Kendini sevdiğin için değerlisin

Abone Ol

Sevilmek, onaylanmak ve kabul edilmek bu üç duygusal ihtiyaç insanın duygusal gelişiminde çok derin izler bırakır. 

Çocukluğumuzda sevgiyi koşulla aldığımızda sevginin davranışa bağlı olduğunu öğrenir ve karşımızdakini memnun ettikçe sevileceğimize inanırız. Bu bir çocuğun zihninde şöyle yankılanır “yeterince doğru davranırsam onay alırım, onay alırsam sevilirim.” Sevgiyi zihninde bu şekilde kodlayan çocuk yetişkin hayatında “Yeterince doğru bir kadın ya da erkek olursam sevgilim beni bırakmaz.” şekline dönüşür. Sevgi artık bu kişiler için birer performansa dönüşür. 

Kabul edilmekte, kişinin varlığının onaylandığını hissettiren en temel duygusal ihtiyaçlardan biridir. Kişi kabul edilmediğini hissettiği bir ilişkide kendini yetersiz ve değersiz hisseder. Böyle hisseden biri ilişkilerinde biri tarafından seçilebilmek için kendisini ispatlaması gerektiğini düşünür. Sanki diğeri tarafından seçilmek için onun onayına ihtiyacı vardır. Duygusal ilişkilerde kabul edilme ihtiyacı o kadar önemli bir ihtiyaçtır ki, kişi kendi varlığını içerden onaylamazsa yetişkin ilişkileri boyunca dışsal onay almak için didinir durur. 

Sevgi kendiliğinden gelen bir duygudur. Sevgi bir koşula bağlandığı zaman kişi kendini yetersiz ve değersiz hisseder. Gerçek sevgi, bir başkasının onayı ile ne de kabul edilmesi ile mümkündür. Gerçek sevgi, kendini olduğun gibi görebildiğin noktada başlar. 

Kendi gözümüzden kendimize bakmayı kimse öğretmediğinde sevilmek için bir bakış bir söze ihtiyaç duyarız. Değerli biri olduğumuzun ya da sevilmeye değer biri olduğumuzun kanıtı bir diğeri tarafından onay almak ya da sevilmek olduğunda; onay bekleriz. Sevilmenin hak edilen bir şey olduğuna inandığımızda sevgimizde bağımlı, kimliğimizde kırılgan hale geliriz. 

Sevgi, bizimle başlar. Kendimizi gerçekten çok sevdiğimizde beklediğimiz sevgiyi alamadığımızda kendimizi eksik ya da değersiz hissetmeyiz. Biri size değer vermese bile kendinizi güçlü hissetmeye devam edersiniz. 

Hepimiz birileri tarafından sevildiğimiz için sevilir ya da değerli olduğumuza inanırız ama bu inanış doğru değildir. Kendimize olan sevgimizi içimizde taşıdığımız için değerliyiz ve sevilecek biriyiz. Biri bizi seçtiği için değil seçilmeye değer olduğumuz için değerliyiz. Kimsenin sizi seçmesine gerek kalmadan değerlisiniz. 
Sevilmeyi bir ödül olarak gördüğünüzde dışarıdan gelen her sevgi içeridekini yansıtır ki o sevgi sürekli boşluğa düşer. Kendimizi sevmeliyiz çünkü kendimizi severek girdiğimiz ilişkilerde; kolaylıkla sınırlar çeker, ilişkimiz işlevsiz olduğunda vazgeçebilir, kendimizi koruyabiliriz. 
Yaşamınızı birinin gözünde anlamlı olmak için değil kendi gözünüzde bütün olmak için yaşayın. 

Sevgilerle…