Bugün pazara giden herkes aynı duyguyla dolaşıyor. Eskisi gibi filesini dolduran çok az insan var. Çoğu kişi “biraz sebze, biraz meyve” diyerek tezgâh tezgâh geziyor. Para zaten zor kazanılıyor, alınan üç beş parça ürünün de boşa gitmesi insanı daha çok yoruyor. İşte tam da bu hassasiyetin arttığı bir dönemde, pazarlarda dikkat çeken yeni alışkanlıklar göze çarpıyor.

KAPATILAN ÜRÜNLER NEDEN ARTTI

Son zamanlarda bazı tezgâhlarda ürünlerin üzerinin örtüyle kapatıldığı görülüyor. Bu örtüler bazen bez, bazen naylon oluyor. İlk bakışta masum bir koruma gibi duruyor. Ama bu görüntü bilinçli olarak bir algı da yaratabiliyor. Özellikle kış aylarında bu yöntem daha sık kullanılıyor.

SOĞUK HAVANIN ETKİSİ

Soğuk hava pazarcılar için de zorlayıcıdır. Ürünler donmasın, zarar görmesin diye örtü kullanılması gayet normaldir. Bu noktada kimseyi suçlamak doğru olmaz. Gerçekten ürünü korumak için yapılan uygulamalar vardır. Ama sorun, bunun nasıl sunulduğunda başlar.

ÖRTÜ ALTINDAKİ ÜRÜNÜ GÖREMEMEK

Örtüyle kapatılan ürünün tamamını görmek mümkün olmaz. Üstte görünen birkaç parça taze ve canlı durabilir. Ama alt kısım gözden uzak kalır. Alıcı, ürünü seçme şansını kaybeder. Bu da alışverişte dengeyi bozar.

TAZELİK ALGISI NASIL OLUŞUYOR

İnsan gözüne güvenir. Parlak, diri görünen ürün taze sanılır. Örtü, bu algıyı güçlendirir. Soğuktan korunmuş hissi verir. Ama bu her zaman gerçeği yansıtmayabilir.

“ALT TARAFI DA AYNI” CÜMLESİ

Alıcı ürüne dokunmak ister ama bazen engellenir. “Altı da aynı”, “hepsi taze” gibi cümleler duyulur. Bu noktada güven devreye girer. Ama güven, görerek ve seçerek oluşur. Seçim hakkı sınırlanınca şüphe artar.


HER PAZARCI BUNU YAPIYOR MU

Burada altı çizilmesi gereken önemli bir nokta var. Her esnaf bu yöntemi kullanmıyor. Hatta birçok pazarcı ürününü açıkta, seçilebilir şekilde sunmaya devam ediyor. Sorun, bu yöntemi bilinçli olarak kullanan küçük bir kesimde. Genelleme yapmak haksızlık olur.

EKONOMİK ZORLUKLAR ALIŞVERİŞİ DEĞİŞTİRDİ

İnsanlar artık daha seçici. Bir kilo yerine yarım kilo alıyor. Çürük çıkarsa üzülüyor. Çünkü telafi edecek bütçe yok. Bu yüzden alışverişteki her küçük detay daha önemli hale geldi.

AZ ALINAN ÜRÜN DAHA DEĞERLİ

Eskiden bir iki çürük çıksa sorun edilmezdi. Şimdi ise alınan her parça önemli. Eve gidince hayal kırıklığı yaşamak kimsenin kaldırabileceği bir şey değil. Bu hassasiyet örtüyle gizlenen ürünlerde daha da artıyor. İnsan “acaba” demekten kendini alamıyor.


ÖRTÜ ALTINDA SEÇME HAKKI KAYBOLUYOR

Pazar alışverişinin ruhu seçmektir. Dokunmak, bakmak, karşılaştırmak. Örtü bu süreci kesintiye uğratır. Alıcı pasif hale gelir. Bu da alışveriş deneyimini zedeler.

ESNAFIN DA KENDİNCE GEREKÇELERİ VAR

Pazarcılar da zor koşullarda çalışıyor. Soğuk, rüzgâr, don riski gerçek. Ürünlerini korumak istiyorlar. Bu noktada niyet her zaman kötü değildir. Ama yöntem, alıcıyı rahatsız ediyorsa sorun başlar.

GERÇEĞİ DE GİZLEYEBİLİR

Soğuk hava ürünün bozulmasını yavaşlatır. Bu doğrudur. Ama bozulmuş ürün de soğukta daha az belli olabilir. Renk ve doku değişimleri örtü altında fark edilmez. Bu da alıcı için risk oluşturur.

“ZATEN PARAMIZ YOK” HİSSİ

Bugün pazara çıkan birçok insanın ortak cümlesi bu. Az alıyoruz, dikkat ediyoruz. Bu yüzden kandırılma hissi daha ağır geliyor. İnsan emeğinin karşılığını çöpe atmak istemiyor. Bu duygu alışverişi daha gergin hale getiriyor.

PAZARDA GÜVEN DUYGUSU ZEDELENİRSE

Güven bir kez zedelendiğinde geri kazanmak zor olur. Alıcı bir tezgahtan şüphe duyarsa bir daha uğramaz. Bu durum esnaf için de kayıptır. Kısa vadeli kazanç, uzun vadeli müşteri kaybına dönüşebilir.


ÖRTÜ KALKTIĞINDA GÖRÜLEN SÜRPRİZLER

Bazı tüketiciler örtü kaldırıldığında hayal kırıklığı yaşadığını anlatıyor. Üstteki ile alttaki ürün arasında fark olduğunu fark edenler var. Bu tür deneyimler hızla yayılıyor. Kulaktan kulağa güven kaybı büyüyor.

“SEÇEBİLİR MİYİM” DEMEK HAKTIR

Pazarda alışveriş yapan herkes ürününü seçme hakkına sahiptir. Bu hak kibarca talep edilebilir. Esnaf buna izin vermek zorunda olmasa da çoğu zaman anlayış gösterir. Seçme hakkı pazarlığın da bir parçasıdır. Bu hatırlanmalıdır.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KÜÇÜK İPUÇLARI

Örtülü ürünlerde üstten değil, kenarlardan bakmak önemlidir. Mümkünse örtünün kaldırılması istenmelidir. Ürün kokusu ve dokusu kontrol edilmelidir. Aceleyle alışveriş yapılmamalıdır. Küçük dikkat büyük fark yaratır.


HER ŞEYİ KÖTÜ NİYETLE OKUMAMAK

Her örtü bir tuzak değildir. Bunu unutmamak gerekir. Ama her örtüyü de sorgusuz kabul etmemek gerekir. Dengeli yaklaşım en sağlıklısıdır. Ne aşırı şüphe ne kör güven.

PAZAR KÜLTÜRÜ KARŞILIKLI GÜVENE DAYANIR

Pazar sadece alışveriş yeri değildir. İletişim alanıdır. Esnafla müşteri arasında bağ vardır. Bu bağ zedelendiğinde herkes kaybeder. Açıklık bu bağın temelidir.

TAZELİK SADECE GÖRÜNTÜ DEĞİLDİR

Tazelik; koku, doku ve hisle anlaşılır. Sadece üstten bakarak karar vermek yanıltıcı olabilir. Örtü bu süreci zorlaştırır. Alıcı daha dikkatli olmak zorundadır.

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ OLMAK ŞART

Bugün bilinçli olmak lüks değil, ihtiyaçtır. Herkes bütçesini korumak zorunda. Bu yüzden küçük detaylar büyük önem taşır. Pazarda da bu bilinçle hareket edilmelidir.

ESNAF DA TÜKETİCİ DE AYNI ZORLUKTA

Bu bir karşı karşıya gelme meselesi değildir. Esnaf da alıcı da aynı ekonomik koşullardan etkileniyor. Sorun, bu zorluğun birbirine yüklenmesidir. Anlayış ve şeffaflık çözüm getirir.

ÖRTÜLER KALKTIĞINDA RAHATLAMA GELİR

Açık sunulan ürün alıcıyı rahatlatır. Seçebilmek güven verir. Bu güven alışverişi kolaylaştırır. Uzun vadede herkes kazanır.

PAZARDA DİKKAT, CEPTE RAHATLIK DEMEKTİR

Az alırken dikkat etmek zorundayız. Çünkü kayıp telafi edilemiyor. Bu yüzden küçük taktiklere karşı uyanık olmak gerekir. Dikkat, cebin korunmasıdır.

Pazarlarda ürünlerin örtüyle kapatılması her zaman kötü niyetli değildir. Ama bu durum tazelik algısını etkileyebilir ve alıcıyı yanıltabilir. Her esnaf için genelleme yapmak doğru olmaz. Ancak az alan, dikkat etmek zorunda kalan tüketici için uyanık olmak şart. Pazarda en değerli şey artık sadece ürün değil, güvendir.

Yorumlar
Editör Hakkında