Kahramanmaraş ve Hatay'daki yıkıcı depremler Türkiye'yi bir kez daha afet gerçeği ile karşı karşıya getirdi. Can kaybının 44 binin üzerinde olduğu yıkıcı depremlerde yüz binin üzerinde ise yaralı var. Prof. Dr. Naci Görür katıldığı bir programda, Türkiye'de 7.2 ve 7.4 büyüklüğünde deprem beklenen illeri açıkladı. Türkiye'de en büyük deprem tehdidinin İstanbul'da olduğunu kaydeden Naci Görür, "İstanbul'un haricinde Kahramanmaraş'ı sayıyorduk. Orası gitti. İki bence Yedisu Erzincan-Karlıova arası ve Karlıova-Bingöl Göynük arası. Yani 7.2 ve 7.4 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. Naci Görür, sözlerinin devamında İzmir bölgesindeki deprem riskine dikkat çekerek, İzmir Körfez de büyük bir fay var. İzmir fayı ciddi bir fay ve 7 ve üzerinde bir deprem üretebilir. Nitekim, Körfez alanı 70 kilometre olmasına rağmen 117 kişi hayatını kaybetti. O bölge zayıf zemin. İzmir bölgesinde yaklaşık 12-13 tane aktif fay var" dedi. Depremden önce alınması gerek önlemlerin eksikliğine değinen Görür, "Bu çağda bizim canlarımızı toprağa vermememiz gerekiyor. Bunu yapmamız gerekiyor. Ben buna bir bilim insanı olarak isyan ediyorum.  Bu depremler olduğu zaman, yer bilimciler diğer bilim insanları da değişik bir yer alıyor ama ağırlıklı olarak iyi performans gösteriyorlar. Yani deprem olmadan önce, deprem olabilecek yerleri öngörüyorlar ve uyarıyorlar. O deprem gelirse hangi büyüklükte olabilir? Nasıl zarar verebilir? diyerek dilleri döndükçe tahmin ediyorlar. İnsanların bilinçlenmesini istiyorlar. Depremler can alırken halkın bizzat kendisi yaşarken görürken; yöneticiler de bizzat depremlerin içerisinde devlet ve yerel yönetimler olarak canhıraş yaparken hiçbir şey değişmiyor" dedi. 2145'TE DE 2245'TE DE DEPREM OLSA... Deprem konusunda bilinçlenmenin eksik olduğunu söyleyen Görür, "Size her şeyim üstüne yemin ederim kalıbımı basarım biz bu kafayla devam edersek 2145’te de 2245'te de deprem olsa aynı insan ve mal kaybını vereceğiz. O yüzden bilim insanları arasındaki tartışmanın medya önünde yapılması; deprem gibi şu an da Türkiye'nin en büyük ulusal güvenlik tehdidi ile baş etmek zorunda olduğu bir ülkede çok yanlış" ifadelerini kullandı. Naci Görür, yapılan çalışmalarla Marmara Denizi'nin bütün dünya tarafından bilindiğini ifade ederek, "1999 depremi olduğu zaman Marmara Denizi dünyanın hiç bilinmeyen bir denizdi. Bizim yaptığımız çalışmalardan sonra dünyanın en bilinen iç denizi haline geldi. Yüzlerce makale yayınlandı. Bütün dünya Marmara'yı biliyor" dedi.
'YEDİSU FAYINA DİKKAT ÇEKTİ' Naci Görür, riskli bölgeleri haritada göstererek, "Avrasya ve Anadolu levhası arasındaki sınır boyunca Anadolu göreceli olarak Batı'ya gidiyor. Levha sınırı ve levhalarda hareketli olduğu için arzın içindeki sıcaklık farkıyla burada devam depremler olacaktır. Türkiye'nin en tehlikeli deprem sınırı yaklaşık Karlıova ile Yunanistan’a kadar olan 1650 kilometre… Şimdi ikincisi Doğu Anadolu Fay Hattı'nda ise Bingöl-Karlıova arasındaki alan akademik bir sorun. Arap levhası kuzeye doğru geldiği için orada depremler oluyor. Afrika, Kıbrıs'ın altına daldığı için Akdeniz’de de çok deprem oluyor. Kahramanmaraş'ta olan deprem, enerjisinin bir kısmını güneye doğru verecek. Burada deprem olduğu zaman biz uyardık. Burada iki deprem olunca güneye dikkat dedik. Güneyde Hatay ve Adana havzası var. Hatay’da oldu... Levhanın hareketiyle enerji diğer faylara da transfer edilmiş olabilir. Adana havzasının devamı Kıbrıs'ta sınırlanır. Yedisu fayında, 7 büyüklüğü üstünde deprem olabilir. Çünkü, 1780’li yıllarda 7,4 büyüklüğünde deprem üretmiş. O zamandan beri deprem yok. Üstelik Erzincan depremi oldu ve oraya stres biriktirmiştir. Bu kesimlerde hassas olunması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. 'İSTANBUL DEPREMİ BEKLİYORUZ' Çınarcık bölgesinde de deprem beklediklerini ifade eden Naci Görür, "Kırılma neredeyse kırılmayan yer duruyor. Kırılmayan yeri de kıracak. Özellikle İstanbul'da depremi bekliyoruz. Bunun nedenleri var. Bölge sismik bir boşluk. Bizim yaptığımız bütün araştırmalar Marmara'nın kırılma mecburiyetini gösteriyor. Adalar fayı ve Kumburgaz fayı ya beraber ya da ayrı ayrı kırılacak. Batı Tekirdağ fayının da 1912’de kırıldığını düşünüyoruz. Dolayısıyla İstanbul’da deprem olacak dememizin nedeni bilimsel gerçeklik" açıklamasında bulundu. (NTV)