Ekonomi

Kaza primi uçurdu faturası cebi vurdu

Kanatlanan trafik sigortası faturası adeta sürücülerden servet istiyor. Kaza yapan sürücünün özel otomobilin primi İzmir’de 53, taksinin 156, otobüsün 400 bin liraya dayandı

Abone Ol

Nihat AK/EGE TELGRAF- İzmir’de direksiyon başındaki hata artık yalnızca hasar değil, ağır bir sigorta faturası da çıkarıyor. Hasar geçmişi kabarık, yüksek risk basamağındaki sürücüler için zorunlu trafik sigortası 53 bin liraya yaklaşırken, ticari taksilerde rakam 156 bin lirayı buluyor. Kaza sayısı arttıkça primin katlandığı sistemde, özellikle trafikten geçimini sağlayan esnaf için sigorta gideri ciddi bir ekonomik yük haline geliyor.

Ege Telgraf’a konuşan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, özellikle ticari taksilerde kazayı yapan şoför ile faturayı ödeyen araç sahibi arasındaki çarpıcı çelişkiye dikkat çekti. Egeas Sigortacılık Yönetim Kurulu Başkanı Rüstem Güngör ise primlerin neden bu noktaya geldiğini sektörün perde arkasından anlattı. İki ismin değerlendirmeleri, yükselen sigorta faturasının yalnızca zamdan ibaret olmadığını ortaya koydu.

PRİMİN PERDE ARKASI

Zorunlu trafik sigortası primlerinin perde arkasına dikkati çeken Egeas Sigortacılık Yönetim Kurulu Başkanı Rüstem Güngör, “Zorunlu trafik sigortasında uzun süredir tavan fiyat uygulaması bulunuyor. Sigorta şirketleri belirlenen tavanın üzerine çıkamıyor ancak buna karşılık şirketlerin maliyetleri sürekli artıyor. Reasürans, en basit tanımıyla sigortacının sigortalanmasıdır. Özellikle dünya reasürans piyasasında fiyatların yükselmesi, araç ve yedek parça maliyetlerindeki artış, hasar tutarlarının büyümesi ve trafik sigortasında kişi, araç ve kaza başına ödenen teminatların yükselmesi şirketlerin üzerindeki yükü artırıyor. Ağır bir kazada ortaya çıkan tazminat, tahsil edilen poliçe priminin çok üzerine çıkabiliyor. Bu nedenle bazı sigorta şirketleri trafik sigortası yapmakta isteksiz davranıyor. Trafik branşı birçok şirket açısından teknik olarak zarar yazabilen bir alan haline geldi. Şirketler bugün topladıkları primlerden yalnızca sigortacılık faaliyetiyle değil, finansal gelirlerden de kazanç sağlamaya çalışıyor. Faiz gelirleri bu dengeyi kısmen destekliyor. Hasar maliyetleri, teminat limitleri ve reasürans giderleri yükseldikçe primler üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşuyor. Dolayısıyla bugün gördüğümüz trafik sigortası fiyat artışlarının arkasında yalnızca tarife değişikliği değil, sigorta şirketlerinin karşı karşıya kaldığı büyüyen hasar ve finansman maliyetleri de bulunuyor” dedi.

‘TEMİNATI DEVLETTİR’

Zorunlu trafik sigortası yaptıracak sürücülere de tavsiyelerde bulunan Güngör, “Sürücüler poliçelerini yenilerken mutlaka farklı sigorta şirketlerinden teklif almalı ve fiyatları karşılaştırmalı. Zorunlu trafik sigortasında şirketler arasında ciddi fiyat farklılıkları oluşabiliyor. Bu nedenle tek bir teklif üzerinden karar vermek yerine piyasayı araştırmak vatandaşın lehine olacaktır. Hasarsızlık indirimi bulunan sürücüler de yalnızca indirim oranına bakmamalı. Çünkü baz primler, teminat limitleri, araç ve hasar maliyetleri yükseldiği için hasarsızlık indirimi uygulanmasına rağmen geçen yıldan daha yüksek bir rakamla karşılaşılabilir. Sigortalı bunu ‘indirim uygulanmadı’ şeklinde değerlendirmemeli. Poliçenin kapsamını, teklif edilen primi ve şirketler arasındaki fiyat farklarını birlikte değerlendirmek gerekiyor. Zorunlu sigortada temel teminat yapısı belli olduğu için vatandaş, aynı koşullardaki teklifleri karşılaştırarak bütçesine en uygun poliçeyi seçmeli. Yenileme tarihini de kesinlikle kaçırmamalı; gecikme halinde primin daha da yükselmesi sürücünün cebindeki yükü artırabilir ve bütçeyi daha da zorlayabilir” şeklinde konuştu.

FATURA PATRONA KALMASIN

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, zorunlu trafik sigortasındaki artışların ticari taksi esnafının maliyetlerini doğrudan yükselttiğini belirterek, “Bu rakamlar Hazine tarafından belirlendiği için fiyatlara müdahale etme imkanımız yok. Esnafımıza söyleyebileceğimiz en önemli şey, trafikte çok daha dikkatli olmaları ve poliçe basamaklarını olumsuz etkileyecek kazalardan kaçınmalarıdır. Ancak sistemin de daha adil hale getirilmesi gerekiyor. Çok kaza yapan sürücüyle yıllardır kazaya karışmayan sürücü arasında prim açısından daha belirgin bir ayrım yapılmalı. Özellikle ticari taksilerde değerlendirme yalnızca araç ruhsat sahibi üzerinden yapılmamalı. Aynı araçta zaman içerisinde farklı şoförler çalışabiliyor. Şoförün yaptığı kazanın ardından poliçe bozuluyor ve artan primin yükünü araç sahibi çekiyor. Bu nedenle risk değerlendirmesi kazaya karışan şoförün sürüş ve hasar geçmişi üzerinden yapılmalı. Ticari taksi sahibi, başka bir sürücünün hatası nedeniyle yüksek sigorta primiyle cezalandırılmamalıdır” dedi.

PRİM UÇURUMU

Yaklaşık 34 milyon araç sahibini ilgilendiren zorunlu trafik sigortasında primlere yüzde 4 zam gelirken, sürücünün risk basamağına ve bulunduğu şehre göre ödenecek tutarlar arasındaki fark da dikkat çekti. İzmir’de otomobil primleri 8 bin 996 liradan başlayıp 53 bin 974 liraya kadar çıkıyor. Dördüncü basamaktaki bir sürücünün ödeyeceği tutar ise yaklaşık 20 bin liraya yükseldi.

TAKSİDE YÜK AĞIR

Ticari taksilerde zorunlu trafik sigortası daha yüksek rakamlara ulaştı. İzmir’de primler 26 bin 134 lira ile 156 bin 806 lira arasında değişirken, İstanbul’da sıfırıncı basamaktaki taksinin primi 166 bin 214 liraya, düşük risk grubunda ise 27 bin 702 liraya ulaştı.

OTOBÜSTE PRİM ZİRVESİ

31 ve üzeri koltuk kapasitesine sahip otobüslerde primler daha da yükseldi. İstanbul’da sıfırıncı basamaktaki bir otobüsün zorunlu trafik sigortası 408 bin 348 liraya çıkarken, 8’inci basamaktaki otobüs için prim 68 bin 58 lira olarak belirlendi.

GECİKME FATURAYI BÜYÜTÜYOR

Zorunlu trafik sigortasının zamanında yaptırılmaması da maliyeti artırıyor. Her 30 günlük gecikme için prime yüzde 5 sürprim uygulanırken, toplam artış yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor. Sigortasız araçla trafiğe çıkılması halinde para cezası ve trafikten men söz konusu olabiliyor.