Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ İzmir’in Konak ilçesinde, Sakarya (İsmetpaşa) Mahallesi’nde yer alan Yeni Şark Hamamı, diğer adıyla Saçmacı Hamamı, bugün fark edilmeden önünden geçilen ama aslında yüzyıllık bir hikayeyi içinde barındıran yapılardan biridir. Eşrefpaşa Caddesi üzerindeki konumuyla kentin tam merkezinde bulunan bu hamam, şahıs mülkiyetinde olup yaptıranı ve mimarı bilinmeyen eserler arasında yer alır. Kitabesi günümüze ulaşmadığı için kesin inşa tarihi bilinmese de mimari özellikleri doğrultusunda 18. yüzyılın başlarına tarihlendirilmektedir.
ÖZGÜN YAPISI NEREDE?
Saçmacı Hamamı, tarih boyunca geçirdiği yangınlar ve kentleşme sürecindeki müdahaleler nedeniyle özgün yapısından büyük ölçüde uzaklaşmıştır. Özellikle 1997 yılında meydana gelen yangın, soyunmalık mekanında ciddi tahribata yol açmış ve yapının örtü sistemi tamamen değiştirilmiştir. Aslen kubbeyle örtülü olan iki katlı soyunmalık mekanı, bu yangının ardından ahşap destekli düz tavanla yeniden inşa edilmiştir. Bugün soyunmalık bölümünde yalnızca kubbeyi taşıyan kemerler, ahşap taşıyıcılar ve bu taşıyıcıların başlıklarında yer alan, kalıplama tekniğiyle yapılmış alçı süslemeler görülebilmektedir. Bu süslemeler, yapının geçirdiği onarımlara rağmen ayırt edici kimliğini koruyan nadir detaylar arasında yer alır.
TAM BİR TÜRK HAMAMI
Kareye yakın bir plan şemasına sahip olan hamam, kaba yonu taştan inşa edilmiştir. Soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık olmak üzere klasik Türk hamamı plan düzenini yansıtır. Dikdörtgen planlı ve iki katlı soyunmalık mekanının alt katında dükkanların bulunması, yapının zaman içinde ticari işlevlerle iç içe geçtiğini göstermektedir. Bu bölümün üzeri dıştan sekizgen kasnaklı oval bir kubbe ile örtülü olup, içten ahşap tavanla kapatılmıştır. Ilıklık mekanı iki ayrı bölümden oluşur. Bu bölümlerin üzerleri kubbe ve aynalı tonozlarla örtülüdür. Ancak zaman içinde kuzey, güney ve doğu yönlerden daraltılması nedeniyle ılıklık mekanı orijinal kurgusunu büyük ölçüde kaybetmiştir. Kare planlı sıcaklık mekanı ise tromp geçişlere sahip kubbesiyle dikkat çeker. Kubbenin üzerinde yer alan yuvarlak ışıklıklar, mekana doğal bir aydınlatma sağlar. Sıcaklığın merkezinde göbek taşı bulunurken, arka bölümde halvet mekanı yer alır. Sıcaklığın doğusunda sıcak su deposu ve külhan, güneyinde ise soğuk su deposu konumlanmıştır.
SÜSLEMESİ BENZERSİZ!
Saçmacı Hamamı’nı benzer yapılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, soyunmalık mekanında görülen Batılılaşma Dönemi etkisindeki süslemelerdir. Alçı malzemeden yapılmış bitkisel bezemeler ve ay-yıldız motifleri, yapının 19. yüzyıl ortalarında ya da daha sonraki bir tarihte onarım geçirdiğine işaret eder. Türk hamamlarında süslemelere genellikle yalnızca soyunmalık mekanlarında rastlanmasının nedeni, sıcaklık ve ılıklık bölümlerinin yoğun nem ve ısı nedeniyle süslemeler için elverişli olmamasıdır. Bu yönüyle Saçmacı Hamamı, İzmir hamam mimarisi içinde süsleme anlayışı bakımından ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
CADDE GENİŞLEDİ, HAMAM DARALDI
Yapının bulunduğu ana caddenin genişletilmesi sırasında Saçmacı Hamamı çeşitli müdahalelerle küçültülmüş ve özgün sınırlarını kısmen kaybetmiştir. Bu durum, hamamın hem mimari bütünlüğünü hem de algısını olumsuz etkilemiştir. Günümüzde ise yapı aktif bir hamam olarak kullanılmamakta, bir spotçu mağazasının deposu olarak işlev görmektedir.
SESSİZ AMA DEĞERLİ BİR KÜLTÜR MİRASI
Yeni Şark (Saçmacı) Hamamı, bugün esaslı bir onarıma ihtiyaç duyan yapılar arasında yer alır. Özellikle soyunmalık mekanında görülen alçı malzemeli bitkisel süslemeler, yapının korunması gereken en önemli özelliklerinden biridir. Kentin merkezinde, günlük hayatın koşturmacası içinde fark edilmeden varlığını sürdüren bu hamam, İzmir’in çok katmanlı tarihinin sessiz tanıklarından biridir. Bir zamanlar buharın yükseldiği, kubbelerden ışığın süzüldüğü bu mekan, bugün geçmişi hatırlatan bir mimari belge niteliğindedir. Saçmacı Hamamı’nı anlamak, İzmir’in kaybolan hamam kültürünü ve değişen kent belleğini anlamakla eş değerdir. Bu nedenle yapı, yalnızca bir mimari eser değil; korunması gereken ortak bir hafıza olarak değerlendirilmelidir.