Türkiye'nin uçan arabası için tarih belli oldu: İki kişilik aracın trafiğe çıkmasına az kaldı
Türkiye’de geliştirilen ve insanlı test uçuşları başarıyla tamamlanan iki kişilik elektrikli uçan araç AirCar, 2026 yılının sonunda İstanbul semalarında gökyüzüyle buluşmaya hazırlanıyor. Yüzde 85 yerlilik oranına sahip araç, şehir içi ulaşımı havadan dönüştürmeyi amaçlıyor.
Abone Ol
İlk test başarıyla tamamlandı
Kocaeli’nde gerçekleştirilen insanlı testlerin başarıyla sonuçlandığını açıklayan Eray Altunbozar, çalışmalarına 2017 yılında yapay zeka, batarya teknolojileri ve kompozit malzemeler üzerine başladıklarını, son beş yıldır ise uçan araç teknolojisinde ciddi ilerleme kaydettiklerini ifade etti. İlk etapta dünyada sadece altı firmanın faaliyet gösterdiği bu alanda, bugün AirCar'ın ilk beş içerisinde yer aldığını söyleyen Altunbozar, ulaştıkları noktadan memnun olduklarını ve güvenliği artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız süreceğini vurguladı.
İstanbul trafiğine havadan çözüm
AirCar'ın özellikle İstanbul gibi trafikle boğuşan metropollerde devrim yaratabileceğine dikkat çeken Altunbozar, uçan araçla 60 kilometrelik bir mesafenin yaklaşık yarım saatte kat edilebileceğini belirtti. Karayoluyla aynı mesafenin kimi zaman dört saate kadar uzayabildiğini hatırlatan Altunbozar, AirCar’ın şehir içi ulaşımı dönüştürecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde birkaç kilometrelik mesafeleri dakikalar içinde geçmenin mümkün olacağını dile getirdi.
Hafif, yerli ve teknolojik donanımlı
AirCar’ın 350 kilogram ağırlığında ve 40 kilovatlık bir bataryaya sahip olduğunu açıklayan Altunbozar, bu bataryaların otomobillerde 1500 kilograma kadar ağırlık taşıdığını söyledi. Bu durumun araçta kullanılan teknolojinin ne kadar ileri seviyede olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Ayrıca daha hafif ve yüksek kapasiteli bataryalar üzerinde çalıştıklarını, yazılımın büyük bölümünü ve prototip motorları kendi atölyelerinde geliştirdiklerini aktardı. Tasarımdan pervanelere, batarya paketlemeden donanımlara kadar birçok unsurun yerli üretim olduğuna işaret etti.
Uygun maliyet, geniş kullanım alanı
İki kişilik modelin, benzer özelliklerdeki helikopterlere göre çok daha düşük maliyetli olacağını vurgulayan Altunbozar, sistemin otonom olarak çalışabilmesi için de önemli adımlar attıklarını kaydetti. İniş ve kalkışların şehir dokusuna uyumlu olması için noktasal çözümler geliştirildiğini belirtti. Firma olarak hem yurtiçinden hem de yurtdışından ciddi talep aldıklarını, bu ilgiyi daha iyi yönetmek adına yakın zamanda ön satışlara başlayacaklarını açıkladı.
Tek kişilik model ve kargo dronu da yolda
AirCar yalnızca iki kişilik modelle sınırlı kalmıyor. Şirket aynı zamanda tek kişilik bir versiyon ile kargo dronu geliştirdiğini de duyurdu. Tek kişilik modelin eğitim ve eğlence alanlarında kullanılmak üzere tasarlandığını belirten Altunbozar, kargo dronunun ise arama kurtarma, yangın söndürme ve lojistik gibi kritik alanlarda görev alacağını ifade etti. Bu iki modelin bu yıl içerisinde piyasaya sunulması planlanıyor. İki kişilik aracın ise 2026 yılı sonunda trafiğe çıkması bekleniyor.
Hedef: Ulaşımı havaya taşımak
Altunbozar, AirCar teknolojisinin şehirlerdeki alçak irtifa ulaşımını dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, gelecekte hava ambulansları ve itfaiye araçları gibi acil müdahale sistemlerinde de kullanılabileceğini söyledi. Galata Kulesi’nden Üsküdar’a arabayla bir saatte gidilen bir mesafenin AirCar ile bir dakikada alınabileceğini vurgulayan Altunbozar, bu teknolojiyi Türkiye’de üretmenin bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Aksi halde ileride tamamen dışa bağımlı hale gelinebileceğini ifade etti. Hedeflerinin net olduğunu belirten Altunbozar, "Bu teknolojiyi ülkemize kazandırmak zorundayız. İddialıyız ve gün kaybetmeden çalışıyoruz" dedi.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.