Seyahat

İzmir’e sadece 1 buçuk saat uzakta Avrupa havası! Hem huzur hem uygun fiyat: Sonbaharın hafifliği, fotoğraf gibi günler

İzmir’e yalnızca 1 buçuk saat mesafedeki Midilli Adası, sonbahar aylarında yazın kalabalığından arınmış, taş köyleriyle, zeytinlik patikalarıyla ve serin rüzgârında saklı bir şarkı söyleyen sahilleriyle bambaşka bir dünya sunuyor. Hem bizden bir tat hem Avrupa’dan bir esinti taşıyan adada doğa yürüyüşleri, eğllnceli geceleri, gün batımında bakir doğanın kokusu ve zeytinliklerin arasında pastoral manzaralar Ege’nin en romantik kaçamağı dedirtiyor

Abone Ol

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ Midilli, yaz aylarında kalabalık feribot sıraları ve sahillerde yankılanan turist sesleriyle bilinir. Oysa Ekim geldiğinde ada, sanki üzerindeki fazlalıkları çıkarıp sakin bir ruha bürünür. Zeytin ağaçlarının gümüşi yaprakları rüzgârla parıldarken, taş köylerde gündüzler loş kahvehanelerde ağır ağır akar. Sokak aralarında yürürken, her köşeden bir başka çağrışım yükselir: biraz Ayvalık, biraz Selanik, biraz da Avrupa’nın derin köylerinden bir manzara…

İZMİR’E NE KADAR YAKIN?

İzmir’den Midilli’ye ulaşmak, sanıldığı kadar uzak değildir. Karayoluyla yaklaşık 3 saatte Ayvalık Limanı’na varılır; buradan kalkan feribotlarla 50 - 90 dakika içinde Mytilene Limanı’na ulaşılır. Sabah İzmir’den çıkan bir yolcu, öğleden sonra Midilli’de taş sokaklarda kahve içebilir. Bu kolaylık, adayı “yurt dışı havası taşıyan ama evden koparmayan” bir tatil rotası hâline getirir. İzmir’e yakınlığı, Midilli’yi hafta sonu tatilleri için bile cazip kılar.

GÜNDÜZLERİN IŞIĞI VE KÖYLERİN BÜYÜSÜ

Ekim’de Midilli’nin en büyük sürprizi köyleridir. Molivos (Molyvos, deniz kıyısına yaslanmış taş evleriyle adanın en fotojenik yüzüdür; gün batımında kalenin silueti denize gölge gibi düşer. Petra, uzun sahilinde yürüyüşe çağırır, sabahın ilk ışıklarıyla kumsalda yalnızca dalga sesi duyulur. Agiassos, çam ormanlarının içinde gizlenmiş taş evleriyle bir masal köyünü andırır; meydanında kahve içmek, sadece bir içecek değil, zamanı yavaşlatan bir ritüeldir.

GECELERİN RİTMİ VE MEYHANE ŞARKILARI

Midilli’de akşamları ada bir başka kimliğe bürünür. Liman boyunca uzanan meyhanelerde uzo şişeleri açılır, masalar zeytinyağlı mezelerle dolar. Kalamar, ahtapot, sardalya… hepsi sofraya gelir; ama asıl unutulmaz olan, denizle yan yana uzayan dost sohbetleridir. Türkçeyle Yunancanın birbirine karıştığı şarkılar, adanın “hem bizden hem onlardan” havasını daha da derinleştirir. Bir an için sınırlar silinir; yalnızca Ege’nin ortak ruhu kalır.

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİNİN ROMANTİK DAVETİ

Midilli Ekim’de, yürüyüş severler için eşsizdir. Zeytinliklerin arasından geçen patikalar, kestane ve çam ağaçlarıyla çevrili yollara bağlanır. Kuş sesleriyle dolu dar patikalar, bir anda denize açılan manzaralarla sürpriz yapar. Bu yürüyüşler sadece bir spor değil, doğayla yapılan sessiz bir sohbet gibidir. Adada her adım, fotoğraf karelerine sığmayacak kadar geniş bir duygu bırakır.

HEM BİZDEN HEM AVRUPA’DAN

Midilli, Ege’nin iki yakasının birleşimidir. Bir yanda Osmanlı’dan kalan camiler, taş çeşmeler ve kahvehaneler; diğer yanda Bizans kalıntıları, Yunan köy estetiği ve Avrupa’nın hafifliği. Bu karışım, adayı hem tanıdık hem de egzotik kılar. İzmirli için “evden çok uzak değil” hissiyle güven verir; aynı anda “bir başka ülkeye gitmişim” heyecanı yaratır. İşte Midilli’nin büyüsü, tam da bu ikilikte gizlidir.

NE YENİR NE İÇİLİR?

Midilli sofraları, adanın ruhunu anlatır. Uzo eşliğinde gelen zeytinyağlı mezeler, özellikle Ekim’de bolca bulunan taze sardalya, kalamar ve ahtapot sofranın baş tacıdır. Dağ köylerinde otlu börekler, keçi peyniri ve yerel zeytinyağıyla hazırlanmış salatalar sunulur. Akşamüstü saatlerinde sahilde bir kahve molası, gün batarken uzo kadehlerine bırakılır. Her lokma, Midilli’nin tarihini ve doğasını sofraya taşır.

NASIL ULAŞILIR?

İzmir’den karayoluyla Ayvalık Limanı’na gelinir (yaklaşık 3 saat). Buradan kalkan feribotlarla 50 - 90 dakikalık bir yolculuk sonunda Midilli’ye ulaşılır. Feribotlar yıl boyunca düzenli çalışır; yaz aylarında sıklaşan seferler, sonbaharda da yeterli sıklıkta devam eder. Pasaport kontrolü kısa sürede yapılır; günübirlik geçişler bile mümkündür.

NEDEN ŞİMDİ, NEDEN SONBAHAR?

Çünkü yazın kalabalığı dağılmıştır, fiyatlar daha uygundur ve doğa en şiirsel halini gösterir. Gündüz zeytinlik yürüyüşleri, akşam taş meyhaneler; sabah deniz kenarında kahve, gece yıldızların altında uzo… Midilli’de Ekim, hem dinlendirici hem de romantik bir kaçamak için ideal zamandır.