2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, binlerce yıllık geçmişiyle bugün de araştırmaların odağında yer alıyor. Peki Bergama hakkında daha önce bunları duymuş muydunuz? Bergama'nın daha önce belki de hiç keşfetmediğiniz gizli rotaları ve lezzetlerini sizler için derledik. İşte Bergama'ya gidip de görmeden ve denemeden gitmemeniz gereken 10 şey...
BERGAMA ADI NEREDEN GELİYOR?
Helenlerden önce Batı Anadolu’da Pelasglar ve Luvi halklarının yaşadığı bilinmektedir. Bu dönemde Bergama’nın adı Parg-a-uma olarak kullanılmaktaydı. “Perg”, Arapçada “burç” anlamına gelirken kale anlamı taşımaktadır.
“Uma” ise “halk” anlamına gelmektedir. Helenleşme süreciyle birlikte bu ad Pergamon şeklini almıştır. Günümüzde kullanılan Bergama adı, ilk hali olan Pargauma’ya daha yakın bir biçim olarak değerlendirilmektedir.
Bergama Krallığı döneminde deriye yazı yazma yöntemi geliştirilmiş ve papirüse alternatif olarak daha kullanışlı bir yazı malzemesi bulunmuştur. Bu malzemeye “Bergama Kâğıdı” anlamına gelen parşömen adı verilmiştir.
BERGAMA’NIN TARİHİ
Antik kaynaklarda Pergamon ya da Pergamonos olarak anılan kentin adı, Anadolu’da çok eski dönemlerden beri bilinen bir dilden gelmekte ve “Kale” anlamını taşımaktadır. Kale Dağı üzerindeki Antik Pergamon yerleşiminin yanı sıra Bakırçay Ovası’na yayılmış çok sayıda höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerde yapılan çalışmalar, kentin iskân tarihinin Eski Tunç Çağı’na (M.Ö. 3000) kadar uzandığını göstermektedir.
Homeros, İlyada ve Odysseia eserlerinde Teuthrania Bölgesi’nde yaşayan Ketiler adlı boyların Troya Savaşları’na katıldığından söz etmektedir. Bazı araştırmacılar bu topluluğun, Mısır kaynaklarında ‘Kheta’ olarak anılan Hititler olabileceğini ifade etmektedir.
Pergamon, Hititlerin batıdaki uç yerleşimlerinden biri olarak değerlendirilse de bölgede göçebe Thrako-Phryg kavimleri ve Aiollerle karışık bir nüfusun yaşadığı düşünülmektedir.
Pergamon Tepesi’ndeki Akropol’de ilk yerleşim izleri M.Ö. 7–6. yüzyıla tarihlenmektedir. Pausanias, Bergama’nın Andromaque’nin oğlu Pergamus tarafından kurulduğunu belirtirken, başka kaynaklarda kentin efsanevi kurucusu olarak Herakles’in oğlu Telephos gösterilmektedir.
Pergamon adı, antik metinlerde ilk kez Ksenophon’un ‘Onbinlerin Dönüşü’ adlı eserinde geçmektedir. M.Ö. 301 yılında bölgeyi ele geçiren Makedonyalı Komutan Lysimachos, hazinesini koruması için Philetairos’u görevlendirmiştir. M.Ö. 282’de Philetairos’un yönetimi ele geçirmesiyle yaklaşık 150 yıl sürecek Bergama Krallığı kurulmuştur.
BERGAMA’NIN KÜLTÜREL MİRASI
Bergama, İzmir kent merkezine yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Antik dünyada önemli bir öğrenim merkezi olan kent, Helenistik Dönem’de Attalid Hanedanı’na başkentlik yapmıştır. Akropol alanında tapınaklar, tiyatro, stoa, gymnasium, Zeus Sunağı ve kütüphane yer almaktadır.
Akropolün kuzeybatısında, kayaya oyulmuş Kybele Kutsal Alanı bulunmaktadır. Antik dönemin önemli sağlık merkezlerinden biri olan Bergama Asklepionu’nda dönemin tanınmış hekimlerinin yetiştirildiği bilinmektedir.
Parşömen de Bergama Krallığı döneminde icat edilmiştir. Akropol çevresinde Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait mezar höyükleri ve kalıntılar yer almaktadır. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.
PERGAMON ANTİK KENTİ (AKROPOL)
Pergamon Antik Kenti, modern Bergama ilçe sınırları içerisinde yer almakta olup tarihi en az M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Yukarı kentte kraliyet sarayları, tapınaklar, tiyatro ve kütüphane bulunurken; aşağı kentte tapınaklar, Attalos Evi, Agora, Eumenes Kapısı ve Gymnasium yer almaktadır. Yaklaşık 10 bin kişilik kapasitesiyle Pergamon Tiyatrosu, 30 derecelik dik yamacıyla dünyanın en dik antik tiyatrolarından biri olarak bilinmektedir.
KIZIL AVLU (SERAPION TAPINAĞI)
Tapınak, MS 5. yüzyılda kiliseye çevrilmiş ve Hristiyanlığın yedi kilisesinden biri olmuştur. Tamamı tuğladan inşa edildiği için Kızıl Avlu adıyla anılmaktadır. İlk yapıldığında mermerle kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Avlu içerisinde bir havra yapısı da yer almaktadır.
BERGAMA (ULU) YILDIRIM CAMİ
Bergama’daki Türk dönemi yapıları arasında en büyük ve en eski cami olarak bilinmektedir. Selçuklu sanatının izlerini taşıyan mihrabı mermer bezemelidir. Kitabesinde caminin Sultan Beyazid tarafından 1398–1399 yıllarında yaptırıldığı belirtilmektedir.
DOMUZ ALANI VE KALE MAHALLESİ
Domuz Alanı, Roma Dönemi’nde tonozlarla düzleştirilmiş bir alan üzerine kurulmuştur. Çevresinde terk edilmiş ya da restore edilerek restoran ve otele dönüştürülmüş yapılar bulunmaktadır. Kale Mahallesi’nde yer alan eski Rum evleri ve dar sokaklar dikkat çekmektedir. Mahalle meydanı Domuz Meydanı olarak da bilinmekte ve belirli günlerde Üretici Pazarı kurulmaktadır.
BERGAMA ARASTA OSMANLI ÇARŞISI VE KAPALI ÇARŞI
14. yüzyıla tarihlenen Bergama Arastası, ilçenin merkez çarşısı konumundadır. Ayakkabıcı, saraç, terzi ve sepetçi dükkânları yer almaktadır. Çarşının bilinen içeceği karadut suyudur. Arasta içerisindeki Kapalı Çarşı’da hediyelik ve elektronik ürünler satılmaktadır.
ASKLEPION ÖREN YERİ
M.Ö. 4. yüzyılda sağlık tanrısı Asklepios adına kurulmuş bir tedavi merkezidir. Batı Anadolu’nun en önemli sağlık merkezlerinden biri olarak bilinmektedir. Yılanlı asa figürü, tıp sembolü haline burada gelmiştir. Asklepion, bilinen en eski psikiyatri okulu olarak da kabul edilmektedir. Ünlü hekim Galenos’un Bergamalı olduğu bilinmektedir.
BERGAMA MÜZESİ
1936 yılında açılan Bergama Müzesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk arkeoloji müzelerinden biridir. Müzedeki eserler Erken Tunç Çağı’ndan Bizans Dönemi’ne kadar uzanmakta ve büyük bölümü Bergama çevresindeki kazılardan elde edilmiştir.
KOZAK YAYLASI
Bergama ile Ayvalık arasında yer alan Kozak Yaylası, günübirlik doğa gezileri için tercih edilmektedir. Kamp, piknik alanları, doğa yürüyüşleri ve çam fıstığı üretimiyle bilinmektedir. Bergama merkeze yaklaşık 25 kilometre uzaklıktadır. Türkiye’nin en kaliteli çam fıstıklarının burada yetiştiği ifade edilmektedir.
MEVLANA HACI HEKİM HAMAMI
Turabey mevkiinde bulunan hamam, 14. yüzyılda Hacı Hekim Camisi ile birlikte inşa edilmiştir. Kadın ve erkek bölümleri bulunan hamamda çeşitli ikramlar sunulmaktadır.
GELENEKSEL PARŞÖMEN YAPIMI
Parşömen; ‘’Membrana Pergamena’’ veya ‘’Charta Pergamena’’ olarak adlandırılmakta ve adını Bergama’dan almaktadır. Keçi ya da koyun derisinden üretilen bu yazı malzemesinin yapımı yaklaşık bir ay sürmektedir. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan parşömenler Bergama girişindeki dükkânlardan temin edilebilmektedir.
ESKİ BERGAMA EVLERİ
Bergama’nın Kale ve Atmaca mahallelerinde yoğunlaşan taş ve ahşap evler, ilçenin yerleşim tarihinin eski dönemlere uzandığını göstermektedir. Bu alanlar fotoğraf çekimi için de tercih edilmektedir.
GELENEKSEL BERGAMA HALILARI
Bergama halıları, kendine özgü ilmek tekniği, renkleri ve desenleriyle ayrı bir ekol oluşturmaktadır. Kız Bergama, Sarı Namazlık, Yağcıbedir ve Holbein olmak üzere dört ana gruba ayrılmaktadır. Özellikle Kız Bergama halıları koleksiyonerler tarafından ilgi görmektedir.
BERGAMA'NIN MEŞHUR LEZZETLERİ
Bergama Tulum Peyniri, şirden mayasıyla üretilmektedir. Bergama Çam Fıstığı coğrafi işaretli bir üründür. Kozak Fıstık Helvası, Cilveli Çayı, Bergama Köftesi, Çığırtma, Ramazan Helvası ve Susam Helvası yörede bilinen lezzetler arasında yer almaktadır. Bu ürünler çarşı bölgesindeki restoranlarda sunulmaktadır.