Antalya'nın dağlık bölgelerinde yaşayan Yörükler, her yıl nisan ve mayıs aylarında sıcaklardan kaçmak ve hayvanlarından daha yüksek verim alabilmek için Toros Dağları'nın zirvelerine, Akseki'nin yaylalarına göç ediyor. Yaz boyunca hayvancılıkla geçirdikleri bu dönemin ardından, havaların soğumasıyla birlikte kış için köylerine dönüş yolculukları başlıyor.
Eskiden atlar ve develerle yapılan uzun yolculuklar, günümüzde motorlu taşıtlarla daha hızlı ve pratik bir hale gelirken, Yörükler için göçme zamanının gelmesi, hem geleneksel yaşamı hem de modernleşen koşulları bir arada taşıyan bir dönüşümün simgesi oluyor.
Antalya'da nisan ve mayıs aylarında yaylalara çıkan Yörükler, havaların soğumasıyla birlikte dönüş yolculuklarına başladı.
Sıcaklardan kaçmak ve hayvanlardan daha yüksek verim almak amacıyla Toros Dağları'nın zirvelerine, Akseki'nin yaylalarına yerleşen Yörükler, kışa hazırlık yapmak için artık köylerine dönüyor. Eskiden at ve develerle yapılan uzun yolculuklar, günümüzde kamyonlar ve diğer motorlu taşıtlarla gerçekleştiriliyor.
Manavgat'ın Gebece köyünde hayvancılıkla uğraşan ve yaz aylarını Akseki'nin Alacabel yakınlarındaki Kaklıktaş yaylasında geçiren Mehmet Çoşkun, havaların soğumaya başlamasıyla dönüş hazırlıklarına başladıklarını belirtti.
Yazın ailesiyle birlikte yaylaya çıktıklarını, kış aylarında ise köylerine döndüklerini söyleyen Çoşkun, "Bu yıl havalar çok iyi gitti, yaklaşık 6 ay yaylada kaldık. Şimdi ise soğumaya başlayan hava ile birlikte hazırlıklarımızı tamamladık ve köyümüze dönüyoruz" dedi.
Yörüklerden 73 yaşındaki Duran Topaça da hayvancılıkla geçen bir hayatı anlatırken, bu mesleğin atalarından kendilerine miras kaldığını söyledi.
Manavgat'ın Gecebece Mahallesi'nde yaşayan Topaça, küçükbaş hayvancılığını daha iyi şartlarda yapabilmek için her yıl yaz aylarında yüksek rakımlı yaylalara çıktıklarını belirtti. Akseki'nin Yarpuz Mahallesi yakınlarında yer alan 1800 metre rakımlı Kaklıktaş Yaylası'na her yıl çıktıklarını, kasım ayı itibarıyla ise köylerine dönüşe geçtiklerini söyledi.
Topaça, "Anamdan, atamdan davarcılık mesleği kaldı. 73 yaşında olmama rağmen hala hayvancılıkla uğraşıyorum. Yaylaya Mayıs ayında çıkıyoruz, Kasım'da ise dönüş başlıyor. Bu meslek zorlu ama bizim ata mesleğimiz" dedi. Geçmişte hayvanlarını yürüyerek yaylalara çıkardıklarını, ancak şimdi motorlu taşıtlarla taşınarak daha kolay bir şekilde yaylaya ulaştıklarını anlatan Topaça, "Hayvanlarımızı kamyonlarla götürüyoruz, sonra yaya olarak devam ediyoruz. Eşyalarımızı ise traktörle taşıyoruz" diye konuştu.