İyinin dili, rengi olmaz

Abone Ol

İyilik bulaşıcı, iyi olan belli de. Kötü ve çirkin hangisi ? Varsa şayet derecesi nedir, siz bulun. 'Haber kutsal, yorum hürdür'böyle bilir, böyle yazarım. Hür derken, hakaret, aşağılama değil tabi kast edilen. Nurettin Dehmen ile Mehmet Kaya, futbol hakemleri, İstanbul'dan ama görmedikleri yer kalmadı desem, yeridir. Dönemlerinin en iyi yardımcı hakemleri, zirveyi de görenlerden. Ancak, ruhları zirvede kalmadı, inişte de aynı kişileri göreceğini bilenlerdendir onlar. Gözleri vardır görürler, kulakları vardır duyarlar. Duyarlı, kaliteli, karakterli insan evlatları. 30 yılı aşkın süredir tanır, sever, takdir ederim. 'Futbolcular kötü değil, hakemler de öcü değil' bu laf da şahsıma aittir. İnsan değişken bir mahlukattır, onlar değişmeyenlerden. Aynı çizgiden sapmayanlardan, sapanlardan olmayanlardan. Çocukluk, mahalle, takım arkadaşlığı hakemlikle taçlandı, yıllardır da devam ediyor. Nurettin Dehmen hocam, Elazığ Keban Nimri Köyü'nden. O çocuklar ki, şehir çocuklarından farklı. İmkan var ama saha yok şehirde, en azından mahalle arasında. Nimri'de boş alan çok, mis gibi hava ama evlatların, vuracağı nizami, uygun top yok. Dehmen hemen sağa sola haber yaydı, İstanbul'dan gönüldaşı Kaya'dan hem yanıt geldi, ses seda çıktı, hem de görüntü. Uluslararası düzeyde 3 adet futbol topu yolladı. İnerse, sönerse diye de pompa bile yolladı, kargoyla. Nimrili çocuklar, gençler şimdi gönüllerince oynuyor, koşuyor. Ne kadar güzel, cep telefonundan başını kaldırıp, okuyorlar, oynuyorlar. Darısı tüm gençliğin başına. Önemli olan, ilk prensip yıldız futbolcu olmak ünlenmek değil, spor yapabilmek. Olursa da olur olmasa da. İnsanca, gençliğinin hakkını vererek yaşamak. Belki de yakında kulüp kurarlar, lige katılırlar. Tekstilci bir kişi de forma yaptırıyor, gönderecek. Yaşasın iyilik, güzellik, teşekkürler Nurettin ve Mehmet hocalarım, yüreğiniz yeter. 

O KELİME KALKACAK 

Severim, sayarım, yıllardır tanırım Dr.Abdurrahman Arıcı, Radyodiagnostik Uzmanı, döneminin Süper Lig hakemi, MHK Üyesi, gözlemci, her alanda görev yaptı. Anlayamadığım şey de şu, TFFHGD Genel Başkanı hem de yıllardır. Herkes değişti, bir tek Arıcı hocam, değişmedi. Değişsin demiyorum ama merak ettim. Kaç TFF Başkanı, MHK geldi geçti Arıcı hocam sabit. Severim ama kırgınım. Mesela derneğe üye olamıyorum, ilk F yüzünden Faal yani. Aktif, faal hakem ve gözlemci değilim. Bizim aidatlarımızla ayrıca çok daha fazlasıyla açılan, ilk üyelerinden olduğum derneğe mensup değilim, çok acı. Çok mu zor değiştirmek ? Arıcı hoca isterse olur, bu kadar badireye rağmen, yeri sağlamsa yapar bence. Tarih yazarsınız, sayın hocam. Şu bir tek harfi F işini halledin, Allah ömür versin 30 yıl daha kalın başkanlıkta, gözüm yok. Kimsenin da adamı değilim, hiç olmadım. Bir daha gözden geçirin derim, İzmir'den selamlar. Bu arada koskoca, Türkiye genelini hitap eden dernekte İzmir'den Ege'den bir tek üye bile yok, neden, niye niçin ?

GAZETECİDEN HAKEM OLMAZ MI ?

Bizim hakem camiası iyidir, hoştur. Çok delikanlı, karakterli, onurlu insanlar vardır, ama. Ama işte. Dünya bu gibiler sayesinde dönüyor. Ufku geniş olmayan, liyakatsizler kadir kıymet bilmez. Bu her yerde, böyle. Bir işi bilen, hem de iyi bilen yaşayan da olursa, bazılarının hoşuna gitmez mesela. Yakın geçmişte bir karar aldılar. TV, basın kuruluşları ile bir bağlantısı olanlar, hakem olamıyordu. Daha en başta, kapı gösteriliyordu. Veba mikrobu yayılmış gibi. Şimdi olsa, hakemliği bilemeyecektim mesela. Yazık, çok yazık. Kursa bile alınmıyorlar. Sanki casusuz, ispiyoncuyuz biz, ben ve benim gibiler. Dışardan her şey o kadar belli ki. Görünmüyor sanıyorlar. Sosyal medyada hesabı olanlar, özellikle facebook'u olanlar, MHK başkan ve üyesi olunca, anında kapatıyordu. Koltuk gidince, dönüp yine açıyorlardı. Şimdi yeni trend şu. Gazetesinde, TV'de eleştiriyor. TFF MHK'ye getiriyor. Koşa koşa gidiyor, yazmaya, laklaka veda. İcraat zamanı, o eleştirdiği 'Böyle hata olur mu' dediği arkadaşa maç veriyor, altına imza atıyor. Peki bunlar ne, kim ? TV değil mi, gazete değil mi ? Onlar baş tacı, genç isterse kapı dışarı. Yazıklar olsun. 

FOTO DURSUN'DAN

İçimizi ıstan haberle başladım, öyle de bitireyim. Fotoğraftakiler yaşamıma yön veren değer veren kişiler. Sporcu kardeşlerimi hatırlamam olası değil. Fotoğraf 90'lı yıllardan. , İzmir Atatürk Stadı 4 Nolu Yan Saha, şimdi boşta duran spor salonu olan yer. Yanında da 3 Nolu vardı, şimdi sözüm ona otopark, adeta mezbelelik. Dibinde, metro, tramvay var iken, otopark. Araçsızından. Yazık ettiler iki sahamıza da. Fotoğrafı çeken Foto Dursun, Dursun Özmen ağabeyim. Sağlıklı ömür dilerim. Soldan sağa Bahri Ceylan, Ergin Utkutuğ, Ömer Alper, Avni Yelkenbiçer (merhum) Hamza Alan (merhum), Coşkun Evin ile Faruk Aksaylı (merhum). Aday hakem iken maça çıktığım Ergin Utkutuğ hocamın veda maçı. Çiçekle uğurlanıyor, çiçek veren de duayen isim Avni Yelkenbiçer hocam. Öyle anlamlı ki benim için. Çalışkan, dürüst insan Avni babaya, yüzüne tüküren futbolcu imparator olan Hamza Alan hocama, dernek müdürüm haram nedir bilmeyen Faruk Aksaylı hocama, rahmetle şükranla. Yaşayanlarımıza sağlıklı huzurlu ömür diliyorum. Fotoğraftır yaşatan insanları. Sağlığın yerinde olsun ellerinden öperim, Dursun abim...