İlişkilerde asıl emek, kimsenin görmediği yerde verilir

Abone Ol

Bir ilişkiyi güzel gösteren şey, dışarıdan görünen mutlu fotoğraflar, romantik sürprizler ya da özel günlerde paylaşılan cümleler değildir. Tıpkı bir sanat eserinin arkasında yıllar süren görünmez bir emek olması gibi, sağlam ilişkilerin de en değerli kısmı kimsenin görmediği anlarda inşa edilir. İnsanlar çoğu zaman mutlu çifti alkışlar.

El ele yürüyenleri, birbirine sevgiyle bakanları, yıllarını birlikte geçirmiş olanları örnek gösterir. Ama o ilişkinin bugünkü haline gelene kadar kaç kez kırıldıklarını, kaç gece sessizce düşündüklerini, kaç kez gitmek ile kalmak arasında kaldıklarını bilmezler. Kimse, sevdiğin insanı gerçekten anlayabilmek için kendi egonu kaç kez susturduğunu görmez. Kimse, haklı olabilecekken ilişkiyi haklı çıkarmayı seçtiğin anları bilmez. Kimse, öfkeyle söylenebilecek onlarca cümleyi içine attığını, sadece karşındaki daha fazla incinmesin diye sustuğunu fark etmez. Çünkü ilişkilerin en önemli tarafı, dışarıdan romantik görünmez. İlişkilerin en önemli tarafı; sabırdır, olgunluktur, değişebilme cesaretidir. Gerçek sevgi, “Beni olduğum gibi kabul et.” demekten çok, “Sana daha iyi gelebilmek için gelişmeye hazırım.” diyebilmektir. İnsanlar ilişkinin sonucunu görür; ama o sonuca gelene kadar verilen içsel mücadeleyi göremez.

Kimse, geçmişinin yüklerini bugünkü ilişkine taşımamak için verdiğin savaşı bilmez. Kimse, eski hayal kırıklıklarının yeni sevgiyi zehirlememesi için kendinle yaptığın konuşmaları duymaz. Kimse, güvenmeyi yeniden öğrenmenin ne kadar zor olduğunu anlamaz. Kimse, bir mesaj atmadan önce defalarca düşünüp kırıcı olmamaya çalıştığın anlara şahit olmaz. Çünkü en büyük değişimler alkışların önünde değil, insanın kendi içinde yaşanır. Bir ilişki aslında iki insanın birbirini değiştirmesi değil, iki insanın birlikte büyümeyi seçmesidir. Bazen büyümek; özür dilemeyi öğrenmektir. Bazen dinlemeyi… Bazen susmayı… Bazen de “Ben de hata yaptım.” diyebilmektir. İlişkiyi güçlü yapan şey kusursuz olmak değildir. Kusurların arasında birbirini seçmeye devam edebilmektir. En cesur davranışlar çoğu zaman görünmez. Tekrar güvenmek cesarettir. Kalbini yeniden açmak cesarettir. Geçmişe rağmen sevmeye devam etmek cesarettir. Kırıldığında intikam almak yerine konuşmayı seçmek cesarettir. Affedebilmek cesarettir. Gerektiğinde vazgeçebilmek de cesarettir. Çünkü her ilişki, yüzlerce görünmeyen cesaretin üzerine kurulur.

Bugün geriye dönüp baktığınızda belki yaşadığınız bazı ayrılıkların neden olduğunu daha iyi anlıyorsunuzdur. O gün kayıp gibi görünen bazı insanlar, aslında sizi kendinize yaklaştıran bir dönüm noktasıydı. Bazı bekleyişler sabrı, bazı hayal kırıklıkları sınır koymayı, bazı vedalar ise kendinizi sevmeyi öğretti. O anlarda yaşananlar bir çıkmaz sokak gibi görünmüş olabilir. Oysa çoğu zaman onlar, sizi doğru insana değil; önce doğru kendinize götüren yollardı. Çünkü sağlıklı bir ilişki, önce sağlıklı bir benlikten doğar. İnsan kendini tanıdıkça daha doğru sever. Kendini sevdikçe daha doğru seçimler yapar. Sınırlarını öğrendikçe daha huzurlu ilişkiler kurar. Ve bir gün geriye baktığında şunu fark eder: Asıl değişim, ilişki başlamadan önce içinde başlamıştı. Çünkü en derin ilişkiler, en derin dönüşümlerin sonucudur. Gerçek sevgi; gösterişli anlarda değil, görünmeyen emeklerde büyür. Ve belki de bir ilişkinin en güzel tarafı şudur: Kimsenin alkışlamadığı o küçük seçimler… Bir gün dönüp baktığınızda, hayatınızdaki en büyük mutluluğun temelini oluşturmuştur.

Sevgilerle…