Kadın olmadan asla...

Abone Ol

İki maç, biri Bursa'da biri Şırnak'ta. Biri 2.lige, biri BAL'a dahil. Mikrofon uzatılınca, ikircikli kelimeler söylenir. Uygulama, icraat hani nerde? Kadına itibar şart, ayrımcılık yapmadan. Ama biraz da ayrıcalık gerekmez mi? Kentleri karşılaştırmak, birini yüceltmek diğerini ötekileştirmek değildir, asla derdim. Haddim de değil. Faal hakem iken Bursa'da Cizre'de Şırnak'ta Mardin'de Tunceli'de maçlara çıktım, düdük çaldım. Gördüm, yaşadım, harika insanlar tanıdım. Sahalar, statlar, kentler, zemin, odalar, sporcu profili çok değişti. İyiye doğru mu kötüye doğru mu? Halen daha tam olarak bilemiyorum. Sabit olamaz ki, değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir. Bursaspor - Mardin 1969 Spor müsabakası. Hakemler, Abdullah Buğra Taşkınsoy, Esra Arıkboğa, Sabri Üstünel, Sezer Yalçın. Gözlemci, Hakkı Güler. Temsilciler; Ahmet Türköz, Ertürk Mutlu, Bilal Çuğlan. Ertuğrul İdris Furat ile Baran Başyiğit'in golleriyle de eski günlerine dönmesini arzuladığım yılların ekibi, kulübü Bursaspor. Adı değişmiş tam olarak eski, bildiğim Mardinspor mu bilemiyorum. Timsahlar, 1969'u 2-0 yendi. Mardin'de de o dönemki Mardinpor'un maçlarına çıktım, harika bir ildir Mardin, 1998'lerden bahsediyorum. Selam olsun, yurdumun, her avuç toprağına. Şırnak Petrol Spor Kulübü tam adı eski Şırnakspor idi herhalde, 3.ligde idi şimdi BAL'da. Konuğu da Dersimspor. Tunceli'yi de görmüşüm, ekmeğini yiyip suyunu içmişliğim de var, vay be. Yazarken şu an dağarcığımdan geliyor, iyi ki gitmişim iyi ki de hakem olmuşum. 'Hakem olup da anama bacıma küfür mü ettireceğim' deyip de tribünde benzer aşağılamaları yapanlara da selam olsun. İnsanız hepimiz zira, ya sen hatalıysan, yanlışsan. Hakemiyle, futbolcusuyla, seyircisiyle bir bütünüz. Hakemler, Seçil Özdemir Başdaş, Coşkun Ateşoğlu, Ebru Karadeniz, Berke Batın Acar, Gözlemci Necat Seçer. Şırnak'ın tek golü de Şenol Yıldırım'dan geldi. Şırnak'ta başarılı kadın hakem Dilan Durak vardı, şimdi nerde ne yapıyor bilemiyorum. Seçil'i İzmir'den tanıyorum hem maçlardan hem de sunumlarından. Hakem dernek sezon açılış törenlerinde başarılı diksiyonu ile görev yapmıştı. Hayat böyle bazen. İzmir dışından gelen, parlıyor zirveye çıkıyor. 'Sen dışardan geldin' denmeden. Bazıları da İzmir'e veda ederek, yolu daha da açılıyor. Daha doğrusu, İzmir eğitimi almasıyla yürüyüp gidiyor, hatta koşuyor. Nasip kısmet, bir de bu işler. Kadın hakemlerimizi rahat bırakın ki, süper ligde düdük çalsınlar, Taşovalı Asen Albayrak gibi. Yardımcı hakemlik yapsınlar, hem de derbide 26 nisanda. Beklemedeyiz.

ESRA, SEÇİL İLE EBRU

Videolarda görmüşsünüzdür, canlı maç yayında da Youtube'da SıfırTV'de de Vardı. Zeminin de etkisi çok. Ağır, kaygan, taç hattı kenarı. Topu kapsan ne olur, kapmasan ne olur. Alakasız bir yer, sahanın her yerinde böyle oynasanız. Ya başı levhaya çarpsa. Kameraların önünde şeklen, göstermelik avuç açıyorlar, oturarak dizi kırıp su içiyorlar. Sonra da gidip rakibe küfür edip, tekme atıyorlar, ceza alanına havuza atlar gibi atlayıp herkesi kandırmayı, meslektaşının ekmeğine göz koyuyor ya, hani. Onun gibi bir şey. İçi başka dışı başka olanlardan olmayınız lütfen. İçinizden gelsin, poz için de yapmayın derim, insan olarak budur temennim. Niye bu kadar değiştik. Mehmet şokta, İlhan şokta, FİFA kokartlı Esra Arıkboğa şokta, hakem Taşkınsoy daha da şokta. Bir harekete göre yargılayıp, geçmişi bir çırpıda silenlerden olmadık. Geleceğini zedeleyenlerden de olmadık. Haddim değil. Yahu arkadaşlar, hep beraber. Bir bakın havaya uçurduğunuz da bir insan, canlı, yaşayan, Allah'ın yarattığı o da tıpkı sizler gibi. İçim acıdı, dahası bir kadın. Sizin de bacınız olabilirdi. Dirayetli imiş Esra, maşallah. Kalktı devam etti, bazı erkekler gibi 'Mızmızlanmadı, yerde sekiz takla atmadı, şov yapmadı'. Elindeki o asil bayrağı düşürmedi. Kendi düştü. Sırtı, şortu olduğu gibi çamur. Bayrağı tertemiz kaldı. Helal olsun. Yardımcı hakem için sancak gibidir, o bayrak. Böyle biline, düşmez, düşürülmez. Maçtan sonra üzüntüsünü belirten Mehmet tamam da. Genetikten hakem, Abdullah Buğra'ya ne demeli. Kardeşi Burak da futbol hakemi. Şu bir gerçek, baba Şahin Taşkınsoy, iki evladından daha iyi hakemdi. 'Önce can, önce insan' diyenlerdendi. Böyle bilir ve tanırım. Evlatlarına engel olmamak için, her şeyden vazgeçti. Oysa şimdi süper lig gözlemcisi olurdu. Ya Buğra, evlat. Yardımcın, üstelik de kadın. İki bacağı ayağı yerden kesildi. Öyle gelip sırtını sıvazlayacağına. Durdur maçı, çağır sağlıkçıları. Yardımcına bir şey olduktan sonra. 'Yemişim maçı', 'Elalem camia nederini'. Baban öğretmiştir, ama ben yine hatırlatayım. Övünmek değil bu. Gururla yazabiliyorum. İyi ki de yapmışım. Özellikle kadın yardımcılarım zarar görmesin diye tribündeki seyircilerin yerini değiştirdim. Yardımcılarımın yerini değiştirmiş, anı çizgiye almış insanım. Yine olsa yine yaparım. Hatta birinde koltuğumun altına, sakladım kadın yardımcı arkadaşımı. Taşlar kollarıma geldi. Hiçbir şeycik olmadı Allah korudu, korur da her zaman. 8 sarı kart gösterdi maçta İzmir'den Şırnak'a özel aile yaşamı nedeniyle transfer olan Seçil Özdemir Başdaş. Oyun gereği olur, böyle kartlar. Sordum soruşturdum. Dirayetli durduğun için kendi adıma bir İzmirli olarak teşekkür ediyorum. Esra Arıkboğa da öyle yaptı. Sizlere, kadınlara bu yakışır. Biz erkeklere ders verdiniz, eğilip bükülmeye ne gerek var ki. Futbol alt tarafı bir oyun. Hayat bitiyor o mu bitmeyecek. Geriye hoş sedası kalıyor.