Gastronomi | Yeme-İçme

Patlıcanı tuzlu suda bekletenler üzülecek! Lokantacıların büyük sırrı ortaya çıktı: Gerçek lezzet tarifi bambaşkaymış

Patlıcan kızartmasının yağa bulanıp ağırlaşmasından, acı tadının yemeğin tüm tadını bozmasından bıkanlar için mutfağın yıllardır saklanan büyük sırrı sonunda belli oldu. Lokantacıların kuşaklar boyunca kimselere söylemediği o mucizevi teknik evdeki patlıcan kızartmasını bile restoran kalitesine taşıyabiliyor. Yağ çekmeyen, acısı tamamen yok olan ve altın sarısı kızaran patlıcanın tüm basit noktaları sizler için derledik...

Abone Ol

GERÇEK SORUN PATLICANIN EN DERİNİNDE SAKLI Evde yapılan yanlış şu, patlıcanın acısı zannedildiği gibi sadece kabuğunda ya da yüzeyinde değil, liflerinin arasında sıkışmış durumda. Bu yüzden tuzlu suya atılan patlıcanın sadece yüzey kısmı rahatlıyor; içi ise olduğu gibi kalıyor. Kızartınca da o acılık kendini belli ediyor, yemeğin bütün tadını bozuyor. Lokantacılar tam da bu nedenle patlıcanı suya değil süte basıyor.

YAĞ ÇEKMESİNİ ENGELLİYOR Patlıcanın sünger gibi bir yapısı var. Kesildiği an içindeki boşluklar yağ için davetiye çıkarmaya başlıyor. İşte süt burada devreye giriyor. Ustaların anlattığına göre süt, bu boşlukların derinlerine kadar nüfuz ediyor ve onları yağdan önce dolduruyor. Sonuç, patlıcan artık yağa değil, süte doyduğu için yağ çekmiyor. Böylece hem hafif oluyor hem de mideyi yormuyor. Üstelik acılığı da tamamen yok oluyor.

TUZLU SU YETERLİ DEĞİL! Yıllardır annelerden kızlara aktarılan tuzlu su geleneği, mutfak kültürünün bir parçası haline geldi. Ama bu yöntemin sadece yüzeyde işe yaradığı ortaya çıkınca birçok kişi şaşkınlığını gizleyemedi. Süt yöntemi ise patlıcanın iç katmanlarına kadar ulaştığı için acıyı kökten çözüyor. Evde deneyen herkes farkı ilk lokmada hissediyor.

KARARMA KABUSU TARİH OLUYOR Patlıcanın kararması oksijenle temas eden enzimlerinin verdiği doğal bir tepki. Süt, patlıcanın yüzeyini kaplayan ince bir tabaka oluşturarak bu oksidasyonu büyük ölçüde durduruyor. Bu da patlıcanın daha ilk anda çirkinleşmesini önlüyor. Kızartıldığında renginin daha parlak, daha "altın kızılı" olmasının nedeni de tam olarak bu.

USTALARIN SÜTE EKLEDİĞİ MİNİK HİLE, SİRKE Sadece süt yeterli değil; lokantacılar sütün içine minicik bir dokunuş daha yapıyor, birkaç damla sirke. Bu sirke, patlıcanın liflerini biraz sıkılaştırıyor. Böylece, Patlıcan dağılmıyor Kızartma sırasında formunu koruyor İçindeki acı tamamen kırılıyor Yağ çekme ihtimali daha da düşüyor Bu küçücük hile, lezzetin kaderini değiştiriyor.

BEKLETME SÜRESİ LEZZETİN KİLİDİ 25 - 30 dakikalık bekletme süresi boyunca patlıcan hem süte doyuyor hem lifleri yumuşuyor. Sonrasında kızartıldığında içi pamuk kadar yumuşak olurken dışı hafif çıtır bir dokuya ulaşıyor. Restoranlardaki o eşsiz dengenin sırrı tam da burada gizli.

KIZGIN YAĞDA MÜHÜRLENEN LEZZET Patlıcanı sütten çıkarıp iyice süzdükten sonra kızdırılmış yağa attığınızda, yüzeyi hızlıca mühürleniyor. Bu mühürleme işlemi yağın içeri sızmasını tamamen engelliyor. Yağ çekmeyen patlıcan böylece daha hafif, daha lezzetli bir yemek.

KALINLIK SEÇİMİ LEZZETİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Patlıcanı çok ince kesersen yanar ve kurur. Çok kalın kesersen içi sert kalır. Ustaların “ideal kalınlık” dediği şey 1 santim civarında. Bu kalınlık hem içinin yumuşak hem dışının çıtır olmasını sağlıyor.

KIZARTMADAN ÖNCE USTALARDAN SON DOKUNUŞ Patlıcan dilimlerini sütten çıkarıp hafifçe kuruttuktan sonra üzerine çok ince bir un tabakası serpmek, kızartmada müthiş bir çıtırlık veriyor. Üstelik kızartma yağını da daha az kirletiyor.

KOKU PROBLEMİ ORTADAN KALKIYOR Patlıcan kızartması bazı evlerde ağır bir koku yayabilir. Sütle bekletilen patlıcan ise hem kokuyu hafifletiyor hem de kızartma sırasında mutfağa rahatsız eden bir koku yaymıyor.

TÜM YEMEKLERDE FARK HEMEN ANLAŞILIYOR Sütle hazırlanmış patlıcan, musakka, kebap, börek, makarna üstü veya sadece sade kızartma fark etmeksizin her yemekte lezzeti katlıyor. Yemeğin ağırlığını değil, keyfini hissettiriyor.

HEM EKONOMİK HEM HESAPLI Bir bardak sütle bütün bir patlıcan serisini hazırlayabiliyorsunuz. Üstelik hiçbir ekstra maliyet gerektirmiyor. Bu da yöntemi ev hanımları arasında inanılmaz hızlı yayılmasına neden oluyor.

ERTESİ GÜN BİLE YUMUŞACIK KALIYOR Sütle hazırlanan patlıcan ertesi gün ısıtıldığında bile dağılmıyor. Kıvamını koruyor. Bu da özellikle yemek hazırlığında önceden kızartma yapmak isteyenler için büyük kolaylık sağlıyor.

BALKANLARDAN GELEN ESKİ BİR MUTFAK TEKNİĞİ Ustalar bu yöntemin Balkanlar’dan geldiğini söylüyor. Oradaki aşçılar yıllarca patlıcanı süte basarak kızartmış; bu teknik şimdi bizim mutfaklarımızda yeniden doğuyor.

SAĞLIK AÇISINDAN DAHİ AVANTAJLI Patlıcan acılığına sebep olan solanin maddesi süt içinde büyük oranda çözülüyor. Bu da mide hassasiyeti olanlar için büyük bir avantaj yaratıyor.

TADANI KİMSE EVDE YAPILDIĞINA İNANMIYOR Bu yöntemle hazırlanan patlıcanı tadan herkes aynı tepkiyi veriyor, “Bunu gerçekten sen mi yaptın?”

EVDE RESTORAN KALİTESİNDE PATLICA Bu yöntem sayesinde evde kızartılan patlıcan artık ağır, yağlı, acı veya kararmış değil; hafif, dengeli, lezzetli ve tam kıvamında oluyor. Ustaların yıllarca sakladığı sır nihayet herkesin mutfağına ulaştı.

MİNİK DOKUNUŞ LEZZETİ DORUĞA TAŞIYOR Kızartma yağı sadece ısı kaynağı değil, patlıcanın son karakterini belirleyen bir unsur. Lokantacılar, yağa bir tutam mısır nişastası ya da yarım çay kaşığı karbonat ekleyerek patlıcanların yağda daha hafif yüzmesini sağlıyor. Bu küçük dokunuş, patlıcanın yüzeyini anında mühürlediği için hem daha az yağ çekiyor hem de dışı çıtır bir tabaka oluşturuyor. Evde denediğinizde bile farkı bir bakışta görüyorsunuz: yağ daha berrak, patlıcanın rengi daha parlak, dokusu daha dengeli oluyor. Üstelik bu yöntem, yağın çabuk kararmasını da engelliyor; yani tek tava ile daha fazla patlıcan kızartmanız mümkün hale geliyor.

TENCERE YEMEKLERİNDE BİLE AROMA PATLAMASI Bu yöntemin sadece kızartmaya değil, tencere yemeklerine de büyük katkı sağladığını söylemek gerek. Süte basılarak hazırlanmış patlıcan, musakka ya da imambayıldı gibi klasik yemeklerde bile kendini belli ediyor. Kızartma öncesi süte doymuş patlıcan, tencerede pişerken dağılmıyor, hafif tatlımsı aroması yemeğin sosuyla birleşip bambaşka bir lezzete dönüşüyor. Lokantacıların “patlıcanın özü ortaya çıkıyor” dediği şey tam olarak bu. Yani bu teknik sadece kızartmada değil; tüm patlıcan yemeklerinde performansı iki kat artırıyor ve ortaya gurme restoran kalitesinde sonuçlar çıkarıyor.

BİR KEZ YAPAN BİR DAHA ESKİ YÖNTEME DÖNMÜYOR Sütle bekletme yönteminin en dikkat çekici yanlarından biri de hızlıca yayılması. Deneyenler, sonucu görünce yöntemi ailelerine, komşularına, hatta sosyal medya gruplarına bile anlatmadan duramıyor. Çünkü bir kez sütle hazırlanmış patlıcanın lezzetini tattıktan sonra tuzlu suya dönmek neredeyse imkânsız hale geliyor. Daha hafif, daha yumuşak, daha gösterişli kızaran patlıcan; hem günlük yemeklerde hem misafirlere hazırlanan sofralarda kurtarıcı oluyor.

Evlerin mutfağında başlayan bu küçük devrim, artık patlıcanla yapılan tüm tariflerin çıtasını yukarı taşıyor. Artık herkes aynı şeyi söylüyor: “Meğer gerçek patlıcan tadı böyle olurmuş!”