İnsan kendine yabancı

Abone Ol

İletişimin ışıltılı yüzü: Almina Yıldız akademi ve sahayı buluşturuyor

25 yaşındaki başarılı sunucu ve moderatör Almina Yıldız, iletişim dünyasında hem akademik hem de saha çalışmalarıyla dikkat çeken genç isimlerden biri. Aslen Sinoplu olan Yıldız, lisans eğitimini Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde fakülte ve bölüm birincisi olarak tamamladı. Başarısını yüksek lisansla taçlandıran Yıldız, aynı üniversitede Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı’nda akademik çalışmalarını sürdürüyor. Yüksek lisans sürecinde özellikle sosyal medya bağlamında dezenformasyonla mücadele üzerine yoğunlaşan Almina Yıldız, teorik bilginin saha uygulamasıyla bütünleşmesi gerektiğine inanıyor. “Bir Halkla İlişkiler Aracı Olarak Dezenformasyonla Mücadelede Instagram Kullanımı: T.C. Sağlık Bakanlığı COVID-19 Örneği” başlıklı seminer çalışmasında, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın pandemi dönemindeki Instagram paylaşımlarını içerik analizi yöntemiyle inceleyerek kriz iletişimi ve dezenformasyonla mücadele stratejilerini akademik bir perspektifle ele alıyor.
Henüz lisans öğrencisiyken 7. Alaaddin Asna İletişim Bilimleri Sempozyumu’nda, kurucusu olduğu “İletişim Bekçisi” YouTube kanalı üzerine bildiri sunarak akademik üretkenliğini ortaya koyan Yıldız, dijital mecralarda da güçlü bir varlık gösteriyor. İletişim Bekçisi kanalında; sinemada metafor, propaganda ve kriz yönetimi gibi konuları uzman isimlerle yaptığı derinlikli röportajlarla ele alıyor. “Almina Yıldız’la Vay Be!” adlı YouTube kanalında ise toplumun içinden ilham veren insan hikâyelerini belgesel ve röportaj formatında izleyiciyle buluşturuyor.
Medya alanındaki aktif çalışmalarını sürdüren Yıldız, Hakimiyet Gazetesi bünyesinde hazırlayıp sunduğu “Almina Yıldız’la Hakimiyet Hayat” programında; avukatlardan akademisyenlere, psikologlardan spor yöneticilerine kadar pek çok konuğu ağırlayarak nafakadan tarımda su yönetimine, yapay zekâdan toplumsal meselelere kadar geniş bir yelpazede konuları derinlemesine işliyor. Ayrıca Yedi23Haber Instagram sayfasında gerçekleştirdiği sokak röportajlarıyla halkın nabzını tutuyor.
Kültür ve sanat alanında da aktif rol üstlenen Almina Yıldız; 2. ve 3. Ayancık Film Festivalleri ile 28. Ayancık Kültür, Keten ve Ahşap Festivali’nde protokol sunuculuğu ve moderatörlük yaptı. Bunun yanı sıra Konya Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği’nin genel kurulunda ve Konya Bilim Merkezi bünyesindeki “Divizyon” Açık İnovasyon Platformu’nda sunucu olarak görev aldı.
Akademik vizyonu, güçlü hitabeti, pozitif enerjisi ve özgün projeleriyle öne çıkan Almina Yıldız, iletişimi yalnızca bir meslek değil, topluma değer üretme aracı olarak görüyor. Genç yaşına rağmen ortaya koyduğu çok yönlü birikim ve sahne hâkimiyetiyle, iletişim dünyasında adından daha uzun yıllar söz ettireceğe benziyor.

Beyza Acar Kanal 3’te Gün Ortası’nın yeni yüzü

Televizyon haberciliğinde genç, dinamik ve güven veren ekran yüzleri arasında öne çıkan Beyza Acar, kariyerinde önemli bir adım atarak Kanal 3 ailesine transfer oldu. Daha önce Türk Haber TV’de Öğlen Haberleri ve uluslararası gündemi mercek altına alan “Yakın Gündem” programıyla izleyicinin beğenisini kazanan Acar, artık Kanal 3 ekranlarında “Gün Ortası” programının sunuculuğunu üstleniyor. Program, hafta içi her gün saat 13.00’te izleyiciyle buluşuyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu olan Beyza Acar, mesleki yolculuğuna henüz öğrenciyken başladı. Üniversite yıllarında okul radyosu Radyo Genç İletişim’de spikerlik ve sunuculuk yapan Acar, haberin mutfağından gelen bir isim olarak dikkat çekiyor. Kendini bildi bileli hedefinin, doğru bilgiyi en yalın ve etkili biçimde izleyiciye aktaran bir haber spikeri olmak olduğunu her fırsatta vurguluyor. Türk Haber TV’deki görev süresince hem gündüz kuşağında hem de “Yakın Gündem” gibi analiz ağırlıklı programlarda başarılı bir performans sergileyen Beyza Acar; güçlü iletişimi, çok yönlü birikimi ve kendine özgü sunum tarzıyla kısa sürede sadık bir izleyici kitlesi edindi. Dünya siyasetinden diplomasi trafiğine, küresel krizlerden bölgesel gelişmelere kadar pek çok başlığı objektif bir bakış açısıyla ele aldığı yayınlarıyla güvenilir haberciliğin temsilcilerinden biri oldu.
Kanal 3’te yayınlanan Gün Ortası, günün öne çıkan gelişmelerini sade, anlaşılır ve hızlı bir dille izleyiciye aktarmayı hedefliyor. Beyza Acar’ın moderasyonunda program; sıcak haberler, perde arkası bilgiler ve kısa analizlerle gün ortasında gündemi yakalamak isteyenler için önemli bir adres olmayı amaçlıyor.
Pozitif enerjisi, ekran ışığı, vizyonu ve habercilik refleksiyle dikkat çeken Beyza Acar, Kanal 3’teki yeni göreviyle de adından söz ettirmeye devam edecek gibi görünüyor. Televizyon haberciliğinin yükselen isimlerinden biri olarak, önümüzdeki dönemde başarı grafiğini daha da yukarı taşıması bekleniyor.

Denizhan Günaydın’dan güç manifestosu: Gölgeme Yaslandım

Türk müzik sahnesinde duygusal derinliği ve içten anlatımıyla dikkat çeken Denizhan Günaydın, yeni teklisi “Gölgeme Yaslandım” ile dinleyicisini içsel bir yolculuğa davet ediyor. Sanatçının söz ve müziğini kendi imzasıyla ortaya koyduğu eser, bireyin hayata karşı verdiği kişisel mücadeleyi ve yeniden ayağa kalkma gücünü etkileyici bir dille anlatıyor.
“Gölgeme Yaslandım” aslında Denizhan Günaydın’ın kendi içine döndüğü, kimseye yaslanmadan yalnızca kendine güvenerek ayakta kalmayı öğrendiği bir dönemin ürünü. Şarkının en çarpıcı dizelerinden biri olan “Güneşi döndürüp gölgeme yaslandım” ifadesi, sanatçının çevresindeki beklentileri ve yükleri arkasında bırakıp rotasını kendine çevirmesini simgeliyor. Gölgene yaslanmak; yani kendi gücüne, kendi varlığına güvenmek…
Parçada geçen “Bir avuç toprakla mezarımı taşladım” sözleri ise, insanın bazen en büyük zararı kendine verdiğini açık bir metaforla ortaya koyuyor. “Kuyumu kazdılar kefensiz yaşadım” dizeleri dış dünyadan gelen zorluklara, kötülüklere ve mücadelelere işaret ederken; nakaratta tekrarlanan “Her bir darbede yeniden başladım” vurgusu, şarkının ana mesajını güçlendiriyor: Yıkılsan da yeniden başlamak mümkün.

Duygusal yoğunluğu yüksek olan eser, güçlü prodüksiyonuyla da dikkat çekiyor. Aranjmanını Serdar Seçme’nin üstlendiği çalışmanın düzenlemesi Passage imzası taşıyor. Mix & mastering sürecinde Alican Özbuğutu yer alırken, bağlamada Kutay Özcan ve yaylılarda Sendur Aydın Yaylı Orkestrası performanslarıyla şarkıya derinlik katıyor. Görüntü yönetmenliğini Mustafa Filiz’in yaptığı klibin kurgu ve color çalışması ise Berke Küçük tarafından gerçekleştirildi.

“Gölgeme Yaslandım”, yalnızlıkla, kırgınlıkla ve hayal kırıklıklarıyla yüzleşen herkes için bir güç manifestosu niteliğinde.

🎬 YouTube:
https://youtu.be/hq16RMWwrqI?si=ybXUevCllyhxaKNl

📸 Instagram:
https://www.instagram.com/denizhangunaydin?igsh=cjdwNXVncmlzY2po

Denizhan Günaydın, bu şarkıyla dinleyicisine net bir mesaj veriyor: Bazen en sağlam dayanak, kendi gölgen olur.

Ercan Şimşek’ten çifte başarı: “Değmezmiş Sana” 1 milyon 200 bini Aştı, Anadolu Sevdası ekranlarda fırtına estiriyor

Türk halk müziğinin sevilen yorumcularından Ercan Şimşek, hem dijital platformlarda yakaladığı yüksek dinlenme oranları hem de televizyon ekranlarındaki güçlü performansıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Sanatçının son çalışması “Değmezmiş Sana”, 1 milyon 200 bin dinlenmeyi geride bırakarak önemli bir başarıya imza attı. Duygusal sözleri ve yürekten yorumu ile dikkat çeken eser, kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

Söz ve müziği Ercan Şimşek’e ait olan “Değmezmiş Sana”, karşılıksız sevginin ve hayal kırıklığının içten bir ifadesi olarak öne çıkıyor. “Verdiğim emekler boşmuş sana” dizeleriyle başlayan şarkı, dinleyiciyi daha ilk anda duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Eserde; emek, vefa, kırgınlık ve sitem temaları güçlü bir anlatımla işleniyor.

Şarkının müzik yönetmenliğini Hasan Akman üstlenirken, aranjesi Cem Kılıçdoğan imzası taşıyor. Modern düzenleme anlayışıyla hazırlanan eser, geleneksel duyguyu günümüz sound’u ile buluşturarak hem halk müziği severlere hem de geniş bir müzik kitlesine hitap ediyor. Şarkının YouTube’daki klibine şu link üzerinden ulaşılabiliyor:
https://www.youtube.com/watch?v=hGS4vpOl28Q

Ercan Şimşek’in başarısı yalnızca dijital platformlarla sınırlı değil. Sanatçı, her cumartesi 19.30 – 21.30 saatleri arasında ERCAN ŞİMŞEK İLE ANADOLU SEVDASI programı ile EKİN TÜRK TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Anadolu’nun zengin müzik mirasını yaşatmayı amaçlayan program; kıymetli konukları, izleyici istekleri, canlı performansları ve unutulmaz eserleriyle müzikseverlere iki saat boyunca adeta müzik ziyafeti sunuyor.

Samimi atmosferi ve güçlü repertuarıyla dikkat çeken “Anadolu Sevdası”, her hafta farklı sanatçıları ağırlayarak kültürel değerleri ekranlara taşıyor. Ercan Şimşek’in içten sunumu ve sahnedeki enerjisi, programı klasik bir müzik yayınının ötesine taşıyarak izleyicilerle güçlü bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Milyonları aşan dinlenme rakamı ve televizyon ekranlarındaki istikrarlı başarısıyla Ercan Şimşek, hem üretmeye hem de Anadolu’nun sesini daha geniş kitlelere ulaştırmaya kararlılıkla devam ediyor.

İnsanın kendi yolculuğuna açılan cesur bir kapı: Fatma Ersekman

Şiiri bir anlatıdan çok bir karşılaşma alanına dönüştüren metinleriyle dikkat çeken Fatma Ersekman, edebiyatla eğitimi aynı potada buluşturan güçlü bir kalem olarak öne çıkıyor. Okuru dizelerin içine davet eden; yer yer sarsan ama her zaman sahici kalan diliyle Ersekman, şiiri yalnızca okunacak bir metin olmaktan çıkarıp hissedilen ve üzerinde durulan bir iç alan hâline getiriyor.
Ersekman’ın şiir kitabı “İnsan Kendine Yabancı”, insanın kendisiyle bağının nerede ve nasıl koptuğunu cesur sorular eşliğinde sorguluyor. “Ne zaman kendimizden uzaklaştık?”, “Sevgi iyileştirir mi yoksa insanı daha mı savunmasız bırakır?” ve “İnsan en çok nerede kaybolur?” gibi sorular kitabın temel izleğini oluşturuyor. Aşk, ayrılık, özlem ve teslimiyet bu şiirlerde bir sonuç değil; insanın kendine dönüş yolculuğunda uğradığı duraklar olarak yer alıyor. Kitap, okura bir hikâye anlatmak yerine onu kendi iç hikâyesiyle yüzleştiriyor; sessizlik bir dile, kırılganlık ise bir güce dönüşüyor.

1986 yılında Malatya’da doğan Fatma Ersekman, ilk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamladı. 2008 yılında İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. 2018’de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. 2011–2016 yılları arasında beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Ersekman, 2016’dan bu yana müdür yardımcılığı görevini sürdürüyor.
Deprem sonrası hayata tutunma çabasını da satır aralarında taşıyan Ersekman’ın metinleri, acıyı sessiz ama derin bir dirence dönüştürüyor. Akademik çalışmaları ve şiir dili arasında kurduğu denge; vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve çok yönlü birikimiyle birleşerek onu çağdaş edebiyat içinde özgün bir yere taşıyor. “İnsan Kendine Yabancı”, kendine doğru yürümeyi göze alan herkes için güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.

Serencam - Yol Yolcu Ve Yolculuk ile hakikatin izinde yeni bir durak

Tokat’ın Sulusaray ilçesine bağlı Malum Seyit Tekkesi Köyü’nde 1985 yılında dünyaya gelen şair ve yazar Harun Karagülmez, şiir yolculuğuna dördüncü kitabı Serencam - Yol Yolcu ve Yolculuk ile yeni bir halka ekledi. Daha önce “Bir Hikayem Var”, “Yazdıklarım Yazacaklarımın Teminatıdır” ve “Hayatım Şiir Oldu” adlı eserleriyle okur karşısına çıkan Karagülmez, bu kez yol metaforu üzerinden insanın varoluş serüvenini ele alıyor.

2026 yılında yayımlanan ve 126 sayfadan oluşan eser, İkinci Adam Yayınları etiketiyle edebiyat dünyasına kazandırıldı. 2. hamur baskı olarak hazırlanan kitap, şairin poetik çizgisini derinleştirirken, hakikat arayışını da daha belirgin bir zemine taşıyor.

Karagülmez’in şiirlerinde en dikkat çeken unsur; yalın ama derinlikli bir dil ile hayatın içinden süzülen anlam katmanlarını okura ulaştırması. Kitapta yer alan “Beni Anlatırlar” şiiri, zaman, yol, var oluş ve yok oluş kavramları üzerinden şairin iç dünyasını sembolik bir anlatımla yansıtıyor. “Bitmek bilmeyen yollara / Varsan, beni anlatırlar” dizeleri, hem bireysel hafızaya hem de kolektif insanlık serüvenine gönderme niteliği taşıyor.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan ve uzun yıllardır Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan Karagülmez, memleket, ikamet ve istikamet kavramlarını hayatının merkezine koyuyor. “Memleket Tokat, İkamet Tekirdağ, İstikamet Hakikat” sözleri, onun hem coğrafi hem de manevi yolculuğunu özetliyor.

Serencam, sadece bir şiir kitabı değil; yolun, yolcunun ve yolculuğun anlamını sorgulayan edebi bir duruş. Şair, her dizede okuru kendi iç yolculuğuna davet ediyor. Beşinci kitabının dosya çalışmaları da devam eden Harun Karagülmez, aynı heyecan ve kararlılıkla üretmeye devam edeceğini vurguluyor.

Hakikatin izinde yürüyen bu kalem, şiiri bir sözden öte, bir istikamet olarak görmeye devam ediyor.

Geleceği kurgulayan kalem: Kürşat Tuna Özek

1995 yılında Elazığ’ın Maden ilçesinde dünyaya gelen Kürşat Tuna Özek, edebiyat ile düşünce dünyasını aynı potada eriten genç kuşağın dikkat çeken yazarları arasında yer alıyor. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Elazığ’da tamamlayan Özek, üniversite öğrenimini Bingöl Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nde sürdürerek 2019 yılında mezun oldu. Akademik yolculuğuna Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nde yüksek lisans öğrencisi olarak devam eden yazar, disiplinler arası düşünceyi merkezine alan bir üretim çizgisi benimsiyor.

Edebiyata olan ilgisi lise yıllarında edebiyat öğretmeninin teşvikiyle başlayan Kürşat Tuna Özek, şiir, roman ve hikâye türlerinde kaleme aldığı metinlerle erken yaşta yazı dünyasına adım attı. Hâlen Elazığ’da yaşamını sürdüren Özek, Elazığ Fırat Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaparak güncel meseleleri tarih, felsefe ve toplum perspektifiyle ele alıyor.

Yazarın üzerinde çalıştığı roman projesi ise kurgusal derinliği ve felsefi altyapısıyla dikkat çekiyor. 2040 yılında blockchain ve kripto para sistemlerinin çöküşüyle birlikte küresel güçlerin sarsıldığı bir dünyayı konu alan romanda, Türkiye’nin sessiz bir şekilde kendi kabuğuna çekilerek yeni bir varoluş sürecine girmesi anlatılıyor. Darüşşüfa devriminin kurucusu Harputlu Emrullah Fahreddin Efendi öncülüğünde şekillenen bu yeni düzen; ilim ile bilimin birleşimini, eskiye dönüşün bilimsel bir ilerlemeyle mümkün olabileceği fikrini temel alıyor.

Osmanlı mirasının modern bir yorumla yeniden inşa edildiği romanda, uzay istasyonlarından dijital hutbelere, halk iradesiyle şekillenen yönetim anlayışından “Mihri Göz” gibi metafizik ve teknolojik gücü bir araya getiren sistemlere kadar çarpıcı detaylar yer alıyor. Kutalmış ve yapay zekâ kökenli theologos “Sami” karakterleri üzerinden insan, iktidar ve bilinç kavramları sorgulanıyor.

Özek’in edebi üretimi yalnızca yetişkin okurlarla sınırlı değil. Yazarın hâlihazırda üzerinde çalıştığı ve temmuz ayında yayına hazır olması planlanan bir çocuk romanı da bulunuyor. Bu proje, onun çok yönlü anlatım gücünü ve farklı yaş gruplarına hitap edebilen kalemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Yetenekleri, çok yönlü birikimi, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve vizyoner bakış açısıyla öne çıkan Kürşat Tuna Özek; güçlü iletişimi, karizması ve pozitif enerjisiyle edebiyat dünyasında adından daha sık söz ettirmeye aday isimler arasında gösteriliyor.

Börü Alp Zengin’den “Senden Bana”: İçsel hesaplaşmanın melankolik ritmi

Bağımsız rap sahnesinin yeni adımlarından Börü Alp Zengin, kendi üretim çizgisini koruyan, samimiyeti ve duygusal gerçekçiliği ön planda tutan bir isim olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Sanatçının son çalışması “Senden Bana”, kaybedilen bir ilişkinin ardından geride kalan boşluğu ve kişinin kendiyle yüzleşmesini odak noktasına alıyor — süslenmiş hikâyelerden uzak, doğrudan ve çarpıcı bir anlatımla.

Börü Alp Zengin müziğinde, hayatın sert gerçeklerini ve içsel sorgulamaları yalın bir dille aktarma geleneğini sürdürüyor. Dinleyiciler, “Senden Bana”da aşkın bitişinin yarattığı yalnızlık hissini, kayıp sonrası duyulan özlemi ve ruhsal dalgalanmaları sade ama derin bir altyapı eşliğinde deneyimliyor. Parça, YouTube ve diğer dijital platformlarda paylaşıldığı andan itibaren organik bir dinleyici kitlesi tarafından benimsendi; kısa sürede yüksek dinlenme sayılarına ulaşarak pek çok dinleyiciden güçlü, duygusal tepkiler aldı. Börü Alp Zengin’in Senden Bana dışında 11 şarkısı daha dijital platformlarda yer alıyor.

Eleştirmenler ve rap dinleyicileri, “Senden Bana”nın özellikle sözlerindeki içtenlik ve doğallıkla öne çıktığını belirtiyor; bu yönüyle birçok dinleyicinin kendi deneyimlerinden parçanın duygusal dünyasına köprü kurmasına olanak tanıyor. Parçanın minimalist müzikal altyapısı, sözlerdeki hüzünlü anlatımı destekleyerek dinleyicide uzun süre yer eden bir atmosfer yaratıyor.

📺 Parçayı buradan dinleyebilirsin:
👉 https://www.youtube.com/watch?v=6hVTqF_PrZ4

Börü Alp Zengin, bağımsız kimliğiyle üretmeye devam ederken “Senden Bana” gibi çalışmalarıyla duygusal rap dinleyicileri arasında sağlam bir yer ediniyor — samimiyetin, duygusal yoğunluğun ve gerçek yaşam izlerinin harmanlandığı bir anlatımla.