Hititlerden Osmanlı’ya, antik çağdan Cumhuriyet dönemine kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Tire, tarih boyunca siyasi, ekonomik ve kültürel merkez olma özelliğini korudu. Peki Tire hakkında daha önce bunları duymuş muydunuz? Tire'nin daha önce belki de hiç keşfetmediğiniz gizli rotaları ve lezzetlerini sizler için derledik. İşte Tire'ye gidip de görmeden ve denemeden gitmemeniz gereken 10 şey...
TİRE İSMİ NEREDEN GELİR?
Tire, tarih boyunca farklı kaynaklarda çeşitli isimlerle anılmış bir yerleşimdir. Tarihçi Pachmeres Tire için “Keşişler Yöresi” ifadesini kullanırken, Şerafeddin’in Zafernamesi’nde kent “Rum’un Meş-hur Kenti” olarak yer aldı. Ünlü gezgin Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi’nde Tire’den “Şehri Muazzam Tire” sözleriyle bahsetti.
Kent adının Hitit dönemine uzanan kaynaklarda hisar ve kale anlamına gelen Tyrha, Thyra, Thira, Thyroıon, Apateira ve Teira olarak geçtiği, Roma döneminde ise Arkadiapolis adıyla anıldığı biliniyor.
COĞRAFİ KONUM VE DOĞAL YAPI
Tire, İzmir ilinin güneyinde, Küçük Menderes Havzası üzerinde yer alıyor. İlçe, kuzeyde Bayındır, doğuda Ödemiş, batıda Selçuk, güneyde ise Güme Dağları ve Aydın iliyle çevrili bulunuyor. Yüzölçümü 802 kilometrekare olan Tire, deniz seviyesinden 92 metre yükseklikte yer alıyor.
Güme Dağları’nın 1646 metreye ulaşan yüksekliği ve kestane, ceviz, zeytin ağaçlarıyla kaplı etekleri, ilçeye “Yeşil Tire” adının verilmesine neden oluyor.
NÜFUS VE YERLEŞİM YAPISI
Küçük Menderes Havzası’nın verimli toprakları üzerinde kurulan Tire’de okuma yazma oranı yüzde 99 seviyesinde bulunuyor.
İlçe yerleşimi tarihsel süreçte doğu, güney ve batı yönlerinden kuzeye doğru genişleme gösterdi. Yeni yerleşim alanları, tarihi dokuya zarar verilmeden gelişimini sürdürüyor.
ANTİK ÇAĞDAN ROMA DÖNEMİNE TİRE
Tire, Hitit, Frig, Lidya, Pers, Hellen, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim alanı oldu. Lidya döneminde Efes ve Sardes arasındaki Kral Yolu üzerinde yer alması, kentin önemini artırdı.
Lidyalılar döneminde Paktalos Çayı’ndan elde edilen altın rezervleriyle dünyanın ilk madeni parası basıldı.
Roma döneminde Tire, Küçük Menderes yöresinin Kaystros Senatörlüğü ile Roma Senatosu’nda temsil edildi. Bu dönemde kentte Hristiyanlık yaygınlaşırken çok sayıda kilise ve dini yapı inşa edildi.
BİZANS VE TÜRKLERİN ANADOLU’YA GİRİŞİ
Roma’nın ikiye ayrılmasının ardından Tire, Bizans sınırları içinde kaldı ve Ortodoks Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri oldu.
Malazgirt Savaşı sonrası başlayan Anadolu’nun Türkleşme süreciyle birlikte Batı Anadolu’da fetihler hız kazandı.
1300’lü yılların başında Aydınoğlu Mehmet Bey’in bölgeyi ele geçirmesiyle Tire, Aydınoğulları Beyliği’nin önemli merkezlerinden biri haline geldi.
AYDINOĞULLARI VE OSMANLI DÖNEMİ
1310 yılında Aydınoğulları Beyliği’nin kurulmasıyla Tire hızlı bir gelişim sürecine girdi. Çarşılar, camiler, medreseler, hanlar, hamamlar ve köprüler inşa edildi. Tire Darphanesi’nde basılan paralar, Osmanlı döneminde de uzun yıllar tedavülde kaldı.
1426 yılında kesin olarak Osmanlı topraklarına katılan Tire, Aydın Eyaleti’nin sancak merkezi oldu. II. Murat ve Fatih Sultan Mehmet dönemlerinde yapılan imar faaliyetleriyle kent, imparatorluğun önde gelen şehirleri arasında yer aldı.
SOSYAL, KÜLTÜREL VE DİNİ YAŞAM
14. yüzyılda Tire, İbni Batuta’nın ifadesiyle bir ahi kenti olarak öne çıktı. Mevlevi, Rufai, Halveti, Bektaşi ve Nakşibendi gibi tarikatların kentte etkin olduğu belirtildi. Evliya Çelebi, Tire’de 70 tarikat tekkesi bulunduğunu aktardı.
Kentte Ulu Cami, Kara Hasan Camii, İsa Bey Hamamı ve Gürcü Melek Hatun Mescidi gibi birçok tarihi yapı günümüze kadar ulaştı.
İŞGALLER, DEPREMLER VE DOĞAL AFETLER
Tire, tarih boyunca birçok deprem, yangın ve salgın hastalıkla karşı karşıya kaldı. 1653, 1739, 1778 ve 1846-1850 yılları arasında yaşanan depremler kente büyük zarar verdi. 1916 yılında çıkan yangın, yerleşim alanlarının önemli bölümünü etkiledi.
27 Mayıs 1919’da işgale uğrayan Tire, 4 Eylül 1922’de Kurtuluş Savaşı kapsamında özgürlüğüne kavuştu.
CUMHURİYET DÖNEMİ VE İDARİ YAPI
Cumhuriyet’in ilanının ardından 1924 yılında çıkarılan yasa ile Tire, İzmir iline bağlandı. İlçe, Türkiye’nin idari yapılanmasında önemli bir yer edindi.
TİRE’NİN MARİFETLİ ELLERİ VE EL ZANAATLARI
Tire, dokumacılık, yorgancılık ve nalıncılık alanlarında gelişmiş el sanatlarıyla tanınıyor. İlçenin çarşılarında yer alan tarihi hanlar ve dükkanlar, bu zanaatların yaşatıldığı merkezler arasında bulunuyor. Aynı zamanda Tire'ye gelip de birbirinden güzel lezzetlerini denemeden gitmeyin. Tire tostu ve köftesi bölgenin en bilinen lezzetleri arasında yer alıyor.
TİRE BELEDİ DOKUMASI
Tire Beledi dokuması, 16. yüzyıla dayanan geleneksel pamuklu dokuma örnekleri arasında yer alıyor. 24 çerçeveli ve çok pedallı tezgâhlarda üretilen dokumalar, çift katlı ve dayanıklı yapılarıyla biliniyor. “Orta” ve “ala” olmak üzere iki çeşidi bulunan bu dokumalar, özellikle Tahtakale Çarşısı’nda sergileniyor.
TARİHİ TAHTAKALE ÇARŞISI
Yaklaşık 600 yıldır ayakta olan Tahtakale Çarşısı, ilk Osmanlı çarşı planı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Sekiz kubbeli yapısı ve dört kapısıyla çarşı, Tire’nin dokuma, keçe ve ipek ürünlerinin merkezi olmayı sürdürüyor.