Kışın ısınan evlerde iç mekan nem dengesi de önem kazanıyor. Uygun sıcaklık (18–21°C) korunmazsa yoğuşma ve küf oluşabiliyor. Küf, estetik sorun olmanın yanı sıra astım, alerji ve solunum problemlerine yol açabiliyor.
(SÖZCÜ)
Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte evlerde ısıtma sistemleri devreye girmeye başladı. Uzmanlar, yalnızca evin ısınmasının değil, iç mekan nem dengesinin de doğru kurulmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
İç mekan sıcaklığının uygun seviyede tutulması, yoğuşma ve küf oluşumunu önlemenin en etkili yollarından biri olarak gösteriliyor.
Küf, duvarlarda veya pencerelerde oluştuğunda sadece estetik bir sorun yaratmıyor; aynı zamanda astım, alerji ve solunum rahatsızlıkları gibi sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.
Enerji uzmanı Ben Gallizzi, “Evinizi sıcak tutmak, özellikle yılın en soğuk dönemlerinde küf oluşumunu önlemenin en basit yollarından biri” dedi.
Uzmanlar, iç mekan sıcaklığının 18–21 santigrat derece arasında tutulmasını öneriyor. Gallizzi, sıcaklığın 15–16 derecenin altına düşmesinin yoğuşma için uygun ortam yarattığını, soğuk yüzeylerde biriken nemin kısa sürede küf oluşumuna neden olabileceğini belirtti.
Emlak hizmetleri direktörü Mark Batchelor ise, “Yoğuşma genellikle evin en soğuk noktalarında — pencereler, köşeler ve dış duvarlarda oluşur. Hava sıcaklığı yükseldikçe nem daha fazla tutulur” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, küçük alışkanlıkların küf oluşumunu engellemede etkili olduğunu vurguluyor:
Pencereleri düzenli açın: Hava sirkülasyonu yoğuşmayı azaltır.
Buharın yayılmasını önleyin: Yemek pişirirken veya duş alırken kapıları kapalı tutun.
Çamaşır kurutmaya dikkat edin: Açık havada veya havalandırılmış odada kurutun.
Tencere kapaklarını kapatın: Pişirme sırasında havaya yayılan nemi azaltır.
Mobilyaları duvardan uzaklaştırın: Hava akışı için alan bırakın.
Nem giderici kullanın: Kalıcı nem sorunlarında havadaki fazla nemi azaltır.