İklim ve savaş (5)

Abone Ol

Bir yandan iklim krizi, diğer yandan insanoğlunun güç savaşları devam ediyor. İnsanlık, ya küremiz ile hep birlikte var olacağız, ya da yer küredeki tüm yaşam ile birlikte bizler de yok olacağız fikrini kabullenmiyor. Birleşmiş Milletler gibi küreyi kucaklayan büyük bileşenler bile aslında sermaye ve güç savaşlarına yenik düşmüş durumda. 
Bugün Akbelen’de bir kömür madeni uğruna katledilen ormanların savaşı konuşuluyor. Her kesimin, halkın, köylünün, yerel yönetim ve kamu kurumları ile beraber karşı durulması gerekirken, Çevre yasalarının, hukukun üstünlüğünün sermaye ve güç karşısında nasıl eğilip büküldüğünün bir başka göstergesi yaşanıyor. Ancak, yüz yılda belli bir büyüklüğe erişebilen ağaç mı? Yoksa elektrik santralinde yakılacak kömür mü? Bugün kıymet, takdir ve değer anlayışlarımızı sorgulamamız gereken gün. 
Her birimiz, evlerimizde, kullandığımız eşyalardan, modaya uyma çabasıyla almakta olduğumuz kıyafetlere, odadan çıkıp da açık unuttuğumuz lambaya, çöpe attığımız gıdalara kadar, hayatlarımızın her alanında yarattığımız israfı sorgulamakla mükellefiz. Oluşturduğumuz karbon ayak izimiz, suyumuz, gıdamız, enerjimiz, tüketmekte ve kirletmekte olduğumuz her şeyle birlikte yaşamı yeniden sorgulamak mecburiyetindeyiz. 
Pasifik okyanusunda bağırsaklarında plastik bulunan balıktan da, kutuplarda nesli yok olma tehdidinde olan kutup ayısının da mesulü biz insanlarız. Bizlerin lüks tüketim merakı, küremizi hasta ediyor. Kuzey ve Güney kutuplarının erimesi, eridikçe erime hızının artması şeklinde büyüyen sorun, görünmeyen ve bilinmeyen pek çok artçı krizi tetiklemektedir. 
Soğuk sular plankton denen canlıların yuvasıdır. Büyük memeliler, balinalar planktonla beslenir. Kutuplarda su sıcaklarının yükselmesi, su akıntılarında, deniz ekosisteminde hiç bilmediğimiz değişimlere yol açıyor. Günümüzde Akdeniz’in tamamı, Arap yarımadası dolayında görülen, Kızıldeniz’den yukarı çıkarak, Ege kıyılarına Marmara denizine hatta Karadeniz kıyılarına ulaşan farklı ve zararlı tür canlılarla dolmuş durumda. 
Aslan balığı ve Balon balığı gibi yenmeyen, zehirli balıklar, çok ve değişik türde Vatoz ve denizanası türleri ile karşılaşmak mümkün. Aynı şekilde Okyanus akıntılarında görülen türler, iç deniz olan Akdeniz havzasında gözlemlenmeye başlandı. İç denizlerde, Ege kıyılarında bu güne kadar pek rastlanmayan balina ve köpek balığı türleri ile karşılaşır oldu. Mercan resifleri biyolojik çeşitlilik bakımından kuluçka merkezleridir ancak ısı yükselmesi ve kirliliğe bağlı olarak hızla yok oldukları kaydedilmektedir. 
Dünyamız kendi var olma savaşında insanoğlunun güç savaşına karşı şimdilik mağlup edilmiş gibi gözüküyor. Ancak doğa ana, kendinden alınanları misli ile geri almak kabiliyetine sahiptir. Akışa saygı duymayarak yaptığımız her işimizde bizlere büyük bedeller ödetmişti. Dere yataklarına kent kurmamızın, alüvyonlu alanlara şehirleşmemizin, denizi doldurmamızın, betonlaşma merakımızın bedelini her daim ağır ödedik. 
Velhasıl, 6 Şubat 2023 te yaşadığımız asrın felaketi, uyanmak ve farkına varmak üzere bizlere anlatılmak istenen bir öğretidir. Sermaye ve güç her ne kadar tabiat anaya karşı çalışmasını sürdürse de doğru olanları yapmak için her birimiz üzerimize düşen görevi üstlenmeye, şimdi her şeye yeniden başlamaya ve doğrusunu yapmaya mecburuz. Sürdürülebilirlik fetvası ile çıkarılan ancak uygulanmayan sözde çevreci, özde sermayeci, bol özenti, aslen hiç de gerçekçi olmayan yasalara, işlemeyen hukuka rağmen, yaşam devam ediyorsa orada halen umut vardır.