UNESCO listesindeki 853 yıllık gelenekte büyük yarış! "Elci" koyunlar Büyük Menderes'e girdi
Denizli'nin Çal ilçesinde 8 asırdan uzun süredir sürdürülen Sudan Koyun Geçirme Yarışması'nda çobanlar, sürülerini "elci" koyunlarının öncülüğünde Büyük Menderes Nehri'nden geçirmek için yarıştı. UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan etkinliğe bu yıl 47 çoban ve 63 sürü katıldı
Abone Ol
Denizli'nin Çal ilçesinde 853 yıllık geçmişi bulunan Sudan Koyun Geçirme Yarışması düzenlendi. UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan ve Aşağıseyit Mahallesi Köprübaşı mevkisinde gerçekleştirilen yarışmaya çevre ilçelerden 47 çoban, 63 sürüyle katıldı.
Sürü lideri olarak kabul edilen "elci" koyunlarını yaklaşık bir yıl boyunca eğiten çobanlar, yarışma yaklaştıkça antrenmanlarını artırdı. Gün doğumundan itibaren sıralarını bekleyen çobanlar, boyayıp süsledikleri elci koyunlarının öncülüğünde sürülerini Büyük Menderes Nehri'nden geçirmeye çalıştı.
Koyunlarıyla birlikte suya giren çobanlar, sürülerini karşı kıyıya ulaştırmak için mücadele ederken sunucu manilerle, vatandaşlar da alkışlarla yarışmacılara destek verdi. Hayvanları suya atlamayan bazı çobanlar ise üzüntü yaşadı.
Sabah gerçekleştirilen ön eleme turunun ardından finale kalan çobanlar, öğleden sonra birincilik için mücadele etti. Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Çoban Bayramı kapsamında dereceye girenlere çeşitli ödüller verildi.
Etkinliği Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, İlçe Belediye Başkanı Ahmet Hakan, diğer protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş takip etti.
16 YAŞINDAKİ HASAN'IN "MOR" İLE YARIŞI
Yarışmaya "Mor" ismini verdiği koyunuyla katılan 16 yaşındaki Hasan Seren, hazırlık sürecinde zamanının büyük bölümünü hayvanıyla geçirdiğini söyledi. Koyunuyla arasında özel bir bağ oluştuğunu belirten Seren, "Geceleri yanında yatıyordum, bu işi yapmak çok zor, herkes uğraşamaz. Biz emek verdik o da sağ olsun hakkını verdi ve suya girdi. Hedefimiz herkes gibi birincilik. Bundan sonraki yıllarda da bunu devam ettireceğiz” dedi.
"Aşkar" adını verdiği koyunuyla suya atlamayı başaran Necip Atıcı da hazırlıklara 2-3 ay önce başladıklarını ve son günlerde antrenmanları artırdıklarını anlattı. Bu geleneğin temelinde hayvan sevgisinin bulunduğunu belirten Atıcı, koyununun kendisini mahcup etmediğini ifade etti.
YAPILDIĞI NEHRİ DE ETKİLİYOR
Bölgede son yıllarda etkili olan kuraklık, yüzyıllardır sürdürülen etkinliği de etkiliyor. Bazı yıllarda yarışma taşıma suyla gerçekleştirilirken, geçen yıl kuraklığa dikkati çekmek amacıyla tamamen kuruyan Büyük Menderes Nehri yatağında sembolik olarak düzenlendi
Geleneğin ortaya çıkışının ise yörede anlatılan bir aşk hikayesine dayandığına inanılıyor. Yöredeki inanışa göre Karakoyunlu aşiretinden bir çoban ile Oğuz beylerinden birinin kızı birbirine aşık oldu. Kızını çobana vermek istemeyen bey, çobandan koyunlarına 3 gün tuz yedirmesini ve Büyük Menderes Nehri'nden su içirmeden karşıya geçirmesini istedi.
Çoban şartı yerine getirerek koyunlarını su içirmeden nehrin karşısına geçirdi ancak bey yine de kızını vermedi. Kızının aşkından hastalanarak ölmesinin ardından çobanı yöreden kovan beyin sonrasında, çobanın ömrünün kalanını dağlarda kaval çalarak geçirdiğine inanılıyor.
Yöre halkının bu hikayeden etkilenerek her yıl düzenlemeye başladığı Sudan Koyun Geçirme Yarışması, hayvan sevgisi ve çobanlık kültürünün yaşatılmasını amaçlıyor.
UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde "Çoban Bayramları" başlığı altında "Aşağıseyit Köyü Sudan Koyun Geçirme Festivali" adıyla yer alan etkinlik, her yıl ağustos ayında düzenleniyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Ege Telgraf sitemize
abone olun.