in ,

Gıda sahtekârının canı fena yanacak!

Halk sağlığını tehdit eden sahte gıda uygulamalarıyla ilgili yeni yasa yolda. Gıda mühendisleri, taslağın çözüm odaklı olduğunu ancak denetimlerin de artması gerektiğini belirtti

gida-sahtekarinin-cani-fena-yanacak

Vatandaşın sağlığı kadar ekonominin de en önemli tehditlerinden taklit, tağşiş ve hileli gıda uygulamalarıyla ilgili TBMM harekete geçti. Korona virüs (Kovid-19) nedeniyle çalışmalarına ara veren Meclis’in çalışmaya başlamasıyla ilk gündem maddelerinin arasında sahte gıdayla halk sağlığını riske atanlar geliyor. Çalışılan yeni yasa taslağı da yavaş yavaş şekilleniyor. Buna göre Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdada sahtecilik yapan firmaları sadece ifşa etmekle kalmayarak daha ağır yaptırımlar uygulayacak. Yasa teklifinde yer alan maddelere göre halk düşmanlarının, firma isimlerini değiştirerek çalışması engellenecek, yasalara aykırı şekilde üretim yapan firmaların kapatılması söz konusu olabilecek. Kötü malı iyi gösterme, kaliteli bir malı ambalaj ve etiketiyle taklit etme veya maliyeti düşürücü müdahalelerin cezaları da arttırılacak. Ayrıca suçun tekrarı durumunda hapis cezası verilebilecek. Yasa ayrıca medya üzerinden gıda ile ilgili yapılan yayınlara da düzenleme getiriyor. Bilimsel verilere dayanmadan yapılan yanıltıcı yayınları yapanlara ve basın kuruluşları dahil yaptıranlara da ceza kesilecek. Bakanlık bu denetimler için bilim komisyonu oluşturacak.

‘BU DENETİM YETMEZ’

Konuyla ilgili konuşan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı İbrahim Uğur Toprak uzun yıllardır gıdada sahtecilik yapan firmaların ifşasının yetmeyeceğini belirterek “Hep söylüyoruz, taklit ve tağşiş kapsamı dışında ürünlerin mikrobiyolojik analiz sonuçları da açıklanmalı, pestisit kalıntı limitini aşan ürünler ile aflatoksin, okratoksin sınır değerlerini aşan ürünler, bunları piyasaya süren firmalar da ifşa edilmeli. Ayrıca cezaların daha caydırıcı olması, gerekirse bu firmalar kapatılması, başka bir isimle faaliyete başlamalarının engellenmesi, ticaretten men edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada söylemlerimizin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. Para cezasının miktarı önemli. Aynı suçun tekrar sıklık aralığı için bahsi geçen 2 yıl uzun bir süre oldukça uzun. Cezaların yaptırımının olabilmesi için denetimlerin arttırılması gerekli. Verilere göre Bakanlık bünyesinde görevli gıda kontrolörü sayısının 7 bin 4. Ülkemizde yaklaşık 688 bin 159 gıda işletmesi bulunuyor. Bu dar kadroyla ülke genelinde 1 milyon 215 bin 996 denetim yapılmış ve bunların sadece 174’ü için savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş. Bu kadar az uzmanla, işletme başı yılda ortalama bir kez yapılan denetimle halk sağlığı ve gıda güvenliği sağlanamaz” dedi.

YA GIDA ENFLASYONU?

Firmalara bu konuda kesilen cezaların, kazandıklarının yanında yetersiz olduğunu belirten Başkan Toprak, yeni yasanın bu durumu değiştirebileceğini vurguladı. Firmaların başka isimle faaliyetlerine devam etmelerinin önüne geçilebilecek olması, sicile işlenip ticaretten men edilecek olması da önemli bir adım diyen Uğur Toprak, “Ancak dediğimiz gibi sadece yasada bulunması yeterli değil, denetimlerin arttırılarak uygulamaya konması mutlaka gerekiyor. Ayrıca, dünya genelinde düşüş göstermesine rağmen ülkemizde hemen her ay önlenemeyecek şekilde artan gıda enflasyonu durdurularak vatandaşın alım gücünün arttırılması taklit ve tağşiş ile mücadelede önemli bir adım olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘GEÇ BİLE KALINDI’

Yasa taslağı hazırlanırken Gıda Mühendisleri Odası’ndan direkt görüş alınmadığını, ancak taslakta bugüne kadar değindikleri başlıklara yer verildiğini gördüklerini aktaran Toprak, süreç için geç kalındığını da vurguladı. Başkan Toprak şunları söyledi: Bakanlığın ilk hileli gıda ifşasını 2012 yılında yapmış olduğunu düşünürsek kesinlikle geç alınmış bir önlem diyebiliriz. Gıdalardaki taklit ve tağşiş gerek küçük gerekse büyük işletmelerde rastladığımız bir durum. Ciddi yaptırımların olmaması nedeniyle bir türlü önüne geçilemiyor. Bu da ciddi bir halk sağlığı sorununa, haksız rekabete ve topyekûn gıda sektörünün lekelenmesine sebep oluyor. Bu nedenle bir an önce yasanın yürürlüğe alınıp sıkı denetimlerle uygulanması sağlanmalı. Bu denetimleri yapan, iş yükü ağır olan gıda kontrol görevlilerinin de özlük hakları iyileştirilerek, can güvenlikleri sağlanmalı.

Utkucan AKKAŞ / Özel Haber

mhpli-osmanagaoglundan-soyere-tek-adam

‘Erken seçim iddiaları boş’

ders-zili-degil-tehlike-cani

Ders zili değil tehlike çanı