İzmir'de grev değil, uzlaşı kazanmalı

Abone Ol

İzmir ‘de grev değil,uzlaşı kazanmalı....

İzmir, emeğin ve dayanışmanın şehri…

Bu şehirde alın teri kutsaldır, işçinin sesi değerlidir.
Ancak son günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde başlayan işçi grevi, hem kamu hizmetlerini aksatmış hem de toplumda derin bir kaygı yaratmıştır.



Bu noktada göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek var;

Hükümetin “silkeleme” adı altında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İller Bankası payından kestiği yaklaşık 6 milyar TL, belediye bütçesine ciddi bir darbe vurmuştur.

Bu kesinti, sadece yatırımları değil, belediyenin temel görevlerini ve en önemlisi işçilerin maaş ödemelerini bile zora sokmuştur.

Belediye Başkanımız Cemil Tugay, bir yandan emeğe ve işçinin hakkına duyarlı yaklaşımını sürdürmekte, diğer yandan İzmir’e yapılması gereken hizmet ve yatırımları da gözetmek zorunda olduğunun bilincindedir..

Bu iki denge arasında sıkışan yönetim, şu an için uzlaşma zeminini aramakta ve makul bir orta yol bulmaya çalışmaktadır..

Elbette çalışanların insanca yaşam talebi, ücret adaleti ve sosyal haklar mücadelesi en doğal hakkıdır.

Ancak bu hak arayışı,gereğinden fazla uzatılan grevle değil; masa başında, karşılıklı anlayışla çözüme kavuşturulmalıdır.

İzmir halkı, çöplerin yığılmasını, aksayan hizmetleri değil; uzlaşan, sorumluluk alan bir yönetim ve sendika görmek istiyor.

Bu grevin uzaması sadece çalışanı değil, tüm kenti yıpratacaktır.

Özellikle dikkat çekmek isterim ki İzmir kamuoyu hiç olmadığı kadar sendikaya öfke duymakta,talepleri ve eylemleri abartılı bulmaktadır..

Bu durumda yapılması gereken; belediye, emeğe duyarlı duruşunu sürdürmeli;

Sendikalar ise kent hassasiyetini unutmadan çözüm odaklı hareket etmelidir..
Grevin kızıştığı bir atmosferde temizlik işçisi bir kardeşimin paylaşımında gördüğüm cümleyi aynen de aktarmak isterim..
(“Orta bir yol için henüz geç kalınmış değil,sokakta ki işçi de ,koltukta ki başkanda baştacımızdır.!!
Her iki tarafta birer adım ile kucaklaşabilir..
Biz birlikte güçlüyüz.”)

Bu yüzden diyoruz ki, İzmir’in daha fazla kaybetmeye değil, dayanışmayla kazanmaya ihtiyacı var.

Unutulmamalı ki; Emeğe saygı, uzlaşmayla büyür. İzmir kaybetmesin, İzmir kazansın.