Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde görevli Doç. Dr. Ahmet Şakir Dokuz, Dr. Öğr. Üyesi Yeşim Dokuz ve araştırma görevlisi Alper Ecemiş, personel sirkülasyonu fazla firmalardaki yeni çalışanların eğitim sürelerinin kısaltılması amacıyla çalışma yaptı.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) desteğiyle Niğde Teknopark'ta şirket kuran akademisyenler, oryantasyon eğitiminin kısaltılması için sanal gerçeklik gözlüğü ile kullanılan yazılım geliştirdi.

Japonya açıklarında deniz tabanında 200 milyon tonu aşkın nadir toprak metali bulundu Japonya açıklarında deniz tabanında 200 milyon tonu aşkın nadir toprak metali bulundu

Geliştirilen yazılımın, imalat sektöründe makine ve metal işleme alanlarında, gıda ve tarım ürünleri üretiminde, otomotiv sektöründe, savunma sanayiinde hassas üretim sistemlerinde ve hizmet sektöründe kafe ve restoranlardaki endüstriyel cihazların öğrenilmesinde yaygın şekilde kullanılması amaçlanıyor.

Yazılım ve yapay zeka üzerine faaliyet gösteren şirketin 3 kurucu ortağından Doç. Dr. Ahmet Şakir Dokuz, geçen yıl KOSGEB'den aldıkları AR-GE ve inovasyon desteğiyle şirket kurduklarını ve 10 stajyerle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Bir şirkete alınan personelin oryantasyon süresinden geçtiğini ve bu süreyi kısaltmak için yazılımı geliştirdiklerini anlatan Dokuz, şöyle konuştu:

"Yeni personel firmaya giriş yaptığında süreci oryantasyon eğitimiyle bir haftada öğrenirken, sanal gerçeklik destekli uygulamamızla bir gün sonrasında cihazı kullanabilir hale geliyor. Yazılımın en büyük avantajı bu. Özellikle personel sirkülasyonunun yoğun olduğu firmalar en çok bu konudan şikayetçi. Yeni personel alınıp yetkin kıvama geldiğinde başka bir şirkete geçebiliyor. Bu geçiş ne kadar çok olursa şirketin o kadar çok personel alıp eğitmesi gerekiyor. Biz yeni gelen bir personeli mümkün olan en hızlı şekilde sisteme dahil etmek adına sanal gerçeklik tabanlı eğitim sistemini öneriyoruz."

Şirketlere özellikle dijitalleşmede çok büyük bir alternatif sunduklarını ifade eden Dokuz, video tabanlı eğitim sistemleri yerine insanların deneyimleyerek sürece dahil oldukları bir eğitim sistemi önerdiklerini, şu anda görüştükleri iki firmanın bulunduğunu belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Yeşim Dokuz da endüstriyel sistemlerde öğrenmenin kolay ve kalıcı yolunu bulmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Deneyimlenerek yapılan görsel eğitimlerin sözel öğrenimlere göre daha kalıcı olduğunu vurgulayan Dokuz, şöyle devam etti:

"Artırılmış gerçeklik teknolojisiyle personeli sisteme katarak işletmelerin personel eğitim öğrenimini sağlamaya çalıştık. Projemizde artırılmış gerçeklik tabanlı bir eğitim sistemi oluşturduk. Eğitimi dijitalleştirerek bireyi gerçek cihazlara dokunmadan sanal modeller üzerinden cihazları kontrol etmesini ve öğrenmesini sağladık."

Personel, eğitimin ardından teste tabi tutuluyor

Araştırma görevlisi Alper Ecemiş ise geliştirdikleri artırılmış gerçeklik ürününü iOS ve Android işletim sistemli cihazlarda başarılı bir şekilde gösterebildiklerini anlattı.

Uygulamada 2 farklı aşamanın olduğunu ifade eden Ecemiş, şunları kaydetti:

"Bunlardan ilki personelin eğitimi. Önce personel sanal gerçeklikte bir endüstriyel cihazın ne işe yaradığını, adımlarının ne olduğunu, nereye basması ve basmaması gerektiğini, kullanım kılavuzunu 3 boyutlu bir şekilde duyu organlarının hepsini kullanarak öğrenebiliyor. Bunu sanal bir şekilde gerçekleştirdiği için maddi zarara veya eğitimin veriminde düşüşe maruz kalmıyor. Aynı zamanda bir denetim mekanizmamızda var. İlk başta personeli eğitiyoruz, sonra teste tabi tutuyoruz. Test aşamasında personele bu ipuçlarını vermiyoruz. İpuçlarını vermediğimiz için kendi öğrendiği şekilde düğmelere basmasını bekliyoruz. Personel sanal düğmelere doğru bastıysa bir sonraki aşamaya geçiyor. Yanlış bastıysa diyoruz ki 'bunun eğitiminde bir aksaklık var. Tekrardan eğitime devam etmeli.' "

Kaynak: AA