'Hakem yok, yetişmiyor, hakem gelmiyor, erkenden bırakıyorlar, sabretmiyorlar, hedef koymak tamam da daha yolun başında olmaz ki, haklılar hakları olan zaten az miktardaki ücretler çok geç yatırılıyor, torpilin olduğuna inanıyorlar, haklarının yendiğini sanıyorlar, haklı olanlar da var, para için şöhret için tanınmak için başlıyorlar, vs...' İçinde şahsi görüşlerim de var, camianın genel kanısı da. Ülke genelinde hakem sayısı çok az. Yetmiyor, bu net ve aşikâr, gerçek. 400 genç başlıyor, çok değil 5 yıl dolmadan sayı 6'ya iniyor. Evet evet 400'den 6'ya. %1,5 yani. Rezalet, komedi, utanç, ayıp. İlla yapacaksın diyemezsin. Zorlamayla, ite kaka da hakemlik yapılmaz, hakem olunmaz. Olunca da olsa olsa onun adı başka bir şey olur. Talip oldum, dilekçe bile yazdım gönderdim. Haberiniz var mı ? Okuyan oldu mu, bilemiyorum. Dönüş olmadı, yansıma olmadı, sümen altı oldu yani. U ile başlayan liglere bizim gibi hakemler, çıksın yönetsin, henüz 10 ile 16 yaş gençlerin maçlarını. Temiz, art niyetsiz, hormonların devreye girmediği dönemler. Tribünde, kenarda her şeyi bilen, bildiğini sanan yakınları, ailesi, hocaları. Hakemlerin daha ilk maçları. Acemi, tecrübesiz, toy. Normal, nerede öğrenecek ki. Oynayan bilmiyor, yöneten bilmiyor, diğerleri de bilmiyor. İşin garibi emniyet de istenmiyor. Hepsi filiz, çiçek, tomurcuk daha. Pamuklara sarıp sarmalamak gerek. Yakmanın anlamı yok. 5 yıllık hakem iken, 24 yaşındaydım 'Daha erken, sıranı bekle' dediler, sonra 'Aaa geç kaldın' dedi birkaç kişi. 'Pistte çılgınca koşan ama sahada koşacağı, duracağı yeri bilmeyenlere' kapıları ardına kadar açtılar. Buna karar verenler de tam tersi 'Yürüyerek maç yöneten, çoğu da kilolu, kısa boylu olanlar, tek kelime yabancı dil bilmeyenler. Gecikmiş intikam, öç, ruhunu aklama çabası. Ücret filan da istemedik, sadece yol ücreti verilsin yeter diye de belirttim. 'Baş edemezler' diye düşündüler herhalde. Diğer liglere verin o evlatlarımızı. Hakem açığı da kapanır böylece. Yeni kurslar da açılıyor. 'Hakemliğe başlamak için tam vakti' aslında. Sizi bekleyen mutlaka bir il vardır, mutlaka. Edirne'de 17 Ekim'de, İzmir'de, Kahramanmaraş'ta ve Balıkesir'de 24 ekimde aday futbol hakem kursu başlıyor. Sonra demedi, demeyin, darılırım.
U LİGLERİ EN ÖNEMLİSİ
Şimdi isimler yazacağım, sıfatları, sıralama, ünlülük dereceleri hiç de önemli değil. Ayıp olmasın diye sıraya da dizmeyeceğim, konumuz bu değil. Riyakarlık olmaz, bizde. Ortak noktaları yıllarca maç heyecanı yaşamış, düdük çalmış, bayrak kaldırmış hakemlerimiz, kardeşlerim, hocalarım. Boşuna yazmıyorum, 'hakemlik tek taraflı aşktır, sevdadır' diye. Hastalık, alışkanlık, bağımlılık gibidir. Bitmez, geçmez, şifası yok. 'O düdük illa ki çalacak, öttürülecek'. Futbolculuk gibi değildir, meleke, karar verme, istediğini yapabilme aynen devam eder. Ayak yere değiyorsa, nefes alabiliyorsan, görüyorsan, yeter. En üste çıksa da hakemin arzusu bitmez. Sahada kendini beğenir ama yerini asla beğenmez, daha yüksek olmalıydı. Düdük çalarak kendini teskin eder. O topu eline al, kolunu kaldırıp düdüğü üflemek var ya. Büyük hazdır. Keman çalmak, piyano çalmak, saz çalmak gibi. Bu arada bu aletlerin hiçbirini çalamam, yetenek yok ki. Çok daha büyük haz olmalılar, ukalalık gibi olmasın. Hakemlik o kadar da zor değil. Bildiğiniz, tanıdığınız, aşina isimler; Ahmet Çakar, Binali Kartal, Bülent Kökten, Hüseyin Göçek, Deniz Ateş Bitnel, Satılmış Kavacıklı, Muharrem Kırbaş, Erdinç Derya, Bahattin Duran ve daha birçok isim. Şahsım da var. TFF'den edep, terbiye, disiplin almış isimler. Ülke genelinde sayı çok çok artar. 'Korsan hakem' denirdi, korsan ticari araç değil ki. Başkasının emeğinin çalmak, sandılar. Hiç de öyle değil. Korsan değil ah bir arasan. TFF'de MHK ile İHK her maça hakem göndermez, göndermiyor. Yasaklı olanlar da var. Ücret de çok fazla isteniyor. Hazırlık maçları, master lig maçları, turnuvalar. Onlar da insan, sporcu, futbolcu. Kim yönetecek peki. Ee hakemsiz de olmaz. Yoldan geçene düdük vermekle de olmaz, bu işler. Üstteki isimler davet ediliyor, organizasyonda ter atıyorlar. Nasılsa serbest, özgürler, kokart takmaya da gerek yok. Böyle tecrübeli isimleri onlarcasını, U-10'dan itibaren verseniz. İyi olmaz mı ? Türk futbolu ve hakemliği için daha büyük yatırım olmaz mı ? Ne diyorlar ne yapıyorlar, 28 yaşındaki, 8 yıllık hakeme, 'Yaşlandın, yükseltmeyiz, hadi güle güle'. İlla herkes FİFA hakemi mi olacak. Herkesin amcası, babası, dayısı yok ki. Lütfen üzerinize alınmayınız, sözüm meclisten dışarı, camiadan içeri hem de tam içine. Kalın sağlıcakla, derdi bana düştü.