İktidara giden yol yerelden geçer!

Abone Ol

Yukarıdaki başlığı bir çok konuşmamda kullanırım...
Eğer CHP gerçekten de iktidar olmak istiyorsa öncelikle yerel bazda belediye başkan adayı belirlemelerinde çok ama çok dikkatli olmalı ve partisinin oyunun üstüne oy katacak adayları belirlemede en doğru kararı vermeli. Bunun en önemli sistemi de aslında önseçimdir.
Son dönemde Türkiye de ve İzmir’de de en çok tartışılan isimlerin arasında belediye başkanlarını görebiliriz.
Geçmişte CHP de örgütün, halkın gönlündeki isimler aday gösterilir ve yeniden örgütün, halkın kantarına çıkacağından sürekli halkın içinde olur, halkçı belediyecilik yapar, kolay ulaşılır idi.
Bugün baktığımızda bazı hakkını veren başkanlarımızı tenzih ederek, bir çok belediye başkanının tartışıldığını görüyoruz.
Başlıktaki gibi iktidara giden yol yerel yönetimlerden geçer gerçeğinden hareketle haydi bugün nasıl bir belediye başkanı olmalı konusunu açalım.
Özellikle son dönemde İzmir de meclis üyeleri ile kavgalı ,birlikte yönetmeyi beceremeyen bir çok belediye başkanı haberlerini basında izliyoruz..
Bu, bir belediye başkanı açısından net bir eksi puandır.
Meclis üyelerini meclis gününden gününe hatırlayan belediye başkanı bir gün yalnız kalacağını hesap etmeli ve birlikte yönetme şiarını ilke edinmeli..
Unutulmasın ki belediyeler aynı TBMM iç tüzüğü ile yönetilir ve meclis yasama, bürokrasi yürütme organıdır.
En iyi belediye başkanı yasama ve yürütmeyi bir orkestra şefi gibi yöneten belediye başkanıdır.
Belediye başkanı bir kentin şehri eminidir.
Eskilerde başkan seçildiğinde kentin anahtarı şehri emin olarak belediye başkanlarına teslim edilirmiş. Günümüzde artık belediye başkanına şehrin patronu deniliyor…
Başkanlar imkansızlık bahanesine sığınmamalıdır. Toplumun ortak ihtiyacını, toplumdan aldığı yetki ve toplumun kaynaklarını kullanarak karşılamaya çalışması gereken belediye başkanları, bir süre sonra topluma hizmeti değil, kendi varlığını sürdürmeyi, kendisini garantiye almayı tercih etmemelidir...
Hiç bir şekilde kibirli, üstten bakan ,bir topluma girdiğinde selam vermeyi beceremeyen olmamalıdır.
Belediye başkanı; bir yerleşim yerinde kamusal hizmetlerden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişidir.
Başkanın bu özelliğini yetkilerine ve işlevlerine baktığımız zaman görebiliriz. Bu yüzden bu makamı dolduracak kişi de diğer toplum fertlerine göre daha farklı özelliklerin olması gereklidir.
Çünkü atacağı her adım partisinin oyunu ya yükseltir ya düşürür...
Eğer bu niteliklere başkan uyuyorsa bir lider olabilecek ve faaliyetlerine hızla devam edebilecektir. Öncelikle başkan liderlik vasıflarına sahip olmalıdır.
Topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip olmalıdır. Karar alma sürecinde etkili olmalı, vizyon sahibi olmalı, azimli, başarılı ve bilgili olmalıdır. Halkın içinde kalmaya öncelik vermeli, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmelidir. Üretici bir zekaya sahip olmalıdır. Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinmelidir. Hayalleri olmalıdır. Başkan sözüne sadık olmalıdır. Belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşımalı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.
Sadece kendini seçenleri değil, bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olmalı ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.

Çıkar odaklarından uzak kalmalıdır. Bunlarla ilişkiye girmemelidir. Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır. Toplumu ilgilendiren, bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.
-Samimi ve içten olmalı.
-Halkı sevmeli ve şefkatle yaklaşmalı.
-Gönüllere hitap etmeli...
Halkın acılı ve iyi günlerinde mümkün mertebe yanlarında olmalı.
-Yoksulu, dezavantajlıyı dinlemeli sorunlarına çare ve çözümler bulmalı.
-Kadrosunda egoları ile hareket eden yönetici bulundurmamalı.
-Sen ne büyüksün diyen yalakayı, dalkavuğu yanında tutmamalı.
-Unutmamalı ki ona hatalarını söyleyen gerçek ekibidir.
-Bütçeyi kullanırken gerçekten yönettiği yerin asli ihtiyaçlarına harcamalı.
-İhtiyaç sahibi kişilere yapılan yardımları gizlilik içinde ve hak edene yapmalı.
-Yönettiği yerdeki STK, Muhtar ve düşünürlerin fikirlerine önem vermeli.
-Ben yaptım oldu değil de ortak akla önem vermeli.
-Geçmiş dönemde görev yapmış liyakatli bürokratları sadece bir önceki başkanın ekibinden diye görevden alıp kendi ayağına kurşun sıkmamalı..
-Kentin,partisinin hafızalarının ,emektarlarının ,sigortalarının kıymetini bilip yok saymamalı..

İşte bu gerçekler ışığında toplum içinde yaşayan bireyler olarak kimler geldi kimler geçti hepimiz biliyoruz.
Hak edenleri saygı ile selamlayarak hak etmeyenlere de bir mesajımız olsun.
Hiçbir kimse de bulunmaz Hint kumaşı değildir.
Mezarlıklar, yerlerinin doldurulamayacağına inanan insanlarla doludur değil mi?