Nihat AK/EGE TELGRAF- Ortaya çıkan ağır tablo, yangınlarla mücadelenin yalnızca söndürme çalışmalarına bırakılamayacağını bir kez daha gösterdi. Ege Telgraf’a konuşan Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara; iklim koşullarına uygun yeni bir mücadele sistemi kurulması, kurumların ortak hareket etmesi ve yangın önleyici hazırlıkların hızla yapılması çağrısını yaptı.
RİSK BÜYÜYOR
İklim koşulları değişirken orman yangınlarıyla mücadelenin eski kaldığına dikkati çeken Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, “İklim değişikliği sıcaklıkları yükseltip bağıl nemi düşürerek orman yangını riskini büyütüyor; kuvvetli rüzgâr ise küçük bir kıvılcımı büyük felakete dönüştürüyor. Buna karşın yangınla mücadele hâlâ eski yöntemlerle sürdürülüyor. Yeni iklim koşullarına uygun hazırlık, güçlü organizasyon, eğitim, erken müdahale ve kurumlar arası işbirliği sistemi gecikmeden kurulmalı, mevcut mücadele anlayışı bütünüyle yenilenmelidir” diyerek değişen şartlara uygun bir mücadele geliştirilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
‘TEHLİKE EVLERE DAYANDI’
Son 10 yılda orman yangınlarında tehlikenin daha da büyüdüğünü, alevlerin artık yerleşim alanlarına ve evlere dayandığını belirten Genel Başkan Özkara, “1937’den on yıl öncesine kadar yıllık ortalama yangın sayısı bin 455 iken, son 10 yılda bu rakam 2 bin 841’e çıktı. 2010 öncesinde 7-8 bin hektar düzeyindeki kayıplar bugün 20-30 bin hektarlarla ifade ediliyor. Eskiden ormanları daha yakından ilgilendiren yangınlar evleri ve yaşam alanlarını etkisi altına aldı” diyerek verilerle tehlikenin boyutlarına dikkati çekti ve toplumun gerçek korkuyu doğrudan hissettiğini söyledi.
‘KOLAY TUTUŞAN ÖRTÜ’
Yangın çıkaracak şartların bertaraf edilmesinde yetersiz kalındığına dikkati çeken Genel Başkan Özkara, “Orman alanlarında yangın riskini azaltmak için özellikle orman kenarları, yol güzergâhları ve emniyet şeritlerindeki yanıcı madde yükü düzenli olarak temizlenmelidir. Ancak bugün bu çalışmalar son derece yetersizdir. İlkbahar yağışlarıyla büyüyen otlar yazın kuruyarak karayollarının iki yanında kolay tutuşan bir örtü oluşturuyor. Bu ortamda atılan tek bir sigara izmariti bile büyük bir yangını başlatabiliyor. İklim değişikliğinin ağırlaştırdığı koşullara rağmen hâlâ eski alışkanlıklarla hareket ediyor, gerekli önleyici bakımı zamanında yapmıyoruz. Bu ciddi eksiklik giderilmeden yangınlarla etkili mücadele ettiğimizi söylememiz kesinlikle mümkün değildir” diye konuştu.
‘TURİZM SAVUNMASIZ’
Turizm alanlarının kendi kaderine terk edilemeyecek kadar kıymetli olduğuna dikkati çeken Özkara, “Milyarlarca dolarlık gelir sağlayan turizm tesislerinin önemli bölümü orman alanlarında ya da ormanların hemen yanında bulunuyor. Buna rağmen yangın sezonu öncesindeki temizlik ve hazırlıklar son derece yetersiz kalıyor. Bu tesislerde ilk müdahale araçları bulundurulmalı, görev yapacak personel önceden belirlenerek eğitilmeli ve basınçlı su sağlayan hidrant sistemleri kurulmalıdır. Yangın çıktıktan sonra yalnızca Orman Genel Müdürlüğünü veya 112’yi aramak çözüm değildir; ekipler gelene kadar iş işten geçebilir. Belek gibi turizm bölgelerinde oteller ortak müdahale düzeni kurmalı, Çıralı’daki bireysel çabalar ise kurumsal projelere dönüştürülmelidir. Bölgesel dayanışma sağlanmadan tesisleri, çalışanları ve ziyaretçileri korumak kesinlikle mümkün değildir” diyerek turizm alanlarının özel tedbirlerle korunması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
‘ENERJİ HATLARI TEHLİKESİ’
Orman içlerindeki enerji nakil hatlarının oluşturduğu tehlikeye değinen Özkara, “Anız yangınları, orman içindeki kullanım, ihmal ve dikkatsizlik kadar enerji nakil hatları da önemli bir risk oluşturuyor. TEİAŞ, TEDAŞ, devlet ve bu alandan gelir sağlayan özel sektör aynı masaya oturmalı. Çünkü hatların bakımı yeterince yapılmıyor; birçok bölgede ormanla enerji nakil hatları iç içe geçmiş durumda. Hatlar yangına neden olabileceği gibi çıkan yangın da bu sistemlere sıçrayabilir. Önlem alınmadığında bu faaliyetler ormanlar için ciddi tehlike yaratıyor, can ve mal güvenliğini çok açık biçimde doğrudan tehdit ediyor” dedi.
‘ORMANLAR PARÇALANIYOR’
Ormanlara girişler yasaklanırken izinlerle kullanıma açılmasındaki çelişkiye dikkat çeken Özkara, “Valilikler vatandaşın ormana girişini yasaklıyor; ancak izin ve irtifaklarla yüz binlerce hektar farklı faaliyetlere tahsis ediliyor. 2/B kapsamında 662 bin, izin ve irtifaklarla yaklaşık 900 bin hektar alan söz konusu. Toplam büyüklük 16 milyon dönüme ulaşıyor. Bu önlenmesi gereken ciddi bir tehdittir” diye konuştu.
‘AYNI MASADA BULUŞMALI’
Orman yangınlarında kurumların ortak hareket etmesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Genel Başkan Özkara, “Karayollarında, turizm bölgelerinde, ikinci konut alanlarında ve sahil sitelerinde alınan önlemler ya yok ya da bireysel düzeyde kalıyor. Belediyeler ile Orman Genel Müdürlüğü arasındaki ortak çalışmalar da yetersiz. Oysa iklim değişikliğinin dayattığı yeni koşullar karşısında parçalı değil, bütünleşik bir orman yangınlarıyla mücadele sistemi kurulmalıdır. Kurumlar aynı masaya oturmalı, görev ve sorumluluklarını açık biçimde paylaşmalı, yanlış mevzuat düzenlemeleri güncellenmeli, zorunlu ve üstün kamu yararı taşımayan izinler sınırlandırılmalı, denetimler artırılmalıdır. Bu ortak mücadele modeli kurulmadığı sürece yangınlar her yıl yeniden yaşanacak, yerleşim alanları üzerindeki tehdidi giderek daha da büyüyecek ve ağır sonuçlar doğuracaktır” diyerek yangınların ortak sorumluluk ve müşterek hareket bilinciyle çözülebileceğini vurguladı.
‘BUCA YENİDEN AÇILMALI’
Özkara, orman yangınlarıyla mücadelede eğitimin önemini şu sözlerle vurguladı: “Türkiye’de yalnızca Antalya’da eğitim merkezi bulunuyor. En az dört-beş merkez daha kurulmalı, kapatılan Buca Eğitim Merkezi derhal açılmalı. Vatandaş ve personel eğitilir, hava-kara gücü bütünleştirilirse böylece yangınların büyük felaketlere dönüşmesi önlenebilir.”
‘DİRENÇLİ YAPILAR’
Yangınlarına dirençli yaşam alanları kurulması gerektiğinin altını çizen Özkara, “Köyleri, turizm alanlarını ve ikinci konutları yangınlara dirençli hale getirmeliyiz. Yapıların çatısını, bacasını, kapısını dirençli malzemelerle yeniden düzenlemeliyiz. Çıkan yangınlardaki zararları minimize etmeliyiz” dedi.