Güçlü bağışıklık için doğru beslenme

Abone Ol

İnsan sağlığını etkileyen faktörler genetik ve çevre koşulları olarak karşımıza çıkıyor. Kalıtsal örüntü dizileri değiştirilemezken kişinin içinde bulunduğu çevre kalıtımı oluşturan genleri değiştirebiliyor. Sağlıkla ilgili sonradan içinde bulunulan bu faktörlerin başında da beslenme geldiğini biliyoruz. Beslenme vücudun sadece anlık ihtiyacını karşılamakla kalmayıp uzun vadede fiziksel ve ruhsal dengesini, olumsuz koşullara maruz kalındığında ise savunma sistemini oluşturmaya devam ediyor. Yeni tanımlanmış hastalıklar, salgınlar ve enfeksiyonların da kimi bünyede şiddetli kimi bünyede ise etkisiz halde olması toplumun nasıl beslenmeliyiz sorularına cevap oluyor. Yetersiz ve dengesiz beslenme vücut direncini azaltarak enfeksiyonlara zemin hazırlamakta ve dış ortamdan gelebilecek herhangi bir hastalığın ağır seyretmesine hatta ölümcül etkiler yaratmasına neden olur. Bu sebeple salgınlar karşısında vücudumuzu savunabileceğimiz en iyi koz bağışıklık sistemi.

Bağışıklık sistemini güçlendirme adına öncelikle yapılması gereken olumsuz faktörleri hayatımızdan çıkarmak veya en aza indirmek. Bunlar dengesiz beslenme, sigara ve alkol kullanımı, uyku düzensizlikleri, fiziksel aktivite azlığı, yüksek stres ve kaygı olarak sıralanabilir.  

Peki, bağışıklığı güçlendirmek için nasıl beslenmeliyiz?

Sağlıksız diyet modellerinden uzak durun. Meyve ve sebzeden zengin, yeterli hayvansal protein ve sağlıklı formda yağların ön planda olduğu diyet modelleri, örneğin Akdeniz Diyeti var olan bağışıklığın daha hızlı yenilenmesini sağlayarak vücut direncini artırmaya devam edecek.

Düzenli su tüketin.

Zengin ve dengeli kahvaltı yapın.Tabağa salatalık, domates, maydanoz, dereotu, nane, roka, biber gibi çiğ sebzeler ekleyerek de tabağın hem vitamin hem de posa içeriğini daha kaliteli hale getirebilirsiniz.

Bir Ege klasiği olan, İzmir sofralarının vazgeçilmezi ve bağışıklık sistemi destekçisi zeytinyağına da dikkat etmek gerekiyor. Her ne kadar sağlıklı yağ grubunda da olsa zeytinyağının fazla tüketimi vücutta yağlanmaya yol açarak kronik hastalıkları tetikler ve bağışıklık sisteminin dolaylı olarak zarara uğramasına neden olur.

Beslenmenize ara öğünler ekleyin. Fonksiyonel besinlere ve probiyotiklere yer verin. Fonksiyonel besinler temel beslenmenin ötesinde sağlık yararı bulunan besinlerdir ve içerdikleri flavonoidler, polifenoller ve fitosteroller sayesinde bağışıklık sistemini destekliyor. Bu besinler sarımsak, soğan, ceviz, zeytinyağ, turunçgiller, keten tohumu, karabuğday ve chia tohumu olarak sayılabilir. Probiyotikler ise belirli mitarda alındıklarında sağlığı olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalar. Probiyotiklerin besinsel kaynakları mide ve safra asitlerine dayanıklı olan laktobasiller, bifidobakteriler, enterokoklar ve steptokokların kullanıldığı yoğurt, peynir, kefir, turşu gibi fermente ürünler. Bu besinler antikor üretimini etkileyerek ve bağırsak sistemindeki toksinleri temizleyerek bağışıklık sisteminin yenilenmesini destekliyor.