İki buçuklar 1 numaramız

Abone Ol

İki buçukluk denirdi, 2,5 lira kazanırlardı maç başına. 1-2 çocuk yeterdi, maşallah şimdi 10'unu buluyor. Gol, skor tabelası bile tutturdular.

Güneşin altında, ayazda, yağmur altında ayakta kalmak, görev yapmak hiç de kolay değildir. Tıpkı 1 numara kaleciler gibi. Ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranamayanlardandır TTÇ'ler.  İlkokula başlayandan, 15 yaşına kadar olanlar tercih edilirdi. Bu dönemlerinde çok saf ve temiz olurlar da ondan. Sonra hormonlar filan işe karışır. Biz büyüklere benzerler, akılları karışır. Samimi duygular taşırlar, içten doğal. Çocuk denmesinin sebebi de budur. Yoksa küçümsemek değil konu. Bu alemde, sahalarda her türlü görevim oldu, bir tek onlar gibi top toplayamadım. Aklıma bile gelmedi, revaçtan mı değildi yoksa ihtiyaçtan mı ? Oysa saha kenarından taç atışı, kale vuruşu, köşe vuruşu için topu ev sahibi ve deplasman takımının sahada yer alan oyuncularına verirler. İşleri bu, kolay olmaz. Dışardan göründüğü gibi de değildir. Elden ele dolaşan, hastalık bulaştırıcı bir nesnedir, top. Yuvarlak deyip geçmemek gerek. Pandemide futbolculara, hakemlere corona virüs bulaştı da. Top toplayıcı çocuklarımız olmadı mı ? Haber bile yapılmadı. Geldiler mi gelmediler mi, eve kapandılar mı bilemiyoruz. Literatüre bile geçmedi, kayıt olmadı. TTÇ olarak başlayıp çok ünlü futbolcular da var, internete kayda geçen vardır. Bizimkiler iki Arda'mız Arda Turan ve Arda Güler ile Fabio Cannavaro da o yollardan geçti. Top toplaya toplaya belki de o havayı hissetmiş, çok maç gördüğü için kendini, yeteneklerini geliştirmişlerdir.

Müsabakada 4.hakemler, TTÇ'lerden sorumludur. Yapmaları gerekenleri, anlatırlar. Talimat verirler. Galip gelmesi gereken takıma çok hızlı topu vereni, deplasmana gelene ağırdan, sert bir şekilde vereni de olur.  Dördüncü hakemin işidir, takip. Vakit geçirmeye yönelik hareketler de yapamazlar, yapmamalılar. Adalet, eşitlik adına. Üçüncü olsa da şahıstır, bireydir, insandır. Küçücük omuzlarına ağır yüktür aslında. Futbol oyun kurallarına, talimatlara göre aynı haklara sahiptirler. Zira onlar ekipman, teçhizat, malzeme değiller. İnsandır, insan haklarına sahipler. Sportmenliğe aykırı, kaba, tutum ve davranışlarında hakemin sahadan ihraç ve uyarma yetkisi olduğu gibi. Futbolcular da onur kırıcı, aşağılayıcı, kaba söz ve hareketler de bulunamazlar, top toplayıcılara. Kırmızı kart, ihraç, sahadan atılma da olur. Adalet bunu gerektirir. Vakti zamanında, TTÇ'ye küfür eden futbolcuyu sahadan atmışlığım vardır, hem de sahasında. Hiç de pişman değilim. Önce insan, önce can. Hani 'hakem vicdanın nerde' derler ya, tam da ondan. Dedirtmedim, dedirtmem, ezdirmem. Ev sahibi takımın kaptanıydı, neresi, kim mi, bende. Kalbimde değil, vicdanımda.

NİYE ÖDÜL VERİLMEZ Kİ...

Taltif etmek, onurlandırılmak, ödül vermek kimsenin aklına gelmez 2.5'lara. 'Haftanın top toplayıcısı bile seçilebilir, torpilsiz, liyakatiyle ama. Çocukları mutlu etmek gibisi var mı ki, bu alemde. Ödülle daha çok özenirler, dört elle sarılırlar. Kalan maçlarda büyük görev düşen Arda Özçimen ile Günay Güvenç. Göztepe'den isim yapan 1 numaralar. Arda'ya, ligde umut azalsa da ilk 5 için, ama kupayı kaldırmak için, şampiyonu belirleyecek maçlarda çok iş düşecek. Günay ile Arda'ya üstün başarılar dilerim, Göztepe'nin ekmeğini yediler ne de olsa. Sever ve de takdir ediyorum, muhteşem ikiliyi. TFF Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Kurulu, şimdinin Galatasaray'ın 1 numaralısı Günay Güvenç'i ödüle layık gördü. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde, top toplayıcı çocuk ile basına yansıyan konuşması, gergin anlardaki birleştirici tavrı, karşılaşma sonrası açıklamaları nedeniyle ödüllendirme kararı alındı. 18 Nisan'da RAMS Park'taki Sipay Bodrum FK müsabakasında kuruldan, Av.Kürşat Ahmet Ünal takdim edecek. Çok güzel harika, tamam da.

O evladımızın da hakkı yok mu ? Olumsuz bir şey de yapmadı, yapabilirdi. O zaman Günay'a ödül de gelmezdi, pekâlâ. Bırakın ödülü adı soyadı bile geçmiyor. Haber niteliği yok mu ? Yüzünün görüldüğü fotoğrafı bile yok. Günay'a ters yapan biri de olabilirdi. Bir kalp daha kazanılırdı, atlandı. 1 Numara demişken yazmadan geçmemek gerek, adalet adına. Daha 20'sine bile gelmedi Denizlerimiz. Hem de Süper ligde 1 numarayı kaptılar, yabancı ellere bırakmadılar. Ellerinden geldiğince mücadele veriyorlar. Kulübede pişmeleri bekletilmezken. Güvenen hocalarını kutlarım.  Deniz Ertaş, Deniz Dönmezer ile Deniz Dilmen. İşleri zor, kaleci olmak, 1 numara kalabilmek zaten çok zor. Tıpkı top toplamak gibi. Onlar sahada, çocuklar kenarda. Belki içlerinden çok başarılı kaleciler çıkacak. Kim bilir. Şimdi adları bile geçmiyor, fotoğrafları bile internette yok. Çok gizli sanki. Haber yapın, ödül verin ki. Bir insan kazanalım. Yarın bir gün belki de çok ünlü, milli, 1 numara bir isim, kaleci, golcü olacaklar belki kim bilir ? Haber yapın ki, kayda geçsin. Yarına hazır olsun. İki Arda'nın fotoğrafları çok küçük, olsa da bulundu. Kendileri çektirmese o da olmayacaktı. Top toplayıcı evlatlarımız da candır, hor görme garibi. Kurallar, talimatlarda onlar da var, haberiniz olsun...