Güçlü insanlar güçlü nesiller yetiştirir

Abone Ol

Yaşanan her olay zihinde yer eder. Kimi iyi şekilde, kimi kötü şekilde... İyiler yüzümüzde tebessüm uyandırır, kötüler gözlerimizi yaşartır. Tebessüm uyandıranları hatırlamak güzeldir. Peki ya gözlerimizi yaşartanlar? Acı, kırgınlık, öfke, nefret, hüzün şeklinde iz bırakanlar? Yüreğimizi yakan, içimi kasıp kavuranlar? Onlar ne olacak?

Yaşanan kötü olaylardan ders alındıktan sonra geçmişe sünger çekmek, hayat yolunda ilerlememizi sağlar. Aksi takdirde yerimizde sayarız. Tıpkı çizilmiş bir plak ya da tekerleği dönmeyen arabalar gibi… Oysaki hepimiz biliriz çizilmiş plaklarda keyifli bir müzik dinleme deneyimi yaşayamayız. Ya da tekeri dönmeyen arabalar bizi a noktasından b noktasına taşıyamaz. Yani bunlar yararsızdır. Tıpkı geçmişe takılıp kalan insanlar gibi…

Zamanında ne kadar sıkıntı yaşanırsa yaşansın, geçmişi geçmişte bırakmayı öğrenmek gerekir. İnsanız, hepimizin zaman zaman altından kalkamayacağımız ağır sorunlarımız olabilir. Hatta bu sorunlar o kadar ağırdır ki, altından kalkmak şöyle dursun, altında kalıveririz. Bu tarz durumlarda tıpkı bir hacıyatmaz gibi, yere düşmeden toparlanmayı bilmeliyiz. Hayatın içinde esnek olabilmek her zaman kazanmamızı sağlar.

Sorunlar karşısında aciz kalmak ve yanlış yollara sapmak, daha çok sıkıntı yaşamamıza sebep olur. O yüzden sakin, aklı başında kararlar alarak ilerlemek yaşam yolunda attığımız adımların daha sağlam olmasını sağlar. Yetişkin bir insanın izleyeceği yol da bu olmalıdır. Çünkü yetişkin insanlar, başına bir olay geldiği zaman sağlıklı bir şekilde çözümler üretirler. Hiçbir problem çözümsüz değildir. Sadece çözüm yollarını bilmiyor olabiliriz. Ya da o an için aklımıza gelmemiştir.
Çevremize şöyle bir baktığımızda, aşağı yukarı aynı problemleri yaşamış insanların farklı sonuçlara ulaştığını görürüz. Çünkü tıpkı parmak izlerimiz gibi, olaylara verdiğimiz tepkiler de farklıdır. Bu, duygu dünyalarımızın birbiriyle aynı olmadığının da bir kanıtıdır. Örneğin, karşı karşıya kalınan bir hastalıktan sonra bazı insanlar hobilerine ağırlık vererek dikkatini başka yöne çeker ve iyileşme sürecine girer. Bazılarıysa “bu benim başıma neden geldi, ben artık iyileşemem” diyerek moralman çökmektedirler.

Önemli olan, sürekli hayal kırıklığı denizinde yüzmek yerine, can simidi olan mantığı devreye sokmaktır. Sağlıklı kararlar alabilmek, faydalı çözümler üretebilmektir. Sakinliğin ve esnekliğin insana çok şey kazandırdığını bilmektir. Eğer yaşadığımız karanlık günler tıpkı bir karabasan gibi üstümüze çöktüyse, o uykudan uyanmaktır. Yılmamalı, cesur olmalıyız. Zorluklar karşısında kendimizi motive etmeyi bilmeliyiz. Yaşadığımız sürece her şeyle
karşılaşabileceğimizin bilince olarak yaşamalıyız. Ancak bu şekilde, hayatın içinde dimdik durabilir, güçlü bir insan profili çizebiliriz. Unutmamalıyız ki güçlü insanlar güçlü nesiller yetiştirir. Geleceğe bırakılacak en iyi armağan da budur.