MEMDUH GÜNEY-EGE TELGRAF- Geçtiğimiz günlerde açıklanan Orta Vadeli Programın (OVP) “Fiyat İstikrarı ve Finansal İstikrar” bölümünde yer alan “İkinci Basamak Emeklilik Sistemi” konusu kıdem tazminatının akıbetini gündeme getirdi. OVP’nin açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kıdem tazminatıyla ilgili olarak çok fazla belirsizlik olduğunu ve sendikalarla birlikte bu konuyu istişare ederek sonuçlandırmak istediklerini belirtti. Yılmaz, aynı zamanda bu konunun ileriki günlerde Türkiye’nin gündeminde olacağını da aktardı ve kıdem tazminatında ödenmeme sıkıntılarının olduğunu ve iş dünyasıyla ilgili olarak farklı belirsizliklerin olduğunu söyledi. DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, kıdem tazminatı konusunun iki üç yılda bir kamuoyunun gündemine getirilerek tartışma açıldığını ve bu şekilde toplumun tepkilerinin ölçüldüğünü söyledi ve “Kıdem tazminatı işçi sınıfının son kalesidir” dedi.
“TOZ PEMBE YALANLARLA SÜSLÜYORLAR”
Kıdem tazminatının 1936’dan itibaren işçilerin sığındığı son kale olduğunu söyleyen Sarı, “Kıdem tazminatı bir anlamda kendi çocuklarımızın emeklilikte yaşayacağımız günlerin güvencesi olarak tuttuğumuz bir şey. Kıdem tazminatı sadece işçi için değil işveren açısından da önemli bir olgu çünkü bu tazminat sayesinde işçi ve işyeri arasında bir bağlılık oluşabiliyor” dedi. Kıdem tazminatına el koyma girişimlerinin geçmiş yıllarda da defalarca kez karşılarına çıktığını söyleyen Sarı, “DİSK olarak bu konudaki kararlığımızı hem işyerlerinde hem de meydanlarda gösterdik. Kıdem tazminatına OVP yoluyla uzatılacak olan elin karşısındayız. Bir fona devrederek sanki ikinci bir emeklilik gibi toz pembe yalanlarla süsleyerek sundukları bu olgunun her zaman karşısındayız. Bu düşünce DİSK üyeleri, emekliler ve çalışanlar tarafından kabul edilemez bir talep. Kıdem tazminatına yapılan her girişime karşı üretimden gelen gücümüzün dahil olmasıyla birlikte tepki göstereceğiz ve demokratik direnme hakkımızla birlikte tepkimizi ülkeyi yönetenlere göstereceğiz” dedi.
“İŞÇİ VE EMEKÇİNİN YOK OLUŞUNA SEBEP OLUR”
Bu tür söylemlerden vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, “28 Mayıs seçimlerinden sonra bakanlık kademesi oluşurken Mehmet Şimşek reel politikalara dönüş yapacağız diye bir açıklama yapmıştı. Zaten gerçekçi politikalara dönüş yapacağız demek işçi sınıfı olmak üzere tüm haklarımıza yapılacak gaspların bir göstergesidir. KDV’ye ÖTV’ye yapılan zam ile dolaylı vergilerin artması yetmedi bir de emekçilerin kıdem tazminatına el uzatılıyorsa bu durum işçi ve emekçinin yok oluşuna gider. Kemer sıkma politikaları başta olmak üzere kıdem tazminatımız için sokakta, alanda ve her yerde mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“KIDEMİ KONUŞTUKLARI KADAR VERGİLERİ KONUŞSUNLAR”
TÜRK-İŞ’te geçtiğimiz gün konuyla ilgili bir açıklama yayınlayarak kıdem tazminatı konusunun gündemde olmasının işçinin verimliliğini ve çalışma motivasyonunu olumsuz etkilediğini bu durumun iş barışını bozacağını uyarısını yaptı. Yapılan açıklamada ülke ekonomisinin bir kriz yaşadığı aktarılırken “Gerçekleşen yüksek enflasyon ücret zamlarının etkisini ortadan kaldırmış, alım gücü giderek azalmıştır. Vergi yükü taşınmaz boyutlara gelmiştir. Çalışanların beklentisi, yaşama ve çalışma şartlarını iyileştirecek tedbirlerin süratle yürürlüğe girmesidir. Fedakarlığı, geçmiş dönemde gelir ve servetlerini artıranlar yapmalıdır" denildi. “Kıdem tazminatı konusunda asla taviz vermeyeceğimizi hükümette biliyor, kamuoyu da biliyor, Maliye Bakanı da biliyor” diyen TÜRK-İŞ İzmir 3.Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, “Kıdem tazminatımızı dokundurmayacağız ve bu tazminat kırmızı çizgimizdir” dedi. Çakmak, “Her dönem her bakan sıkıştığında gözünü kıdem tazminatına dikiyor. Kıdemi konuştukları kadar vergileri konuşsalar bu ülkeyi daha da fazla rahatlatacaklar” diye belirtti.