Hakemlikte tamam da insanlıkta kokartınız ne?

Abone Ol

24 yılda gittik, 2 dakika sürmedi, bitirdik. Oysa ne büyük hayallerimiz umutlarımız vardı. Bir dahakine gidebilir miyiz? Kimlerle nasıl gideriz, gidersek biz görebilir miyiz? Bilemem. Umarım bir 24 yıl daha beklenmez. Üç kez (A) Milli takım olarak gittik 'dünyanın kupasına' 1954, 2002, 2026'da. Üç kez de dört hakemimizle katıldık FİFA World Cup'a. 1974'de Doğan Babacan (merhum) ile gittik hem düdük çaldı hem de 1 kez yardımcı hakemlik yaptı. 2014 ila 2018'de de Cüneyt Çakır ile Bahattin Duran ile Tarık Ongun gururumuz oldular. Takımımız ile hakemlerimiz hiç çakışmadı. Birbirlerine sırasını verdi. 2030'da hakemlerimizi de gönderelim, denk gelsinler. Şimdiden hazırlayalım, umut işte. Hakem Tori Penso, yardımcı hakemler Brooke Mayo ile Kathryn Nesbitt, ilk kez erkeklerin yer aldığı bu şampiyonada, görev yapan üç kadın hakem olarak tarihe geçtiler. 2022'de Stéphanie Frappart ilk kadın hakem oldu, Fransız. Katia Garcia (Meksika), Salima Mukasanga (Ruanda), Yoshimi Yamashita, (Japonya), Neuza Back (Brezilya), Karen Diaz Medina (Meksika) ile Kathryn Nesbitt de (ABD) görev yaptı. Kompleks yapmaya gerek yok, kadın hakemlerimize daha çok güvenmemiz gerekiyor. Robottan farksız teknik donanımla çıkıyorlar zaten. Hiçbir eksik yönleri yok, sadece birazcık yabancı hayranlığı ve de kompleksimiz var. Geçmedi gitti. Kadın hakemlerimizin kondisyon da fevkalade, erkekleri geçiyorlar koşu sınavlarında. İçe kapanmanın hiç de zamanı değil. Asen Albayrak ile Melek Dakan'ı dünya kupasına göndermeliyiz. Hatice Aydın Duygu ile Gamze Durmuş Pakkan da FİFA. İyi ekip. Esra Arıkboğa, Arzu Görgün, Merve Turan Tuna, Gizem Arık, Ayşe Nida Portakal, Berivan Dilmaç, Damla Su Kasaroğlu, Fatma Gül Kılınç, Zahide Polat ile Zeynep Çelik'ten çok umutluyum takipteyim FİFA yardımcı hakemlerimiz. Erkeklerden de Balıkesir'den Oğuzhan Çakır ile Adnan Deniz Kayatepe, İzmir'den de Reşat Onur Coşkunses dünya kupasına adaylarımdır İzmir'den, 4 yıl sonrasını hesapladım yaşlarını da. Neden olmasın? Dünya Kupası'nda, Avrupa Şampiyonası'nda gidince, Milli takımımız 'takımımız daha ileride'. Hakemlerimiz gidince de 'Türk hakemliği daha önde' gibi, saçma sapan laflar ediliyor. Ne alakası var. Her ikisi de bize özgü oysa. Sütlaç ile kazandibini karşılaştırır gibi, temel aynı. Liglerimiz de kalite düşünce hakemlerimizde de performans düşüyor, tek gerçek de bu.

NİĞDE'YE BOR'A SELAM OLSUN

Bizde ise 'dünya kupasına gidemeyen' FİFA kokartlı hakemlerimiz, gözlemcilik, yorumculuk, spor yazarlığı yapıyor. VAR hakemliği mesela, pekâlâ yapabilirler. Kopamıyorlar, kopmasınlar. Mustafa Çulcu, Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Fırat Aydınus, Deniz Ateş Bitnel, Timur Tekinarslan, Bahattin Duran, Hüseyin Göçek FİFA'larımız, organizasyonlara davet ediliyor. FİFA değil ama 'Gönül adamı' Muğla'da Marmaris'te Mutlu Çelik de var. Başlama vuruşu yapıyorlar, düdük çalıyorlar, katkıda bulunuyorlar. Yaşam ne garip şey. Lütfen alıcılarınızla oynamayın, kimseyi zan altında bırakmak değil işim, gücüm. Kimleri gördük kimleri yaşadık. Bir zamanlar utanmadan sıkılmadan 'korsan hakemler' denirdi. Şimdinin 'aranan hakemleri' oldular. Davet edenler sağ olsun, Muharrem Kırbaş 'Gönüllerin FİFA'sı''. Maşallah hala fit, idman yapıyor, koşuyor, çabalıyor. Salmadı kendini, böyle olmalı aslında. Kimseye engel olmuyorlar, yolunu kapatmıyorlar. Garip kararlarla, kendi insanımız üstelik saldırılarıyla 'memlekette hakem kalmadı'. Bugünler iyi günlerimiz gün gelecek maç yönetecek hakem bulamayacaklar, özellikle amatör liglerde. Vazgeçilmez sanılmamak, dünyanın merkezi sanmasını önlemek gerek hakemlere. Sayı düşünce, böyle oldu. Birçoğu kendini böyle sanıyor, oysa yanlış mantık. Bir hakemin en büyük rakibi kendidir, ta kendisidir. Timur Tekinarslan, bir aralar Seçim Demirel ile videolu pozisyon yorumları yaptı, eğitim amaçlı. İkisi de FİFA Kokartlı. Kırmadan, dökmeden amaç eğitim olunca böyle oluyor. Tee yıllar önce İzmir Kemalpaşa'daki amatör maça çıkmıştık. O gün anladım öğrendim, zerre değişmedi. Çok iyi insandır, adamdır Timur Tekinarslan tanıdığıma pişman olmadıklarımdandır. Niğdelidir, Bor'dan. Müzik dünyasının yeni isimlerinden, iyi yorumcu Orkun Belenli yeğenidir. Niğde Valisi Niyazi Özdemir, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Bor Balkan Türkleri Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Erkan Özgen, UBK Niğde Temsilcisi Necmi Pişkin'in katkı ve destekleriyle, katıldılar da. Timur Tekinarslan Spor Köşesi açıldı, Niğde'yi Bor'u FİFA kokartıyla her yerde, yurtdışında da en iyi şekilde temsil etti. Tebrik ediyorum Timur hocam, büyük gurur ve onur. Unutmayanlar, memleketinin takımına kulübe hakemine sahip çıkanlar, sağ olsun iyi ki varlar. Hakemlik böyle bir işte. Böyle anladım. Kiminin FİFA olduğu unutulur, ismi silinir gider. Kimi FİFA olamaz, yapmazlar gönüller de yer eder. ''Zirveye (merdivenleri, basamakları, yokuşu) çıkarken karşılaştığınız insanlara iyi davranın, inerken yine onlarla karşılaşacaksınız" diye, harika bir sözdür. Tepede iken öyle havalara girmeye gerek yok. Kokartın ne olursa olsun, önemli olan da nasıl iz bıraktığındır. Kokartlar gelip geçicidir. İçimden geleni yazdım, arkadan konuşmadım. Takarsın çıkartırsın. Maç gibi başlar, biter. FİFA merkezdeki listede adın kalır, o kadar. Ya da gönüllere yerleşirsin. Peki sizlerin yüreklerdeki kokartınız ne? Adı geçenler öyle de geçmeyen böyle değil. Anlamaya bağlı, tıpkı futbol oyun kuralları gibi. İyi haftalar diliyorum FİFA olanına da olamayanına da önce insan olana, insan kalabilene, 'iyi insanlara' selam olsun....