
Mordoğan’daki Ayşe Kadın Camii’nin, 700 yıl önce Ayşe Kadın isimli bir kişinin vasiyeti üzerine yaptırıldığı ve modelinin Kâbe’den alındığı biliniyor. Caminin içindeki ahşap saat yaklaşık 450 yıldır çalışır durumda bulunuyor.
Karaburun, Yunan mitolojisinde “Mimas” adıyla anılıyor. Homeros’un “Oddysea” adlı eserinde “Rüzgârlı Mimas” olarak geçen Mimas Dağı’nın, bugün Bozdağ olarak bilinen dağ olduğu kabul ediliyor.
Mitolojik anlatılarda Mimas isimli devin tanrılarla savaşı ve dağın altına gömülmesi öyküsü yer alıyor.
Bölgede rüzgârın tarih boyunca değirmenler için kullanıldığı, günümüzde ise rüzgâr enerjisi projeleriyle bu özelliğin sürdüğü biliniyor.
Nergis çiçeği ise Yunan mitolojisinde Narkissos efsanesiyle ilişkilendiriliyor ve Karaburun’da önemli bir simge olarak kabul ediliyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.