Çocukluğunuzda duygusal olarak ihmal edildiyseniz, aşırı eleştirildiniz ve size tutarsız davranıldıysa; içinde bulunduğunuz kaostan kendinizi korumak için aşırı düşünmeyi alışkanlık haline getirirsiniz. Tahmin edilmeyen davranışlarla sürekli karşı karşıya kalmak, zihnimizde sürekli senaryolar üretmek ve olası hazırlıksız yakalanacağınız durumlara hazırlık yapmak kişiyi aşırı düşünmeye sürükler.
Şu an yetişkinsiniz, artık ne o kaosun içindesiniz ne de kendinizi koruyamayacak kadar savunmasız ama neden hala aynı durumlar karşısında eski alışkanlıklarınızı sürdürüyorsunuz?
Çünkü çocukluğunuzda hayatta kalma mekanizmanız aşırı düşünüyor olmanızdı. Hala kendinizi huzursuz hissettiğinizde bu mekanizmayı kullanmaya devam ediyorsunuz. Bu kalıplar ve davranışlar devam ediyor hala aşırı tetikte gibi hissediyorsunuz. Bu savunma mekanizmanız kendinizi güvende hissetmek için devreye giriyor.
İlişkilerinize bir bakın, eğer ilişkilerinizde güvende hissetmek için kendinizi sürekli düşünürken ve ilişkinizi sabote ederken buluyor musunuz yoksa ilişkilerinizde kendinizi rahatlıkla belirsizliğe açıp sağlıklı ilişkiler için şahsınızı destekliyor musunuz? Yoksa tıpkı çocukluğunuzda yaptığınız gibi belirsiz durumlarda duygusal olarak kaos mu yaşıyorsunuz? İlişkilerde partner seçiminiz tıpkı çocukluğunuzdaki gibi size bu duygusal kaosu yaşatacak kişiler mi oluyor?
AŞIRI DÜŞÜNME
Aşırı düşünerek kendinizi korku ve kaygı hissettiğiniz durumlarda içine girdiğiniz duygusal kaosun sizi hapsettiği bir savunma mekanizması ve siz artık çocuk değilsiniz. Artık ilişkilerinizi dönüştürebilme, sınır koyma saygıyı ve sevgiyi talep etme gücüne sahipsiniz. İlişkilerinizde kendi istek ve ihtiyaçlarınızla kalabilecek güce sahip hissetmiyorsanız ahala bu döngü devam ediyor. Bunu yapabileceğiniz bir kaç öneride bulunmak istiyorum.
- Sezgilerinize güvenmeyi ve değerlerinizle uyumlu hale getirmeyi öğrenin.
- Kırmızı çizgilerinize aşırı odaklanmayı ve bunları takıntı hale getirmeyi bırakın sevgi birazda belirsizliğe kendini açabilmektir.
- Kendinizle bağlantı kurmaya izin veren toksit olmayan ilişkiler edinin.
- Tekrar incinip hata yapacağım korkusu ile sevilebilme ihtimali olan ilişkilere kendinizi kapatmayın.
Unutmayın geçmişin yaraları gelecek korkularını doğurur. Yaralarımız hiç olmasaydı, ona bağlı olan korkuyu asla hissedemezdik. Bu yüzden içimizde ne varsa dışımıza yansıttığımızda o... İçimizde ki yaranın açtığı korkunun kaynağına inerek onun varlığını sürdüren şeyden kendinizi mahrum bırakmayın. O yaranın açtığı korkunun kaynağını görmek ve bugün ve geçmişi birbirinden ayırmak doğru yerden başlayabilmenin en önemli adımı olacaktır.
Herkese yeni yılda kendi sesini daha fazla duyacağı, içindeki sevginin gücünü diğerleri ile paylaşabileceği güzel bir yıl diliyorum.