CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz hafta sonu Yerel Yönetimler Marmara Bölge Toplantısı'nda "Delege sisteminden hepiniz şikayet ediyorsunuz arkadaşlar, delege sistemini kaldıracağız. Düzenli aidat ödeyenler, kendi milletvekillerini, belediye başkanlarını, il başkanlarını kendileri seçecek" demiş. Çok güzel. Bunu duyanların, “CHP herhalde kuruluş ayarlarına dönüyor” dediğini duyar gibiyim.
Ama biraz geç olmadı mı Sayın Kılıçdaroğlu? Delege seçimleri geldi geçti. Kurultay kapıya dayandı. Bu şimdi mi söylenir Allah aşkına!
Bunlar konuşulunca, kulaklar çınlasın, bizim efsane belediye başkanlarımızdan Sayın Ahmet Sarışın, yine İzmir’de efsane bir siyasetçinin sözlerini gündeme taşıyarak, Kılıçdaroğlu’na adeta sitem etmiş. Dünkü gazetemizde haber olarak yer verdiğimiz bu konuda Rahmetli Özal’ın Anavatan Partisi’nin o zamanki İzmir İl Başkanı Fevzi Kahraman’ın 35 yıl önce söylediklerini hatırlatıyor Sarışın.
Diyor ki; “Bundan 35 yıl önce benim mahallemin çocuğu o dönem kongrelerle seçilip gelmiş Anavatan Partisi Konak İlçe Başkanlığı ve İzmir İl Başkanlığı yapan Sevgili Fevzi Kahraman söylemişti. Şimdi bizim genel başkanımız söylüyor. Evet aynen böyle olmalı. Partililer tabanda söz ve karar sahibi olmalı. Meclis üyelerini, belediye başkanlarını, milletvekillerini hatta parti genel başkanlarını sandık koyarak hakim denetiminde partili üyeler belirlemeli. Fevzi Kahraman’dan 35 yıl geriden geliyoruz. Haydi hayırlısı olsun inşallah. Yaşasın sandık. Yaşasın demokrasi.”
Buradan anlaşılıyor ki; Türkiye’de siyaset “bir arpa boyu” ilerlememiş. Böyle giderse, bir değil birden fazla 35 yıl geçip gidecek, yine değişen bir şey olmayacak.
Siyasi muarızı AK Parti’yi, “önseçim yapmıyor, temayül sonuçlarını bile kaale almıyor, tek adam partisi” diyerek suçlayanlar, yıllar içerisinde, önseçimi bir kenara bırakarak ister vekil isterse belediye başkanı adaylarını tepeden inme atamadılar mı? “Hangi dağda kurt öldü” de şimdi “demokrasi havarisi” kesilindi anlamak mümkün değil. İnanalım mı?
Dilerim, kurtuluşun ve kuruluşun partisi CHP, kısa zamanda eski ayarlarına döner. Kılıçdaroğlu verdiği bu sözleri tutar. Hani olur da kendisi o koltukta olmasa bile bu vaadlerinin takipçisi olur. Belki o zaman CHP halkın teveccühünü kazanır. Yoksa yıllarca İzmir’e bilmem nereden ithal milletvekili getirerek, belediye başkanlarını tepeden atayarak, yereli kazansa da genelde iktidarı elde etmesi hayal.
ÖZLALE NEDEN SESSİZ?
İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı biliyorsunuz Ümit Özlale olarak açıklandı. Sayın Özlale, ilk anda öyle bir çıkış yaptı ki, herkes şaşkınlığını gizleyemedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni “koku” ve “bankamatikçiler” üzerinden topa tuttu. Hızlı bir girişti. Ama sonra Meclis açıldı, Özlale vekilliğe döndü. Bu arada karşı taraftan kendisine sert eleştiriler geldi. Adaylığı geri çekilirse “istifa ederim” resti felan derken derin bir sessizlik. Bence bu noktadan sonra Özlale çekilirse İYİ Parti’nin İzmir’de bittiğinin resmidir. Benden söylemesi.
DEMOKRAT PARTİ’YE DİKKAT!
CHP, İYİ Parti derken, sessiz ve derinden giden Demokrat Parti’ye dikkatinizi çekerim. Genç bir il başkanı ve tecrübeli yöneticilerle, ilçelerde adaylarını açıklıyorlar. Gidişat iyi. İyi bir kampanya yürütür halktan da gerekli desteği alırlarsa birden fazla belediye kazanabilirler. O ilçelerden biri Efeler Diyarı Ödemiş. Demedi demeyin.