in ,

Hastalar şifayı 184’te arıyor!

Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi Hattı’na (ALO 184 SABİM) gelen şikayetler doktorlara saç baş yolduruyor. Sendikacılar çalışanların yaka silktiğini söylüyor

hastalar-sifayi-184te-ariyor

Sağlık Bakanlığı‘nın uzun yıllardır uygulanan ve hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla devreye aldığı 184 numaralı şikayet hattı iddialara göre doktorları zorda bırakıyor. Hasta şikayetlerine yanıt vermek için gelen dilekçelere cevap yazarak mesai harcayan hekimleri zorda bırakan uygulamada ortaya çıkan son rakamlar ve gündeme taşınan şikayetler ise neredeyse ‘Pes’ dedirtiyor. Bakanlığın açıkladığı istatistiklere göre, yaklaşık 150 bin doktorun görev yaptığı sektörde geçtiğimiz yıl gelen kayıtlı şikayet sayısı ise ayda 300 bine ulaşıyor. Yani, görevini yapan her doktor ayda en az 2 sefer şikayetle karşılaşıyor. 184 Çağrı Merkezi çalışanlarını dert babası, doktorları da adeta günah keçisi haline getiren hasta şikayetlerinde ise adeta yok yok…

FIKRA GİBİ!

184’e gelen şikayetler hakkında Ege Telgraf‘a değerlendirmede bulunan Türk Sağlık Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Barış Koçak, şikayetlerin sağlık personelinin elini kolunu bağladığını, hastaların da alacağı hizmet kalitesini düşürdüğünü belirtti ve “Mesela bir vatandaş doktora gittiğinde kendisine ilaç yazıldı mı, o doktordan daha kötüsü yok. Çünkü kendisinden tahlil, röntgen istemedi, kendisini hastanede kapı kapı gezdirmedi. Şikayetler böyle böyle oluşuyor. Aynı durum 112’de de yaşanıyor. Ambulansı taksi gibi kullanmak isteyenler oluyor. İzmir’de gelen 12 bin çağrının yarısından fazlası asılsız çıkıyor. Bu rakam sadece 184’e gelen şikayetleri kapsıyor. Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerdeki hasta iletişim birimlerine, CİMER’e de (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) şikayette bulunuluyor. Yani üç farklı yerden şikayet ediliyoruz. İşin ilginci gelen her şikayete cevap vermemiz gerekiyor ve savunma yapılmadığı takdirde ayrıca bir daha şikayet ediliyoruz. Personel artık bu şikayetlere cevap vermekten yoruldu. Zaten randevu sistemi nedeniyle doktorlar hareket edemeyecek duruma geldi. Doktorlar iki dakikada tedavi etti, sadece ilaç yazıp gönderdi gibi şikayetlere savunma yazmak zorunda kalıyor. Bu şartlar altında bir hekim ne kadar verimli olabilir?” diye sordu.

‘DOKTOR NEREYE ŞİKAYET ETSİN?’

Doktorların yaşadıkları sıkıntıları ve karşılaştıkları şiddet vakalarını bildirebilecekleri 184 benzeri bir sistemin bulunmadığını hatırlatan Koçak, sözlerine şöyle devam etti: “Fıkra gibi şikayetlerle karşılaştığımız oluyor. Bir dönem bizzat hasta hakları komisyonu içerisinde görev aldım. Çocuğundan kan alınan bir baba, oğlumun kolunda kanama oldu diye şikayet yazmış. Bu tarz absürt durumlarla baş başa kalıyoruz. Şikayet önemli değil, ancak bu şikayeti ciddiye alıp önümüze getiren sistemde sorun var. Böyle şeylerle muhatap olmamalıyız. Yıllardır uygulanan bu sistem hizmetlerdeki kaliteyi yükseltmedi. Bu sistem sağlık personelini olumlu şekilde motive etmedi, tersine iş gücünden etti ve tükenmişliğe yol açtı. Hepimizin ortak problemi aslında sağlıkta şiddettir. Çalışma yapılması gereken asıl konu bu. 112‘yi arayıp ambulans çağırmak yerine 184’ü arayarak ambulans çağıranlar var. Basit bir grip vakasında dahi sorgusuz sualsiz on dakikada şikayet doğrultusunda ambulans gönderiliyor. 184 “Şu adrese ambulans göndermemişsiniz, hemen çıkın” diyor ve konu orada kapanıyor. Ambulans bu vakaya giderken daha acil durumdaki hastalar mağdur oluyor. Şu anda, hastalar da, hasta yakınları da, personel de sistemden memnun değil. Sadece geçtiğimiz yıl İzmir’de kayıtlara geçen 250 kadar şiddet vakası var. Bunlar karakola taşınan “Beyaz kod” başlıklı olaylardır. Şiddet görüyoruz, darp ediliyoruz, saldırıya uğruyoruz. Tükenmişlikten ötürü ve işlenen suçun cezasız kalacağını tekrar tekrar gördüğümüzden sağlık personeli olarak şikayette bulunmaktan vazgeçiyoruz.”

İşte gelen şikayetlerden bazıları:
“Doktor istediğim ilaçları yazmadı”
“Ambulans beni istediğim hastaneye götürmedi”
“Yeteri kadar ilgilenilmedi”
“Çok sıra bekletiyorlar”
“Çocuğum iğne vuruldu, kolunda kanama meydana geldi”
“Grip diye gittim, röntgen çektirmediler”
“Canım çok yandı”
“Verdikleri ilaç ağrılarımı geçirmedi”
“Hastaneye ilaç yazdırmaya gideceğim, ambulans istiyorum”
“Sıramı başkası kaptı”
“Ameliyattan çıktım bana yemek vermediler”
“Doktor tuvalete gitti, bana bakmadı”
“İlaç verdiler ama rapor yazmadılar”
“Tedavi çok uzun sürüyor”
“Doktorun sakalları uzundu”
“Doktorun bana bakışlarını beğenmedim”
“Eczanede ilaç kalmamış, hastaneden de vermiyorlar”

Erman Şentürk / Özel Haber

dis-politika-ayri-ticaretimiz-ayri

‘Dış politika ayrı ticaretimiz ayrı!’

iyi-ki-tunc-bey-var-allah-ondan-razi-olsun

‘İyi ki Tunç Bey var, Allah ondan razı olsun…’