ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki kısıtlamalar, küresel jet yakıtı tedarik zincirinde aksamalara yol açtı. Avrupa’da stok seviyelerinin düşmesiyle birlikte birçok hava yolu şirketi uçuş planlarında değişikliğe gitti ve bazı seferler iptal edildi. Avrupa Birliği, olası arz sıkıntılarına karşı hazırlıkların sürdüğünü ve belirsizliğin devam ettiğini açıkladı.
TÜRKİYE’NİN ÜRETİM VE TEDARİK KONUMU
Türkiye’nin enerji alanında genel olarak dışa bağımlı olmasına rağmen jet yakıtı üretiminde net ihracatçı konumda olduğu belirtiliyor. Rafinerilerde işlenen ithal ham petrol, havacılık yakıtına dönüştürülerek iç talebin karşılanmasının yanında ihracata da konu oluyor. Türkiye’de özellikle büyük rafineri tesisleri üretimde kritik rol oynarken, depolama ve lojistik altyapının kesintisiz akışı desteklediği ifade ediliyor.
FİYAT ARTIŞLARI VE KÜRESEL PİYASA ETKİSİ
Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş jet yakıtı maliyetlerini doğrudan artırıyor. Avrupa’da fiyatların kısa sürede belirgin şekilde yükseldiği, bunun da havayolu şirketlerinin operasyonel maliyetlerini artırarak kapasite planlamalarını etkilediği bildiriliyor. Artan sigorta, navlun ve ham petrol maliyetleri, jet yakıtı fiyatlarının küresel ölçekte yükselmesine neden oluyor.
HAVACILIK VE TURİZM ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Yakıt maliyetlerindeki artış, hava yolu şirketlerinde uçuş iptallerine ve kapasite daraltmalarına yol açıyor. Bu durum özellikle turizm trafiğini etkilerken, Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin büyük bölümünün hava yolu ile ulaşım sağlaması nedeniyle sektör doğrudan etkileniyor. Turizmde rezervasyon davranışlarında yavaşlama gözlenirken, fiyat baskısının sezon performansı üzerinde belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.