Hep üsttekilere, yukarıdakilere bakınca insanın morali bozuluyor, umudunu yitiriyor. Neden olmasın ki. Adına süper denen ligde ne olursa, alt liglere amatör kümelere de yansıyor. Bu böyle, değişmez yazgı. Ancak değiştirmek gerek. Üst değişirse, alt da değişir yani. Örnek olunmalı diye de boşuna yazmıyoruz. Zaten her sezon , ilk yarı 5 aday olsa da sonra iki takıma kalır, o meşhur şampiyonluk mücadelesi. Bu sezon da böyle. Taraftar sayısında bile anlaşamayan iki güzide kulübümüz, takımımız kaldı. Şampiyon oldukları için sıfatına 'büyük' denenler. Teknoloji, VAR, menajerler, sonuç üstüne oynanan oyunlar bahisler çoğaldı. Gelin görün ki. Büyüklüklerine uygun demeçler yerini. Koskoca kulüplerimiz için küçültücü demeçler vermek moda oldu, tıklanma oldu, reyting oldu. İnsanlarımız gergin, asabi. Daha da germeye ne hakkınız var ki. İkinizden biri şampiyon olacak işte. Görüntü bu. 'Plan hazır Fenerbahçe'yi şampiyon yapacaklar', 'Fenerbahçe'yi bu sezon da şampiyon yapmayacaklar', 'Galatasaray'a söz verdiler şampiyon bu sene', 'Boşa umut şampiyon yapmazlar Galatasaray'ı, deme gafletinde bulunan 4 grup var. Uğraşmayın 5.'yi bulamazsınız. İnsanları bu hale getirdiler. Bu kadar basit mi ? Hoş bununla örtüşen kararlar çokça da olsa. Bu böyle olmaz, böyle gitmez. 'Biri kalkar 'eski defterleri açmayın' der, öteki durmaz. 'Hakemler yüzünden 15 puanımız gitti' deyiverir, öteki de katılır. O'nun da kesin 20 puanı gitmiştir ? Atma bre Debreli Hasan., derler adama. Nereye gitti bu puanlar ? Öyle penaltı olmaz, takım yine yenilgiden kurtulur, salla hakemlere. Çoğul söylenir. Goller, penaltılar kaçınca, ihraç olunca 'futbolcular diyor muyuz' isim veriyoruz. Bir kerecik de olsa, ağzınızı açıp tek kelime etmesiniz, olmaz mı ? En azından O, yılın müthiş final maçına kadar. Olmaz mı, ortamı germeseniz. Başkansınız tamam da. Eğitiminiz de yok bu konuda. Siz hiç düdük çaldınız mı ? Hiç bayrak kaldırdınız mı ? Peki ya hiç o sahada topa vurdunuz mu, ter döktünüz mü ? Onlar beton, çimento, çek senet, dubleks, meta değil. İnsan onlar insan. Unuttunuz galiba. Her şey kupa mı ? Onların da insan olduğunu, sizin de insan olduğunuzu ? Unuttunuz. Hatırlamanız dileğiyle.
48 MUĞLA'DA CEM KAYTAN
Güzel şeyler de oluyor, bu kadar fesatlığa, kıskançlığa rağmen. Biri Muğla'dan biri İzmir'den. Umudu artıyor insanın. Muğla Esnafspor, yepyeni kulüp, başında da gepgenç başkan var; Erdinç Esen. Hiçbir menfaati olmadığı halde. Liyakatli, top oynayan, hakemlik de yapan, güzel işlere imza atan Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan kardeşime, forma yaptırdı, 48 numaralı. Makamında takdim etti. Çok hoşuma gitti. Çok ince ve de sportmence bir davranış. Bize böyle başkanlar gerek. Esnafspor Kulübü alt yapıya önem verecek. Amaç öncelikle Muğla futboluna hizmet. U-11, U-12, U-13 yaş kategorilerinde mücadele edecek. Esnafspor Kulübü'ne camialarına başarılar diliyorum. Muğla'ya, Muğlaspor'a, Muğla sporuna hizmetleri çok geçen, Hamdi Yücel Gürsoy'lar çoğalmalı. Hasret kaldık. Minnetle, şükranla. Efsane Muğlasporlular, kaptanlarım Gazi Akkuş'a ve de Mutlu Çelik'e de selam olsun.
35 İZMİR'DE HAYATİ DOĞAN
Liyakat dedik devam ediyoruz. Altta olan, üstte de olmalı. İşte o zaman çiçekler açacak, sahalarımızda. Futbol oynadı, hakemlik yaptı, Süper Lig'in gelmiş geçmiş en iyi, kaliteli yardımcı hakemlerindendir Hayati Doğan kardeşim. Tam bir cevherdir. İzmir'deki iki hakem oluşumunda, yönetimde. Halkın içinden, sporun tam içinde. Tam bir aile reisi, eş ve de baba. İzmir Futbol İl Hakem Kurulu'nda Dr.Raci Köprülü, TFFHGD İzmir Şubesi'nde Ferhan Kestanlıoğlu'nun başkanlığındaki yönetimlerde başkan vekilidir, Hayati Doğan. Telefonu 7/24 hizmette. Ya maçtadır ya da toplantıda. Değerli hayat arkadaşı Ayşe yengeme, başarılı öğrencilik yaşatan tek evladı Gizem Berfin'e sabırlar, kolaylıklar diliyorum. Büyük anlayış, kolay değil bu işler. Dışarıdan tatlı, kaymak, bal görünür. İçine girmek gerekir. Biliyoruz da yazıyoruz. İşin en kolayı, maça bile gitmeden. Televizyondan maç izlemek, insanları bilip bilmeden yaşamadan yargılamaktır.