Hissettiğiniz yaşta yaşayın

Abone Ol

Küçük bir deney yapalım: Gözlerinizi kapatın ve kendinizi kaç yaşında hissettiğinizi düşünün. Nüfus cüzdanınızdaki rakamı unutun, sadece içinizdeki sesi dinleyin. 25 mi, 35 mi, 45 mi?

Şimdi gözlerinizi açın ve aynaya bakın. İki kişi var orada: Dışarıdan görünen siz -saçlarınızda beliren griler, yüzündeki çizgiler, omuzlarınızdaki yorgunluk. Ve içeride yaşayan siz - dans etmek isteyen, aşık olmaya hazır, yeni maceralara açık. Peki hangisi sizin gerçeğiniz?

Elbette biyolojik yaşlanmayı tamamen durdurmak mümkün değil. Ama araştırmalar gösteriyor ki, kendini genç hisseden insanların kan değerleri, bağışıklık sistemleri ve hücresel düzeyde bazı göstergeleri daha olumlu seyrediyor. Hatta daha uzun bir yaşam süresi görülüyor. Yani içinizdeki yaş, sadece bir his değil; bedeniniz için de güçlü bir mesajaynı zamanda.

Şimdi sıra sizde: İçinizdeki yaşla nasıl bir anlaşma yapacaksınız? Nüfus cüzdanınızdaki rakamın esiri mi olacaksınız, yoksa içinizde hissettiğiniz yaşa hayatınızda daha çok alan mı açacaksınız?

Evet, içimizde hissettiğimiz yaşa bilim insanları “öznel yaş” diyor: Öznel yaş, bir kişinin kendisini kaç yaşında hissettiğiyle ilgili algısının, kronolojik yaş doğum tarihinden itibaren geçen sürenin tanımı. Bu iki kavram arasındaki fark, araştırmalarda giderek daha fazla önem kazanıyor. Çoğumuz nüfuz cüzdanımızdaki yaştan5–10 yıl daha genç hissediyoruz. Katılıyor musunuz?

Yapılan çalışmalar da bu algının yalnızca bir duygu değil, bedenin ve zihnin işleyişini etkileyen önemli bir faktörolduğunu ortaya koyuyor.

Elbette genç hissetmek tek başına mucize yaratmıyor. Öznel yaşın etkilerinin de sınırları var, ciddi hastalıkları tedavi edemez veya genetik faktörleri ortadan kaldıramaz. Ama araştırmalar açıkça gösteriyor ki zihnimizle kurduğumuz bu “yaş anlaşması”, bedenimizin işleyişinde fark yaratabiliyor.Öznel yaş, yaşam kalitesini artırabiliyor, hastalıkların etkilerinin daha hafif hissedilmesine yardımcı olabiliyor ve genel sağlık durumunu iyileştirme konusunda önemli katkılar sağlayabiliyor.

Peki, öznel yaşımızı genç tutmak için ne yapmalıyız? İşte bazı ipuçları:

1.Yaşınıza takılmayın. Doğum gününüzü kutlayın ama yaşınızı sürekli hatırlamayın. Yaş sadece bir rakam.

2.Olumlu konuşun. “Ben yaşlıyım” yerine “Ben deneyimliyim” deyin.

3.Geleceğe plan yapın. 5-10 yıl sonrası için planlar yapıp hedefler belirleyin.

4. Aktif kalın. Düzenli hareket edin,doğru beslenin, iyi uyuyun, yeni aktiviteler deneyin:

5. Duruş ve yürüyüşünüze dikkat edin: Dik durun, enerjik yürüyün.

6.Sosyalleşin,farklı yaş gruplarından arkadaşlar edinin. Anneanne/babaanne/ dede olmak sizi kısıtlamaz, yaşlandırmaz, aksine , yeni bir oyun arkadaşı, paylaşacak hikâyeleri, birlikte keşfedecek dünyayı kazandırır.

7.İyimser olun, merak edin, sürekli öğrenin: Yeni diller, beceriler, hobiler… Teknolojiye uyum sağlayın, beyninizi aktif tutun.

8.Eğlenmeyi unutmayın: Gülmeyi, şakalaşmayı, oyun oynamayı sürdürün.

En önemli ipucu ise yaşınızı bahane etmeyi bırakın. “Artık yaşım ilerledi, yapamam” yerine “Nasıl yapabilirim?” diye sorun. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki gerçekten de hissettiğiniz yaştasınız!​​​​​​​​​

Yazının başında sorduğum soruyu bir kez daha sormak istiyorum: Kendinizi hangi yaşta hissetmeyi seçeceksiniz? Hissettiğiniz yaş mı yoksa nüfus cüzdanınızdaki yaş mı?