İzmir’in kronik sorunu: Otopark çilesi ve kaçırılan fırsatlar

Abone Ol

İzmir, her geçen gün büyüyen, gelişen ama aynı hızda nefes alamayan bir şehir. Trafik, ulaşım ve otopark sorunu artık sadece günlük bir sıkıntı değil; kent yaşamının kalitesini doğrudan etkileyen yapısal bir problem haline geldi.

Bugün Alsancak’ta, Karşıyaka’da, Bornova’da ya da Konak’ta aracınıza yer bulmak, neredeyse şans işi. Sokaklar adeta park yeri olmuş, kaldırımlar yayalara değil araçlara ait hale gelmiş durumda.

ÇİN DENEYİMİ

Yıl 2015 ya da 2016 olmalı… O dönemde başkanlığını Kars eski belediye başkanı Naif Alibeyoğlu nun, genel sekreterliğini sevgili dostum Saffet Özdemir’in yaptığı Yerel Yönetimler Birliği Ege Bölge Temsilcisi olarak görev yapıyordum. Çin’den bir davet aldık. Davet, ülkenin en büyük akıllı otopark sistemleri üreten firmasındandı. Tüm masrafları karşılayarak bizleri İzmir ve diğer illerden gelen belediye başkanları ve meclis üyeleriyle birlikte sistemlerini yerinde görmek üzere davet ettiler. Orada gördüğüm teknoloji, o gün için de bugün için de gerçekten etkileyiciydi. Yeraltında, modüler ve demonte akıllı sistemler kurulmuştu. Araç sahibi aracı teslim ediyor, bir fiş alıyor; sistem ise yazılım üzerinden aracı en uygun noktaya yerleştiriyordu. Dönüşte fişinizi okutuyorsunuz, aracınız kendi sistem içinde size getiriliyordu.
Üstelik bu sistem her yere monte edilebiliyordu. Parklar, okul bahçeleri, boş alanlar…
Firma, bu teknolojiyi yaygınlaştırmak isteyen belediyelere kredi desteği de sağlıyordu.

İŞTE ÇÖZÜM BU

Bu sistemi yerinde görüp, “İşte çözüm bu” dememize rağmen, ne yazık ki o günden bugüne bir tek kent bile bu teknolojiyi uygulamaya koymadı. Bu, benim içimi en çok acıtan konulardan biridir. Çünkü o sistemin bugün İzmir’in birçok bölgesine kurulma imkânı hâlâ var. Ve eminim ki uygulanırsa, hem yer sorununu büyük ölçüde çözer hem de kentin çehresini değiştirir.

YANLIŞ YER

Oysa biz hâlâ günü kurtarmaya çalışan uygulamalarla vakit kaybediyoruz.
Son dönemde, Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ın da bir an önce dönmesi gereken bir yanlış daha var; İzmir’de “sarı kazıklar” olarak bilinen bölgelerdeki açık otoparkların, kiralama yöntemiyle tek kişilere verilmesi

Aynı alanı onlarca kişinin kullanabileceği bir yerin, bir kişiye kiralanması sadece adaletsizlik değil, şehir düzenine açık bir zarar. Bu uygulamanın kime, hangi yöntemle yapıldığı belli değil. Ama sonuçları ortada..

* Kentte park alanı bulmak daha da zorlaştı,
* Belediyenin gelir kaybı oluştu,
* Vatandaşın öfkesi arttı.

İzmir’e bu yöntem yakışmadı. Çünkü İzmir, paylaşımcı, adil ve çağdaş çözümlerle yönetilmesi gereken bir kenttir.

AKIL VE BİLİM

İzmir’in otopark sorununu çözmek için elimizde aslında yıllardır hazır çözümler var:

Katlı ve yeraltı otopark yatırımları hızla artırılmalı.
Akıllı otopark sistemleri pilot bölgelerde hayata geçirilmeli.
Park et – devam et (Park & Ride) uygulamalarıyla toplu taşımaya entegre edilmeli.
* Konutlardaki otoparkların başka amaçlarla kullanılmasına izin verilmemeli.
* Ve en önemlisi, kamu yararı gözetilerek, otopark alanları “kişisel rant alanı” değil, kamusal çözüm alanı haline getirilmelidir.

MÜMKÜN DÖNÜŞÜM

İzmir’in otopark sorunu çözülemez değil. Ama önce “biz bu sorunu gerçekten çözmek istiyor muyuz?” sorusuna dürüst bir yanıt vermek gerekiyor.
Teknoloji var, finansman desteği var, örnek sistemler var…
Eksik olan sadece irade. Bugün araçlarımızı nereye koyacağımızı değil, geleceğimizi nereye taşıyacağımızı konuşma zamanı.
İzmir bunu hak ediyor.