Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda yürütülen “Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında makine mühendisliğinin geleceği ele alındı. “Mühendislik ve Üretim Teknolojileri Doğrultusunda Makine Mühendisliğinin Geleceği” başlıklı söyleşi, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirildi. Etkinliğin koordinatörlüğünü, Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Konstrüksiyon ve İmalat Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Nilay Çömez üstlendi.
MAKİNE MÜHENDİSLİĞİNİN ÇALIŞMA ALANLARI
Söyleşide makine mühendisliğinin güncel çalışma alanları, sektörde yaşanan teknolojik değişimler ve mesleğin gelecekteki konumu uzman isimler tarafından değerlendirildi. Programda, makine mühendisliğinin disiplinlerarası yapısına ve farklı sektörlerdeki rolüne dikkat çekildi.
“GELECEKTE DE ÖNEMİNİ KORUYACAK”
Makine mühendisliğinin geniş istihdam alanına sahip mesleklerden biri olduğunu belirten Arş. Gör. Altan Aytaç Karakuş, mesleğin farklı sektörlerdeki önemine vurgu yaptı. Karakuş, “Makine mühendisliği, bugün dünyada en geniş istihdam alanına sahip mesleklerden biri konumundadır. Üretimin ve sanayinin var olduğu hemen her sektörde makine mühendislerine kritik bir ihtiyaç duyuluyor. Bu çok yönlü yapı ve geniş çalışma sahası, mesleğimizin gelecekte de önemini ve popülerliğini koruyacağının en büyük kanıtıdır” dedi.
UYGULAMALI EĞİTİMİN ÖNEMİ
Sektör temsilcisi Makine Mühendisi Deniz Gündüz, mühendislik eğitiminde teorik bilginin uygulama deneyimleriyle desteklenmesinin iş hayatındaki önemine değindi. Gündüz, “Mühendislik süreci yalnızca tasarım aşamasından ibaret değildir. Bir fikrin tasarlanmasından üretime aktarılmasına, uygun üretim yöntemlerinin belirlenmesinden kalite kontrol süreçlerine ve nihayet ürünün pazara sunulmasına kadar olan her aşama mühendislik disiplininin bir parçasıdır. Üniversite yıllarında yapılan uygulamalı çalışmalar bu noktada hayati önem taşıyor. TÜBİTAK yarışmaları, roket takımları ve otonom araç projeleri gibi platformlarda yer alan öğrenciler, henüz mezun olmadan sektörün dinamikleriyle tanışma fırsatı yakalıyor. Bu deneyimler ve staj süreçleri, mezunlarımızı iş hayatına çok daha donanımlı ve hazır bir şekilde taşıyor” diye konuştu.
YAPAY ZEKANIN MÜHENDİSLİKTEKİ ROLÜ
Programda mezun deneyimlerini paylaşan Arş. Gör. Fırat Mavi, teknolojinin makine mühendisliği alanına etkisi ve yapay zekânın gelecekteki rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu. Mavi, “Yapay zeka teknolojileri, makine mühendisliği alanında özellikle veri analizi ve üretim süreçlerinin iyileştirilmesinde devrim niteliğinde katkılar sunuyor. Ancak yapay zekânın mühendislerin yerini alması mümkün değildir. Çünkü mühendisliğin temelinde insan aklı, analiz yeteneği ve karmaşık problem çözme becerisi yatar. Yapay zekâ, bizlerin karar alma süreçlerini destekleyen ve verimliliğimizi artıran güçlü bir araçtır. Teknolojik gelişmeler ne kadar ilerlerse ilerlesin, son kararın her zaman mühendislik bilgisi ve insan muhakemesiyle verileceği unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, makine mühendisliğinin gelecekteki yol haritası ele alındı.