Megastar Tarkan'ın pandemi zamanı okuduğu "Geçcek geçcek elbet bu da geçcek" şarkısındaki nakaratı geldi bir an aklıma. Aynı şarkıda "Gitçek gitçek elbet bir gün gitçek" dizeleri de var. Bu şarkı 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “hit” olmuştu. Seçimler olacak CHP'nin başı çektiği Millet İttifakı kazanacak Cumhurbaşkanı Erdoğan gidecekti. Hayaller Paris ama gerçekler Ankara oldu.
CHP’nin bu hallere düşebileceği kimsenin aklına gelmezken, bugün yaşanan kaosa bakıldığında, “Yahu bu partide ne çok birbirini sevmeyen adam varmış da haberimiz yokmuş” demekten kendini alamıyor insan. Ben zaman zaman “CHP’nin kurdu içinde” sözlerini duyar da “Nasıl olur?” derdim. Meğerse bu söz doğruymuş. Ama bu sefer kurt büyük, koca partiyi orasından burasında delik deşik etmiş vaziyette.
Biz kavga ve kaosun İzmir cephesine bakalım. Genel başkanlık koltuğuna oturur oturmaz “arınma operasyonları”nı başlatan Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında demediğini bırakmayan, partililerin il başkanlığı önünde “Hain Kemal” sloganları atmasına sesini çıkarmayan Özgür Özel yönetiminin İzmir’deki il başkanı Çağatay Güç’ü görevden aldı. Aldı almasına ama o koltuktan kalkmak zordu! Genç başkan bir hafta direndi. Ama nereye kadar sürecekti. Nihayet önceki akşam bir baskınla koltuğunu devretmek mecburiyetinde kaldı.
CHP Genel Merkezi Güç’ün yerine partide önemli görevler üstlenmiş belediyecilik tecrübesine sahip Utku Gümrükçü’yü görevlendirdi. Görevlendirdi ama CHP İzmir’in yeni başkanı, o koltuğu sükunet içinde değil tıpkı Ankara’da yaşananların bir benzeri şeklinde baskın yaparak teslim alabildi. Güç’ün amacı da buydu. Kendi partililerine bunu yaptırıp, rezili rüsva etmek. Ben Utku Gümrükçü’nün bu oyuna gelmeyeceğinden emindim. Ama yanılmışım.
Zira, Çiğli’den tanıdığım Utku Gümrükçü ile atandığından beri gelişmeler konusunda diyalog içindeydim. Utku Başkan, CHP’nin sağduyu sahibi ileri gelenlerini devreye sokmuştu. Gizli yapılan görüşmelerde Çağatay Güç ikna edilmeye çalışılıyordu. Aralarında partinin milletvekilleri, eski il yöneticilerini vardı. Ancak Çağatay Güç, bir türlü ikna edilemedi. Bilakis “Butlancılar istifa etsin” diyerek meydan okudu.
Bu direnme sabırları zorladı ve sonunda da taşırdı. Pazar akşamı Utku Gümrükçü, bir grup taraftarı ile CHP İzmir İl Başkanlığı binasını bastı. Arbede çıktı. Nahoş olaylar yaşandı. Çağatay Güç’ün iddiasına göre, Gümrükçü’nün adamları silah ve bıçaklıydı. Kapılar zorlandı içeri zorla girildi. Çok şükür ki o hengamede istenmeyen bir olay yaşanmadı. O anlarda milletvekili Deniz Yücel’in ortamı yatıştırmak için sarf ettiği çaba da dikkatlerden kaçmadı. Böylece CHP İzmir’de yeni bir dönem başlarken, Utku Gümrükçü de il başkanlığı hayaline kavuşmuş oldu.
Gelelim İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin “artık CHP'li olmayan” Bağımsız Başkanı Cemil Tugay’a. Geçtiğimiz Cuma günü birdenbire CHP’den istifasını açıklayan Tugay, bu hareketinde birkaç meclis üyesi yakın arkadaşı dışında yalnız kaldı. İki olağanüstü toplantı yapıp, kendi ifadesine göre görüşlerini aldığı bazılarına göre ise istifa baskısı yaptığı ne meclis üyeleri, ne de ilçe belediye başkanlarının hiçbir onu takip etmedi.
Hatta bu gelişmelerin ardından öteden beri iktidar partisine yakıştırılan Tugay için “AK Parti’ye geçecek” iddiaları daha da bir kuvvetli dillendirilmeye başlandı. Bunlardan rahatsız olan Tugay, “AK Parti’ye geçmem asla söz konusu olmaz” açıklaması yaptı. Siyasette hiçbir şey kesin değildir. Rahmetli Demirel’in sözlerini unutmayalım.
Bundan böyle Cemil Tugay için hiçbir şey kolay olmayacak. Zaten zordu. Bir yanda AK Parti cephesinden gelen yoğun muhalefet, diğer yandan CHP’den ayrılmış olmanın gönül kırıklığı. Sanırım Cemil Başkan bir müddet siyasetten uzak duracak. Eğer rahat verirlerse. Ama Özgür Özel’in yol haritası onu da yakından ilgilendiriyor.
Türkiye ve İzmir siyaseti sıcak gelişmelere gebe. Neler yaşanacak bekleyip göreceğiz.