İzmir’de hafta sonunu değerlendirmek isteyenler için her gezi planı yüksek bir bütçe gerektirmiyor. Kentin merkezinde yalnızca yürüyerek takip edilebilen tarih rotası; Osmanlı döneminden kalan yapılardan eski ticaret hanlarına, İzmir’in simgesi Saat Kulesi’nden körfezi yukarıdan gören Tarihi Asansör’e kadar çok sayıda durağı aynı gün içinde buluşturuyor. Yaklaşık yarım günde tamamlanabilen rotanın duraklarında giriş ücreti alınmıyor.
BAŞLANGIÇ KONAK MEYDANI
Gezinin ilk durağı İzmir’in simgesi haline gelen Saat Kulesi oldu. Konak Meydanı’nda bulunan yapı, Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25’inci yılı dolayısıyla 1901 yılında yaptırıldı. Mimar Raymond Charles Péré tarafından tasarlanan ve dört köşesindeki çeşmeleriyle dikkat çeken kule, İzmir’in en çok fotoğraflanan yapıları arasında yer aldı. Meydanda herhangi bir giriş kapısı bulunmadığı için kuleyi dışarıdan görmek ve çevresini gezmek ücretsiz oldu.
ÇİNİLERİN ARDINDAKİ TARİH
Saat Kulesi’nin hemen yanında bulunan Yalı Camii, rotanın ikinci durağını oluşturdu. Sekizgen planı, tek kubbesi ve Kütahya çinileriyle dikkat çeken caminin 1755 yılında Ayşe Hanım tarafından yaptırıldığı belirtildi. Bir dönem denizin hemen kıyısında bulunması nedeniyle Yalı Camii adını alan yapı, bugünkü Konak Meydanı’nın en zarif eserlerinden biri olarak öne çıktı. İbadet saatlerine ve cami kurallarına dikkat edilmesi koşuluyla yapıyı görmek için ücret ödenmesi gerekmedi.
ÇARŞIYA AÇILAN KAPI
Meydandan birkaç dakikalık yürüyüşün ardından Kemeraltı Çarşısı’na ulaşıldı. Anafartalar Caddesi ve çevresindeki dar sokaklar, İzmir’in yüzyıllardır devam eden ticaret hayatının izlerini taşıdı. Kuyumculardan baharatçılara, kumaşçılardan geleneksel el sanatlarına kadar yüzlerce dükkanın bulunduğu çarşıda alışveriş yapmak zorunlu olmadı. Tarihi sokaklarda dolaşmak, eski yapıların cephelerini incelemek ve çarşının hareketli atmosferine karışmak için herhangi bir giriş ücreti alınmadı Kemeraltı ve çevresini kapsayan İzmir Tarihi Liman Kenti alanı, 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildi. Konak’tan Kadifekale’ye uzanan bölge, farklı dönemlere ve kültürlere ait yapıları aynı güzergah üzerinde buluşturdu.
HANIN KAPILARI AÇIK
Kemeraltı’nın içinde ilerleyen rotanın en dikkat çekici duraklarından biri Kızlarağası Hanı oldu. Hisar Camii’nin yanında bulunan tarihi han, İzmir’deki Osmanlı hanlarının en büyük ve görkemli örnekleri arasında gösterildi. Avlusu, üst katı, taş duvarları ve dükkanlarıyla ziyaretçilerini geçmişin ticaret hayatına götüren han günümüzde turistik çarşı olarak kullanıldı. Hanın içinde dolaşmak ve mimariyi incelemek ücretsiz oldu; alışveriş yapmak veya avludaki işletmelerde oturmak ise tamamen ziyaretçinin tercihine bırakıldı.
KAHVE KOKAN SOKAKLAR
Kızlarağası Hanı’nın çevresindeki küçük bedestenler, kahveciler ve eski ticaret sokakları rotanın tarih duygusunu güçlendirdi. Hanın farklı kapılarından çıkıldığında ziyaretçilerin karşısına bakırcılar, tespihçiler, antikacılar ve geleneksel ürünlerin satıldığı dükkanlar çıktı. Bu bölümde yolun kendisi de gezinin bir parçasına dönüştü. Dükkanlardan yükselen kahve kokusu, taş yapılardan geçen dar koridorlar ve kalabalığın sesi, Kemeraltı’nın geçmişten bugüne uzanan ticari kimliğini yansıttı.
HAVRA SOKAĞI’NDA ZAMAN
Rotanın bir sonraki bölümünde Havra Sokağı yer aldı. Adını çevresindeki tarihi ibadethanelerden alan sokak, İzmir’in çok kültürlü geçmişinin en belirgin şekilde hissedildiği noktalardan biri oldu. Sebze, meyve, balık ve baharat tezgahlarıyla yaşayan bir pazar görünümünü koruyan sokakta dolaşmak ücretsiz oldu. Ancak çevredeki sinagogların iç bölümlerini ziyaret etmek isteyenler için farklı güvenlik, rezervasyon veya ücret uygulamaları bulunabileceğinden ücretsiz rota sokak gezisiyle sınırlandırıldı.
AVLUSUNDA TARİH SAKLI
Kemeraltı içindeki Abacıoğlu Hanı da rotaya kısa bir sapmayla eklenebilecek ücretsiz duraklar arasında yer aldı. Geleneksel avlu düzenini koruyan han, çarşının kalabalığından birkaç adım uzaklaşınca daha sakin bir atmosfer sundu. Restorasyonla yeniden kent yaşamına kazandırılan yapının avlusunda dolaşmak için bilet alınması gerekmedi. Buradaki işletmelerde yapılacak harcamalar isteğe bağlı olurken hanın mimarisini görmek ücretsiz kaldı.
SOKAK DENİZE ÇIKIYOR
Kemeraltı gezisinin ardından yeniden Konak yönüne inilerek Mithatpaşa Caddesi üzerinden Karataş’a doğru yüründü. Rotanın bu bölümü diğer duraklara göre daha uzun sürse de deniz kıyısı boyunca ilerlediği için kent manzarasını da geziye dahil etti. Yürüyüşün sonunda ziyaretçileri, iki yanında eski İzmir evlerinin bulunduğu Dario Moreno Sokağı karşıladı. Taş döşemeleri, renkli kapıları ve tarihi dokusuyla tanınan sokak, fotoğraf çekmek isteyenlerin en fazla zaman geçirdiği duraklardan biri oldu.
FİNALDE KÖRFEZ MANZARASI
Rotanın son durağı, 1907 yılında Nesim Levi tarafından yaptırılan Tarihi Asansör oldu. Mithatpaşa Caddesi ile yukarıdaki yerleşim bölgesi arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla inşa edilen yapı, bugün İzmir’in en önemli turistik noktaları arasında yer aldı. Tarihi Asansör ücretsiz kullanılabildi. Ziyaretçiler herhangi bir bilet almadan yukarı çıkarak İzmir Körfezi’ni ve kentin çatılarını seyredebildi. Üst bölümde bulunan kafe ve restoranda oturmak zorunlu olmadığı için manzarayı izlemek de ücretsiz oldu.
YARIM GÜN YETİYOR
Konak Meydanı, Saat Kulesi, Yalı Camii, Kemeraltı, Kızlarağası Hanı, Havra Sokağı, Abacıoğlu Hanı, Dario Moreno Sokağı ve Tarihi Asansör’den oluşan rota, ara sokak tercihlerine göre yaklaşık 3 ila 5 kilometre sürdü. Rotayı yalnızca yürüyerek tamamlayan ve alışveriş yapmayan bir ziyaretçinin cebinden gezi boyunca para çıkmadı. Toplu ulaşım, otopark, yiyecek ve alışveriş harcamaları ise ücretsiz gezi hesabının dışında kaldı. Böylece İzmir’in merkezinde bir günde yüzlerce yıllık geçmişe dokunmak için geriye yalnızca rahat bir ayakkabı ve birkaç saat ayırmak kaldı.



