İzmir'de neler oluyor!

Abone Ol

İzmir de tıpkı İstanbul gibi Türkiye'nin kadim kentlerinden. 8 bin yıllık geçmişinde çok şeyler görmüş geçirmiş. Ama biz tarihin derinliklerinden çok bugüne bakalım istiyorum. Zira, "Geçmiş geçmişte kaldı cancağızım, şimdi yeni birşeyler söylemek lazım" düşüncesindeyim.
Şöyle bir başlıklarla gitmek ve ufuk turu yapmak uygun olur sanırım. Çünkü yaşamdan siyasete, kent düzeninden yenilenmeye o kadar çok konu var ki, her biri bu köşenin tek başına konusu olur. O halde gelin İzmir'e bir göz atalım.
Kokuyor, kokmuyor kavgası: İzmir Körfezi yarım asrın yorgunluğunu üzerinde taşıyor. 400 binlik nüfuslardan 2,5-3 milyonluk nüfusa ulaşmış bir kentte zaman içerisinde gereken hız ve biçimde yatırım yapılmamasına bir de hatalar eklenince ortaya çıkan manzara bu. Şimdi yerelde muhalefet, "Kokuyor" derken,   kenti yönetenler, "Kokmuyor" iddiasında. Karar tabii ki İzmirlinin.

KENT DÖNÜŞÜMÜ

Kent dönüşümü bilmece: Yıllar geçti bu kentin yöneticisi de yönetileni de uzlaşı sağlayarak bu şehri modern hale getiremedi. Kentsel dönüşüm tam bir fiyasko. Devletin belirlediği 8 büyük bölgeden birinde bile başarı yok. Ama ne var, kavga kavga, hep kavga. Tabi bu bildiğiniz tekme tokatla yapılanından değil, rant kavgası. Nereler bunlar? İnciraltı, Çiğli Köyiçi, Örnekköy, Gültepe, kentin göbeğindeki Ege Mahallesi ve Bayraklı sırtları. Say sayabildiğin kadar. Ha bir de unutmayalım Kadifekale'nin doğu cephesi.
Yılan hikayesi şehir hastanesi: Kentin sağlık altyapısının da elden geçirilmesi gerekiyor. Bu noktada dikkatleri Bayraklı sırtlarındaki Şehir Hastanesi dikkati çekiyor. Yılan hikayesine dönen bir macera haline geldi. "Açılıyo, açılacak" derken galiba bu ayın 27'sinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açılacak. Her ne kadar,  "Uzaktı, yakındı" tartışmaları olsa da ben büyük bır yükü kaldıracaģına inanıyorum. Elbette bu kenti yönetenler insanları oraya en rahat biçimde nasıl götüreceklerini hesaplamışlardır.
Siyaset, siyaset, siyaset: Geçtiğimiz aylarda bir genel seçim geçirdik. Mecliste bizi temsil edecek insanları seçtik. Seçtik seçmesine ama, 28 milletvekili olan İzmir'de ortalıkta görünen, iş yapan, milletin derdi ile dertlenen vekil sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Sen, ben bizim oğlan. Nerede kardeşim bu kentin insanlarının seçip Ankara'ya gönderdiği 20 vekil?
Yerelde seçim telaşı: Genel seçimi atlattık derken 7 ay sonra bu kez de kentleri yönetecek başkanları seçeceğiz. Ben mevcut başkanların parti ayırt etmeden öyle çok başarılı olduklarına inanmıyorum. Başarılı olsalardı kentin bugün devasa sonlarını konuşmamış olurduk. Ellerinde geleni yaptıklarına inanmak istiyorum. Ve de birkaçı dışında yerelde vizyoner yüzler görmeyi arzu ediyorum.
Bu haftalık bu kadar. Size biraz uzaktan Fethiye'den yazdım. Bir İzmir'e bakıyorum, bir de buralara. İmreniyorum. Arada çok fark var. Ah İzmirim ne oldu sana?