İzmir’in kalbine düşen ışık...

Abone Ol

Hayatta bazı insanlar vardır…

Bulundukları yere sadece makamlarıyla değil, gönülleriyle iz bırakırlar.

İşte İzmir’in böyle bir gönül insanı var ;

Erol Eroğlu.

Erol abi siyaseti insanlara hizmet etme sanatı olarak gören, İzmir Ticaret Odası meclis üyesi, İzmir Ticaret Odası Vakfı denetim kurulu başkanı ve belediye başkan adayı olmuş renkli bir kişilik..

Onu farklı kılan yalnızca unvanları değil; yaşlısından engellisine, dezavantajlısından çaresizine kadar kendisine ulaşan herkesin yardımına koşmasıdır..

Erol Eroğlu nun bir başka özelliği ise Guinness rekorlar kitabına girecek türden;

Tam 157. kez gönül sofraları kurmuş bir isim.

Rektörleri, başhekimleri, belediye başkanlarını, oda başkanlarını, bakanlık il müdürlerini, hakimleri, savcıları, iş insanlarını hastane sahiplerini yani aynı masa etrafında buluşturuyor. En zor grupları imece usulü ile bir araya getirmek her babayiğidin harcı değildir.

Geçtiğimiz cuma günü yine onun kurduğu bir gönül sofrasında bir araya geldik.

Yüzler farklıydı, ama o sofranın ruhu hep aynıydı. Paylaşmak, kaynaşmak, dostluğu büyütmek…

Erol Eroğlu’nun bir özelliği var ki onu diğerlerinden ayırıyor.

Yaşlısı, engellisi, yardıma ihtiyacı olan kim varsa ona ulaşır, derdine çare bulmaya çalışır.

Kendi için hiçbir şey istemez, ama toplumdan gelen her sese kulak verir.

İşte bu yüzden onun etrafında her kesimden insan toplanır.

Ve belki de en çarpıcı tarafı şu, şimdiye kadar Tam 157.kez gönül sofraları kurmuş olması.

Bir düşünün… Rektörlerin, başhekimlerin, belediye başkanlarının, oda başkanlarının, iş insanlarının, hakimlerin, savcıların aynı masada buluşması kolay değildir.

Ama o, bunu 157. kez başardı.

İmece usulüyle, gönülden gönüle uzanan bir köprüyle…

Bu sofralarda sadece yemek yenmiyor.

O sofralarda muhabbet var, vefa var, hatırlanmak var.


Hiç kimseyi ötekileştirmeden; AKP’lisinden CHP’lisine, MHP’lisinden DEM’lisine, hakimiyle profesörüyle aynı masada oturtmak, her günün değil, her gönlün başarısıdır.

Erol Eroğlu bize şunu hatırlatıyor;

Asıl zenginlik, paylaşılan ekmekte değil; paylaşılan gönüldedir.

Erol Eroğlu siyasetin ötesinde , görüşlerin üzerinde ,herkesin ortak paydası haline gelmiş bir gönül insanıdır..

Her sofrada biraz daha büyüyor bu iz, biraz daha derinleşiyor bu sevda.

İzmir’in kalbine düşen bu ışık, aslında hepimize yol gösteriyor.

Çünkü Erol Eroğlu sadece sofralar kurmuyor; gönüller kuruyor, dostluklar yeşertiyor, insanları birbirine yakınlaştırıyor.

Belki de bu yüzden onun adı artık siyasetin çok ötesinde..

Görüşlerden, kutuplardan uzak, herkesi kucaklayan bir değer haline geldi.

Ben kendi adıma şunu söyleyebilirim:

157. gönül sofrasında bir kez daha anladım ki, hayatta en kalıcı şey ardımızda bıraktığımız sevgidir, dostluktur, vefadır.

Ve İzmir’in gönül adamı Erol Eroğlu, bu kente işte tam da bunu armağan ediyor.

İyi ki var, iyi ki bu sofraları kuruyor.

Daha nice gönül sofralarında buluşmak dileğiyle…