SONBAHARDA KIŞLAKLARA ÇEKİLİYOR

Kahverengi kokarca böceği, mevsimsel sıcaklık değişimlerine bağlı olarak farklı dönemlerde farklı davranışlar gösteriyor. İlkbaharda, özellikle mart ve nisan aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte kışlaklardan çıkan böcekler, yaz döneminde doğada besleniyor ve çoğalıyor.

Haziran ve temmuz aylarında yumurtlayan kahverengi kokarcanın yavruları, temmuz sonundan ağustos sonuna kadar daha yoğun şekilde görülüyor. Sonbaharda ise sıcaklıkların düşmesiyle birlikte yeniden kışlayabilecekleri korunaklı alanlara yöneliyor.

HEREKETLENME BAŞLAYACAK

Kahverengi kokarca böceği, hava sıcaklığının 16 derecenin altına düşmesiyle birlikte kışlak arayışına giriyor. Evler, depolar, çatı araları ve ahırlar bu süreçte böceklerin sığınabileceği alanlar arasında bulunuyor.

Böcekler bu alanlara yerleşmeden önce yapılacak fiziksel ve mekanik müdahaleler, kışlaklarda yoğunlaşmalarının önüne geçmek açısından önem taşıyor.

EV VE DEPO GİRİŞLERİNDEKİ BOŞLUKLARA DİKKAT

Kahverengi kokarcanın kapalı alanlara girmesini önlemek için öncelikle fiziksel giriş noktalarının kontrol edilmesi gerekiyor. Pencere ve kapılara tam oturan sineklikler takılması, dış cephedeki çatlakların kapatılması ve boru girişleri ile süpürgeliklerdeki boşlukların dolgu malzemeleriyle kapatılması öneriliyor.

Kapı altlarındaki boşlukların da kapatılması, böceklerin içeri girebileceği noktaların azaltılmasına yardımcı olabilir.

EZMEDEN UZAKLAŞTIRIN

Kahverengi kokarca böceği görüldüğünde ezilmemesi gerekiyor. Böceğin ezilmesiyle kötü kokulu bir salgı ortaya çıkabildiği belirtiliyor.

Böcekler mekanik yöntemlerle toplanarak sabunlu veya deterjanlı su bulunan bir kabın içerisine bırakılabilir. Elektrikli süpürge de böcekleri uzaklaştırmak için kullanılabilir.

Ancak süpürge içerisinde koku kalmaması için torbanın ya da uygun haznenin işlem sonrasında temizlenmesine dikkat edilmesi gerekiyor.

FEROMAN TUZAKLARI İÇİN KIŞI BEKLEMEYİN

Kışlağa geçmeye hazırlanan yetişkin kahverengi kokarcaları yakalamak amacıyla feromon tuzaklarından da yararlanılabiliyor. Bu tuzaklar özellikle bahçe ve bina çevresinde böceklerin yoğunluğunu azaltmaya yönelik mücadele yöntemleri arasında yer alıyor.

Kimyasal mücadele uygulanacaksa yalnızca ilgili kurumlar tarafından ruhsatlandırılmış ve kullanım alanı uygun olan ürünlerin tercih edilmesi gerekiyor.

Özellikle bina, depo, çatı arası ve benzeri alanlarda yapılacak uygulamalarda ürünün etiketindeki kullanım talimatlarına uyulması önem taşıyor.

HANGİ KOKULAR UZAK TUTAR?

Kahverengi kokarcayı uzaklaştırmak amacıyla nane yağı, lavanta yağı, limon otu ve sarımsak gibi keskin kokulardan yararlanıldığı belirtiliyor.

Bu tür uygulamalarda ürünlerin uygun şekilde seyreltilmesi ve özellikle ev içerisinde yüzeylere uygulanmadan önce ürünün kullanım talimatlarının dikkate alınması gerekiyor.

Bunun yanında pencerelerin önüne veya kapı girişlerine defne yaprağı koymak, sirke ve lavanta gibi keskin kokulardan yararlanmak da geleneksel olarak kullanılan yöntemler arasında bulunuyor. Ancak bu yöntemlerin etkisinin koşullara göre değişebileceği göz önünde bulundurulmalı.

DIŞ IŞIKLARI AZALTIN

Kahverengi kokarcanın eve girişini azaltmak için pencerelerde ve kapılarda sineklik kullanılması, dış cephedeki çatlakların kapatılması ve akşam saatlerinde özellikle pencere ve balkon çevresindeki gereksiz ışıkların azaltılması öneriliyor.

Böylece böceklerin bina çevresinde toplanabileceği alanların azaltılması ve kapalı alanlara girişlerinin zorlaştırılması amaçlanıyor.

ÖNLEMLERİNİZİ ALIN

Kahverengi kokarca böceğinin sonbaharda kışlaklara çekilmesi, mücadelede önemli dönemlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Ev, depo, çatı ve benzeri alanların önceden kontrol edilmesi, giriş noktalarının kapatılması ve görülen böceklerin ezilmeden uzaklaştırılması, kapalı alanlardaki yoğunluğun azaltılmasına yardımcı olabilir.

İlkbaharda yeniden dışarı çıkan kahverengi kokarcaların çoğalmasının önüne geçilmesi açısından da sonbahar döneminde kışlakların kontrol edilmesi önem taşıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında