Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek, pek çok insanın ortak arzusu. Çoğu zaman genetikle bağlantılı olduğu düşünülen bu durum, aslında bazı davranışsal ve fiziksel ipuçlarıyla da tahmin edilebiliyor. Uzmanlara göre, bazı kişiler henüz farkında olmasalar da 100 yaşına kadar yaşayabilecek potansiyele sahip.
Dünyaca ünlü bilim dergisi Popular Science’ta yayımlanan bir makalede, uzun ömürle ilişkilendirilen 7 temel işaret sıralandı. Yapılan araştırmalar; yalnızca kalıtım değil, yaşam tarzı ve bireysel alışkanlıkların da ömrü doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
(sözcü)
Boston Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırma, 40 yaşından sonra çocuk sahibi olan kadınların, uzun ömürle ilişkili genetik özellikler taşıyabileceğini ortaya koydu. Bu bireylerin hücresel düzeyde daha dayanıklı olabileceği düşünülüyor.
Kin tutmayan, affetmeyi bilen insanlar, daha düşük stres seviyeleriyle yaşıyor. Bu durum sadece ruhsal sağlık değil, aynı zamanda kalp sağlığı açısından da kritik önem taşıyor. Uzmanlar, duygusal hafifliğin yaşlanma sürecini yavaşlattığını belirtiyor.
Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmaya göre, güçlü bacak kasları genel sağlıkla doğrudan bağlantılı. Aktif bir yaşam süren, yürüyüş yapan ya da düzenli hareket eden bireyler, ileri yaşlara daha sağlıklı ulaşabiliyor.
Uyurken horlamamak, yalnızca çevreyi değil kalp sağlığını da koruyor. Sessiz ve düzenli bir uyku, damar hastalıkları riskini azaltırken, uzun yaşam için temel bir unsur olarak öne çıkıyor.
İnsanlarla bir arada olmaktan keyif alan, güçlü sosyal ilişkiler kuran bireyler daha az yalnızlık ve depresyon yaşıyor. Sosyallik, psikolojik dayanıklılığı artırarak yaşam süresini olumlu yönde etkileyebiliyor.
Bir tabloya ya da doğadaki küçücük bir ayrıntıya hayranlık duyabilmek, yaşam enerjisini besliyor. Estetik algısı gelişmiş bireylerin hayata pozitif bakma eğilimi, onların zihinsel gençliğini korumasına yardımcı oluyor.
Genetik faktörler önemini korusa da, yaşam tarzı seçimleriniz ve hayata bakış açınız da uzun ömür üzerinde belirleyici bir rol oynayabiliyor. Bu işaretlerden birkaçına sahipseniz, siz de uzun bir yaşamın eşiğinde olabilirsiniz.
Kendini genç hisseden bireyler, hem zihinsel hem de fiziksel olarak hayata daha dirençli bakıyor. Yeni şeyler öğrenmeye açık olmak, seyahat etmek, hatta yeniden âşık olmak gibi yaşama tutkuyla bağlanmak uzun ömrün habercisi olabiliyor.