in ,

‘Gıda krizi artık kapımızı çaldı’

Buğday krizini değerlendiren Başkan Çakıcı, “Muhakkak ithal edeceğiz. F,yatlar yükselecek çünkü ülkeler kaynakları paylaşmak istemiyor” dedi

Tarım analiz firması Gro Intelligence’a göre rezervlerde dünya tüketimine 10 hafta yetecek kadar buğday kaldı. Bu rakamın 2008 finansal krizinden bu yana görülen en düşük seviye olduğu belirtiliyor. Bu seviyenin tahmin edilenden daha kötü olduğu değerlendiriliyor. Devletler küresel buğday stoklarının yıllık tüketimin yüzde 33’üne denk geldiğini savunurken Perşembe günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gıda güvenliği üzerine yapılan toplantıda konuşan Gro Intelligence CEO’su Sara Menker bu oranın aslında yüzde 20’ye yakın olduğunu söyledi.
Bu anlamda buğday krizinin nedenlerini, sürecin nasıl ilerlediğini ve Türkiye’ye nasıl yansıyacağını değerlendiren İzmir Ziraat Odası Başkanı Hakan Çakıcı, “Dünya genelinde gıda krizinin başlangıcındayız. Öncelikle tarımda kullanılan girdiler ile ilgili sorun global. Bu ise aslında savaşla bağlantılı. Rusya ile ilgili yaptırımlar var. Özellikle gübrede ihraç sırasında birinci sırada Rusya var. Enerjide doğalgazda da dünya Rusya’ya bağımlı. Lojistik ile ilgili sorunlar sıkıntılar var. Keza savaş iki ülke buğday üretiminde ön sıralarda aynı zamanda. Arpa, ayçiçeği gibi… Hindistan’dan almayı düşünüyorduk fakat tedarik sorunu yaşandıkça tüm ülkeler kaynakları koruma yönünde hareket etmeye ve ihracatı kısıtlamaya başladılar. Gıdaya artık para olsa dahi ulaşamıyorsunuz. Vatandaşın alım gücü apayrı bir çıkmaz. Gıda krizi kapımızı çaldı” ifadelerini kullandı.

REKOLTE TAHMİNİ DÜŞÜK
Türkiye’nin gıda krizi ve buğday sorunu açısından nasıl bir konumda olduğunu ifade eden Çakıcı, “Hasatlar başlayacak, kışlık ekimler başlayacak ve piyasaya sürülecek. Rekoltenin düşük olacağını düşünüyoruz. Kendi ihtiyacımıza yetmiyor. Lojistik sorunları var. Pandemide de bu oldu. Kuraklık oldu, gübre krizi oldu. Çiftçi kısıtlı kullandı ve bu durum verime yansıdı. Kriz yakında. Ürünlerin pahalanması vatandaşı çok yoracak. Fakat bir de raflarda bulması sorun. Para varken dahi ulaşamazsınız. Rekoltemizi düşük tahmin ediyoruz. Bu anlamda kesinlikle ithal etmek zorundayız” dedi.

‘ÇİFTİ SAHİPSİZ BIRAKILMASIN’
Çiftçinin ciddi sorunlar yaşadığını belirten Çakıcı, özellikle bazı politikalar geliştirilmesi neticesinde rekolte sorunlarının baş gösterdiğini vurguladı. Su sorunu ve girdi maliyetleriyle artık çiftçinin üretim yapamadığını, özellikle gençlerin artık çiftçi olmadığını sözlerine ekleyen Çakıcı, “Son gübre sorunu verimi etkiledi, yağışlar pek etkili olmadı. Kışın yağdı ama buğdayın istediği yağış olmadı. Verimi düşürecek diye düşünüyoruz. Bulunmayınca fiyatı yükselecek. Hep dile getiriyoruz. Uzun dönemli tarım politikaları şart. Şimdi herkesin gündemi oldu. O dönemlerde önlem alsaydık, paramız var ithal ederiz mantığını bıraksaydık, kendi üretimimizi artırmamız lazım. Stoklanan ve borsalarda bile değerlendirilen ürünler. Yaş meyve ve sebze depolanamaz ama dengeyi hiç kuramadık. Çiftçiyi sahipsiz bırakırsanız para eden ürünü eker. Bu üretim planlaması iklim krizine göre revize ederek çalışmalıyız. Geçen kış buğday ekilecek alanları belirlememiz lazımdı. Ekim ayında buğday ekilecek önlemleri almalı devlet. Ancak bu şekilde çiftçi ekebilsin. Zarara ugruyor çiftçimiz. Bu zararı ödemezsek, ekmez. Çiftçilerin güvenceleri yok. Genç çiftçi yok. Onun yerine asgari ücret masa başı işler, sosyal anlamda da gence hitap ediyor. Tarım politikaları için hala bir şey yapılmıyor. Döviz ile alınan ürünün desteklenmesi zor. Mazot faturasından bel doğrulmuyor. 50 liraya meyve alınıyor. Artık dilim karpuz görüyorsunuz. Bir yerden politikalara başlanmasını umut ediyoruz yoksa kötü günler bizi bekliyor” diye konuştu.

Rana Beyza Öztürk / Özel Haber

Rüya gibi seyahat-2

izmirin-iki-ilcesindeki-orman-yanginlarinda-12-hektarlik-alan-zarar-gordu

İzmir’in iki ilçesindeki orman yangınlarında 12 hektarlık alan zarar gördü