Kim kazandı, kim kaybetti?

Abone Ol

Türkiye’nin gündemi hızla değişiyor veya değiştiriliyor. Bence ikincisi geçerli. Bunu bilinçli yapıyorlar. Toplumu gerçeklerden kaçırmak, dikkatini başka yönlere çekmek bu arada da asıl amaçlarına ulaşmak için. 
Şimdi bana “Kim bunlar?” diye soracaksınız. Kim oldukları belli değil mi sizce? Koskoca bir imparatorluğu yıkıp, nice zorluklar, binlerce şehit, kan ve gözyaşı ile kurulan Cumhuriyeti Türk Milleti’nin iradesine rağmen, yönetmeye kalkanlar. Artık ötesini bana sormayın.
Yaşadığımız olaylara şöyle bir bakar mısınız? İki yıl önce başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nı şu anda hatırlayanınız var mı? Volodemir Zelinski neredeyse her gece televizyonlarımıza konuk olmuyor muydu? Rusya lideri Vlademir Putin’e meydan okumasını nasıl unutursunuz? Ukraynalıların çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç Polonya sınırına yığılmaları. Sahi ne oluyor şu sıralarda oralarda, bilen veya merak eden var mı? Hiç zannetmiyorum.
Ardından Gazze üzerinden Filistin-İsrail Savaşı. 7 Ekim 2023’te Hamas’a bağlı El Kassam Tugayları’nın yakındaki İsrail şehirlerine saldırarak, birkaç yüz İsrailli’yi esir almalarıyla başlayan savaşta, terör devleti İsrail’in Gazze’yi bombardımanı hala sürüyor. Bu üç aylık sürede bebekler de dahil 20 binin üzerinde Gazzeli hayatını kaybetti. Gazze şehirleri yerle bir edildi. Soykırım durdu mu? Maalesef devam ediyor. Bazı çabalar dışında unutulmaya başladı bile!
Tarihler 23 Aralık 2023’ü gösterirken, Irak’ın kuzeyinde Ordumuzun Türkiye’yi terörden uzak tutmak ve orada bir PKK devletine geçit vermemek için yürüttüğü Pençe-Kilit Operasyonu’nda birer gün aralıklarla 12 Mehmetçiğimiz şehit edildi. Bu üzücü olay, yıllar sonra basılan karakollarımızı ve şehit olan askerlerimizi hatırlattı. Ocaklara ateşler düşerken, şehitlerimizi bir bir vatan toprağına emanet ettik.
Suudi Arabistan ile Süper Kupa kapışmasına ise hiç girmek istemiyorum. Tam bir fiyasko. Tüm bu olaylar, koca koca televizyonlarımızda günlerce tartışıldı, uzmanlar tarafından perde arkaları anlatılmaya çalışıldı. Gündem değiştirildikçe de medyamız yönünü o tarafa çevirdi. Böylece günler, aylar hatta yıllar geçti ve geçiyor. Bu zaman zarfında Türk Milleti’nin hayatında neler oluyor, neler değişiyor? Kim kazanıyor, kim kaybediyor? Bunu da irdelemek gerekmiyor mu?

YEREL SEÇİME 3 AY KALDI

Tüm bunlar yaşanırken, Türkiye bir yerel seçime daha adım adım yaklaşıyor. Çok azı dışında belediye başkanlıkları için aday adayları belli olmadı henüz. Aday adayları birbirleri ile yarışmaya, kendilerini genel merkezler nezdinde göstermeye çaba sarf ediyor. Tabiri caizse kıyasıya bir mücadele var. Allah hepsine kolaylıklar 
İzmir’i “kale” gören CHP’de işler biraz karışık. Genel Merkez’deki değişimin ardından “İzmir Büyükşehir’de aday kim olacak?” bilmecesi hala çözülmüş değil. Aslında mevcut başkanlar doğal adaydır. Bu noktada Tunç Soyer’in bir dönem daha devam etmesi gerekiyor. Ancak, Tunç Başkan’ın adının dillendirilmemesi, “Acaba” sorularını gündeme getiriyor. Bazı İzmirliler ve STK’lar Soyer için çabalıyor.
İstanbul’dan İzmir’e dönen Buğra Gökçe, Olgun Atila, Cemil Tugay, Abdül Batur Soyer’i zorlayacak gibi görünüyor. Atila Sertel, Musa Çam, Tacettin Bayır büyükşehir için çalışanlardan. CHP Parti Meclisi’nin işi hayli zor. Her ne kadar, “CHP İzmir’de kimi koysa kazanır!” algısı hakim olsa da zor bir seçim vesselam.
AK Parti’de ise son günlerde ibre eski Bakan Bekir Pakdemirli’ye dönmüş durumda. Geçtiğimiz haftalarda, bu köşede “AK Parti’nin adayı Hamza Dağ mı?” diye yazmıştık. Partiden görüşlerine değer verdiğim birkaç isim adayın Dağ’ın değil Pakdemirli olacağını söyledi. İstanbul’da ise eski Bakan Murat Kurum aday yapılacakmış. Ben onların söylediğin aktarıyorum.
AK Parti’de İzmir’in ilçe belediye başkanları tekrar aday gösterilecek. Bunu da yazmıştım. Böylece teyit edilmiş oldu.